Taze Anneden Lohusalık ve Karabasan Hikayesi !..

-

” Doğumdan sonra plasentanın çıkması ile başlayan dönem Loğusalık dönemidir. ” Ortalama 6 hafta kadar sürer. Sezaryenle doğumdan sonra ise bu süre yaklaşık 4 haftadır. ” diyor Mutlu Dr kocam 🙂 Konuyla ile ilgili yazıyı okumak isterseniz işte linki: http://drhuseyinmutlu.com/?p=444

Gel gör ki benim lohusalık,  lohusalık gibi olmadı olamıyor. Zaten ev de 3 yaşında bir abla varsa annenin yatmaya, dinlenmeye nefes almaya vakti olmuyor. Doğumdan sonraki 6.gün Maya Su’yu yuvaya bırakmak, 10.gün Maya Su ile mezuniyet törenini yaşamak -ki acayip yoğun kanamam vardı ve belli etmedim ona-  götürmek, 8.gün Mira’yı doktor kontrolüne götürmek (malum baba çok yoğun ve nazlanmanın lüzumu yok)  Bir de zor bir doğum geçirmem, sonrasın da yaşadığım stresler de eklenince tek istediğim bir an önce sağlıklı olmak, bebeğimin test sonuçlarının sağklılı çıkması oldu. Doktor eşi, tıp çalışanları arasın da buna “beyaz gömlek” sendromu diyorlar. Çok nadir görülen ihtimaller eş ya da çocuk da görülebiliyor. Bu kez ben de bu durum ortaya çıktı. Doğum sonrasın da rahmimin yırtıldığını, plesantamın rahim duvarına yapışmış olduğunu müdahale ile ayrıştırıldığını öğrendim. Bunlar tek başına bile ciddi risk taşıyor!.. Zaten doğum sonrasın da bir şeylerin farklı olduğunu genel duurmumdan anlamıştım ama sağolsun hem doktorum hem de eşim beni o kadar güzel motive ettiler ki çok çabuk toparlandım. Ama sonradan gelişen kanama gibi stresler de korkutmadı değil. Bu gün 22 gün oldu ve şükrediyorum. İnşallah Miranın sonucu da iyi çıkacak ve geride kalacak tüm stresler.

Lohusalık anlamında herkesin dediği gibi deneyimli annesin vb lafları hikaye. Her bebek kendine özel. Tabiki daha rahat ve daha bilgili oluyor insan ama korkular, endişeler farklı değil. Sütüm yetiyor mu, ne kadar emzirsem acaba, yediklerim bebeğe geçer mi, gaz sancısı, uykusuzluk etc kafanın için de dolaşıp dolaşıp duruyor. Ama asıl sorun evdeki şenlik halinin bitip rutin hale geçtiğinde. O zaman göreceğiz yeni maceraraları.

Ama  bir hikaye var ki yazmadan geçemeyeceğim. Arkadaşlarım da espri yaptı geldiler mi ak sakallı dedeyi gördün mü, karabasan bastı mı vb diye.  Hatta Mutlu Dr bile geçen gün espri yaptı ziyaretçiler geldi mi hiç karabasan hikayesi vb anlatmıyorsun diye. O kadar korktum ki anlatmaya korkuyorum aslında. Şaka bir yana doğum yaptığım ilk gece uykusuzluk had safha da ve uyumak istememe rağmen uyuyamıyorum. Bir elim de PCA (ağrı kesici serum) düğmesi diğer elimde Mira emzirme çalışması. Mutlu Dr yorgun düşmüş uyuyor. Hemşire çağrı ziline basıyorum ne gelen var ne giden. Meğer sonradan öğreniyoruz ki ben tüm gün boşa basmışım çünkü cihaz bozukmuş ve çalışmıyormuş gece yarısı benim karabasan sonrası anladık. Her kötünün içinde iyi vardır değil mi 🙂 Karabasan sayesinde sonradan ne zaman bassam anında geldi sağolsun hemşireler. İşte gecenin bir yarısı tam gözümü kapattım uyuyacağım hissediyorum o da ne gözkapaklarım da korkunç bir imge, nefes alamıyorum sanki  ve o imge tüm iğrençliğiyle beni götürmek istiyor. Nasıl oldu ne dedim bilmiyorum nefesim tutulmuş hal de çığlık nasıl attıysam o görüntüyü yok ettim. Mutlu dr ne oldu dedi kabus gördüm dedim. Evet o bir kabus anıydı tüm gün yorgunluğun, anestezinin ve kendimi bırakmaya çalıştığım ilk an da ortaya çıkan ve beni korkutmaya hazır bekleyene kabus … Bir daha da görünmedi. Zaten görünse de uykusuzluktan onu görecek halim yok. Gece de 4 kez kalkıp her emzirmede bire saat zaman geçiren biri olarak bulduğum ilk anda uyumaya çalışıyorum. Dün gece emzirirken uyumuşum ödüm patladı Mirayı düşüreceğim diye. Anneler aman dikkat!..

