SON SÖZ DOKTORLARIN!

-

Doktor eşiyim ve dışarıdan görüldüğü gibi doktorların hayatı o kadar kolay değil. İki tık tık, bir şık şık yaptı şu kadar para aldı deyimi çok kullanır halk arasında . Ama doktorluk mesleği bundan ibaret değil. Bir kere tamamen özveriye dayanıyor. Ve her şeyden öte halkanın öbür ucunda insan hayatı var. Eşim hayatı  24 saat yaşıyor . Biz de kızlar ile bu hayatın tam merkezindeyiz.

Zaman zaman doktor eşleri neler yaşar diye bir kitap yazayım derken uzun yıllar birlikte çalıştığım ve kendisinden iş hayatı kadar hayat dersi aldığım Meri İstiroti Bahar “Son Söz Doktorların” ile  harika bir kitaba imza attı.

Kitap ,sokaktaki vatandaşın hekime nasıl baktığından;  hekimlerin mesleklerine girdikleri günden, mesleki olgunluğa ulaştıkları dönemlere kadar ne denli zorlu bir yolculuk içinde olduklarını aktarıyor. Kitap da hekimlerin meslek hayatları süresince birçok hasta tedavisinde aldıkları riskli kararların yanı sıra; hastalar, hasta yakınları, kurumlar ve meslektaşları ile yaşanan iletişim kazalarıyla oluşmuş gerçek hikâyeleri, kimi zaman trajik, kimi zaman trajikomik olaylarla örülmüş hekim anılarını içeriyor.  Yine  kitap, hekimlerin hayatlarına yön veren arka mutfağın kapılarını açıyor. Hekimlerin yaşadıkları bazen üzücü, bazen riskli, bazen de komik durumları ülkemizin ileri gelen hekimlerinin bir kısmı en ilginç anılarını paylaşıyor.  Kitabı okurken kah gülüyor, kah şaşırıyor  bazen de göz yaşartıcı bu hikâyelerin benzerlerini yaşıyorsunuz.

Kitabın ayrıca sevdiğim başka bir özelliği de gelirinin bir derneğe bağışlanması. Bunu da ayrıca size detaylandıracağım.

MERİ İSTİROTİ BAHAR kimdir derseniz?

20 yılı aşkın süredir sağlık sektöründe üst düzey yöneticilik yapan Meri İstiroti Bahar, Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olduktan sonra İstanbul Üniversitesi’nde Sağlık Hizmetleri Yönetimi masterı yapmıştır. 1990-1998 yılları arasında International Hospital’da, 1998-1999 arası Bayındır Grubu’nun Yaşamkent Projesi’nde, 1999-2010 yılları arasında Acıbadem Sağlık Grubu’nda görev almış ve hâlâ Bozlu Grubu’nda çalışmaktadır.

2007-2009 tarihlerinde TÜSİAD Tıp Turizmi Alt Çalışma Grubu Başkanlığını, 2007-Mart 2010 tarihleri arasında da DEİK Sağlık Komitesinin Başkanlığını yürüten Meri İstiroti Bahar, sağlık hizmetlerindeki birikimlerini çeşitli akademik programlarda eğitimci olarak aktarmaya devam etmektedir. Meri Hanım  aynı zamanda iki çocuk annesidir.

Benim için Meri Hanım her zaman nazik, zehir ötesi akıllı, muhteşem enerjisi olan, yeri geldiğin de sözünü hiç esirgemeyen, çalışma arkadaşlarıyla iyi bir takım oluşturan, değerlere sahip çıkan , trend yaratacak kadar hoş giyinen her zaman gülen(en zor anda bile), işkolik ve her zaman yeniliklere açık olan harika biridir. Bunları buraya yazdım belki de bunları onun yüzüne hiç söyleyemedim ama burası benim yerim ve buradan yazmak çok kolay. Harikasınız Meri Hanım, yeni kitapları bekliyorum 🙂

YSM

İçeriği Paylaşın

Son Yazılar

Budak ve Kılınç ‘Bildiğin Gibi Değil’ dedi!

Geçtiğimiz günlerde sevgili Anıl Budak ve Buket Kılınç ile "Altın Melek Ödülleri"nin jüri toplantısında beraberdik. Öncelikli sohbetimiz ödül töreni olsa da sevgili...

Türkiye’nin Tanıtımı İçin Büyük Proje !

Yaptıkları workshoplarla dikkat çeken Türkiye Fotoğraf Grubu, TFG Başkanı Zeki Çelik önderliğinde, Miss and Mr FashionTv Güzellik Yarışması'nın bu yıl ki birincisi...

Dünya İçin Büyük Tehlike: Elektronik Atıklar

Elektronik atık, pil ve elektrikle çalışan kullanım ömrünü tamamlamış, tamir edilemeyecek seviyede zarar görmüş, veya arızalanmış elektrikli veya elektronik eşyalara denmektedir. Evlerde ve...