Maya Su’da olduğu Mira’da da ritüeller gerçekleşti ama dua vb deneyimli olduğum için Mira büyüdükten sonra yapacağım. Çünkü Maya Su dua sonrasın da o kalabalık ile inanılmaz huysuz olmuş ve bir türlü eski haline dönememişti. Diyeceğim şu ki kadın olmak, anne olmak zor ama keyfi de hiç bir şey de yok. Ben annelikten, kadınlıktan çok mutluyum ve iyi ki kadınım diyorum.  Ama biraz sabır, hoşgörü ve anlayış bekliyoruz bu dönem de… Anlayacağınız hiç bir doğum diğerine benzemiyor, doğum sonrası lohusalık da öyle. Sanırım ben lohusalık yaşayamadım!..

YSM

İçeriği Paylaşın

Son Yazılar

Yeşim Taşı Efsanesi

Geçtiğimiz aylarda Instagram keşfet aracılığıyla bir kitap önerisi ekranıma düştü. Kitabın ismi "Yeşim Taşı Efsanesi" olunca doğal olarak ilgimi çekti. Zaten Instagram ve...

Masseter Botox Nedir? Ne İşe yarar?

Az kaldı sık dişini, biraz daha dişini sıkmalısın" gibi deyimimiz olsa da siz dişinizi sıkmayın. Sıkmayın diyorum çünkü kontrolsüz ve istemsiz bir...

Sosyal İkilem (The Social Dilemma) sonrası endişelenmeli miyiz?

Geçtiğimiz hafta Netflix belgeseli Sosyal İkilem'i (The Social Dilemma) izledim. Uzun yıllardır sosyal medyanın içinde olan biri olarak izlediklerim herkes kadar beni...

Sat-7 Türk’teydim!

Bugün (10 Eylül 2020) SAT7- TÜRK’te sevgili Şemsa Deniz Bakır'ın “Lezzetli Sohbetler” programına konuk oldum. Fotoğraf, sosyal medya ve...

Duchenne’nin dostu olalım!

"Düşenin dostu olmaz" atasözünü herkes duymuştur. Bir de bir hastalık var ki "Duchenne" diye yazılıyor ve "düşen" şeklinde okunuyor. Geçtiğimiz yıl; 7...

popüler kategoriler

Önceki İçerikDoğa İçin Çal!..
Sonraki İçerikYSM&MİRA

2 YORUMLAR

  1. Çok geçmiş olsun Yeşim Hanım, doğum sonrasında yaşadıklarınız için. İyi ki eşiniz dr, onun yanınızda olması çok moral olmuştur sizin için.

    Beyaz gömlek sendromu diye birşey var demek. İlk defa sizden duydum, ama biz de yaşadık biliyorsunuz. Annem doğum sonrası, binde bir rastlanan bir olay sonucu 6 saatlik ciddi bir ameliyat geçirmiş, ben de hiç sebepsiz dekolman sonucu çok erken bir doğum yaptım. Demek hepsi babam dr olduğu içinmiş 🙂 Aman Allah bir daha göstermesin. Tekrar geçmiş olsun.

  2. Meldacım
    Çok teşekkür ederim. Sen de mucize şeklinde bebeğini dünyaya getidin hepimiz sağklıkla kucağına aldığında sevindik. Sen de beyaz gömlek sendromunu yaşayanlardansın!..Olmayacak ihtimaller maalesef dr yakınlarını hep bulur
    hepimize sağlıklı günler bebeği öp benim için…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Yorumlar