Dijital Etkinlik Planlayıcısı: Bolomio

Muhteşem ve kusursuz bir düğün hayal ederken aynı zamanda da işlerin tam da tıkırında gitmesini istemeniz en tabi hakkınız. “Düğün hazırlığı” cümlesinin...

2021 Eylül Yüksek Teknoloji Dergisi

  Güncel yaşam ve teknoloji dolu içerikleriyle büyük ilgi gören Yüksek Teknoloji dergisi yeni sayısı #teknomutlu köşemde;    “Dünya İçin Büyük Tehlike Kapıda: Elektronik Atıklar”   başlığıyla #eatık...

popüler kategoriler

7 YORUMLAR

  1. Yeşimcim bu paylaşım için çok teşekkür ediyorum. Ne güzel anlatmışsın. çok merak ettim kitabı. Bende doktor babasının yüzüne hasret bir kızım =) ama öyle iki tıp tıp pıtpıtla işin bitmediğine en yakından tanık olanlardanım. nadir de olsa yeri geliyor 18 saat ameliyatta kaldığı oluyor zavallı babacığımın, başka bir hayatı yok. ameliyat, eğitim, çalışma.. hep durmadan okuma… =( yaptığı ameliyatların videolarını izlediğimde onu insan üstü bir varlık olarak görüyorum,ee tabi baban tapacaksın diyeceksiniz ama meslektaşı herkes için aynı hisleri paylaşıyorum babamın ki biraz daha torpilli tabi =) bir insanın yüzünü parça parça bölüp tekrar yerine tümörlerden arındırıp takıyorlar sanki, bizse bakamıyoruz bile.. bunları birilerine anlatınca dehşete kapılıyor pskopat olduğumu düşünüyorlar =) ama gerçekten tapılacak insanlar. gurur duyuyorum. hayata döndürdüğü hastalarının dualarının bizleri bile koruduğuna inanıyorum. Aynı şey sizlerin için geçerli. Doktorluktan daha kutsalı bir doktorun kendi gibi talebeler yetiştirmesidir herhalde =) DOktorların kıymetini bilmeli onları dinlendirmeliyiz =) hükümetin onlarla uğraşmasına dur diyebilmeliyiz. gidişat fena..

  2. Çiserencim,
    Maya Su ve Mira’da sanırım yıllar sonra buna benzer mesajlar yazacaklar. Tatlı tatlı yenen bir yemeğin ortasında gelen telefon ile hastaneye giden bir baba en sık yaşanan tablo değil mi? Seni çok iyi anlıyorum ve annene büyük saygı duyuyorum . Hakikaten eşime duyduğum saygıdan öte hekimlere karşı son dönem de dayatılan şartlar, tutumlar nedeniyle üzgünüm. Kitabı iznin olursa sana göndermek isterim lütfen alma olur mu?
    YSM

  3. Yeşim’ciğim, ne güzel bir kitapmış bu. Benim de eniştem kadın doğum doktoru. Dediğin gibi, gece yarıları az kalkıp gitmedi yatağından doğum için (o zamanlar sezaryen bu kadar “trend” değildi.

    Hep öğretmen olmak isterdim. Doktorluğun altından kalkabileceğimi sanmıyorum, ama işini iyi yapan doktorlara (ki çoğunluk öyle) saygım sonsuz.

  4. Elifcim,
    Gerçekten çok güzel ele alınmış. Keyifle okunuyor bir de geliri tamamen bir vakfa gidiyor bu yüzden de pak anlamlı. Herkesin baktığı gibi değil doktorluk. Gece bir telefon geliyor kanama vb Ne mutlu ki işini etik çerçeve de saygı ile yapan doktorlar hala çok fazla. Diğerleri ile bizim de zaten hayat bakışımız uymuyor.

  5. Kitabı çok merak ettim ve bir an önce alıp okumak istiyorum.Doktorluk çok zor ve kutsal bir meslek bence.Allah,işini doğruluk,dürüstlük,sevgi ve saygı çerçevesinde yapan bütün doktorlardan ve tabi ailelerinden razı olsun.Sevgiyle kalın.

  6. Yeşimcim şu geciken kahve+sohbet günümüzden elinden alayım o zaman kitabı =)
    çok zarifsin.. çok çok teşekkür ederim. Sizin ki başa türlü bir zorluk, kadın doğumcuların saati hiç olmuyor =(( allah sabır ve güç versin hepinize, özellikle Mr. Mutlu’Ya =D

  7. Çiserencim,
    gerçekten yıl olacak yakında biz hala kahve+sohbet kısmına geçemedik 🙂 Haydi açalım takvimleri ve planlayalım.
    Sevgiler
    YSM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Yorumlar