Kaybolup gidenler…

-

Eskidendi belki evet…

İnsanlar birbirlerine günaydın, iyi akşamlar falan derdi…

Yüzleri gülerdi, samimiydiler o günlerde…

Sabahları gülerek; neşeyle uyanan insanlar vardı bir zaman…

Fazla paraları veya teknolojileri yoktu belki ama sahip oldukları daha önemli bir şeyleri vardı:

Mutluluk  !

Saygı ve sevgi : şu an hiç olmadığı kadar önemliydi onlar için…

Şimdi kaybolup giden meslekler vardı o zamanlar;

Bakkallar, demirciler, hamamcılar,

Keçeciler, kilimciler, sandelyeciler,

Sepetçiler, terlikçiler, yorgancılar,

Gramafon tamircileri vardı mesela..

Bu yazıyı okuyan bazılarınız gramafon nedir diyebilir hatta :)

Kalaycılar vardı sonra hatırladığım,

Nalbantlar, semerciler, sütçüler,

Terziler vardı ve çok önemliydiler o zaman…

İyi bir terzi altın değerindeydi hatta..

Ne oldular dersiniz…

Bir bir kaybolup gittiler, maalesef.

Ya teknolojiye ya da kapitalizme yenik düştüler çoğunlukla…

Kabul etmemiz gereken bir gerçek var. Zaman değişiyor.

Bu mesleklerin, ustaların yerini çoğunlukla teknoloji ve makineler aldı.

Hiç durup iki saniye düşündünüz mü acaba bu meslekleri icra edenlerin işlerine karşı nasıl bir emeği vardı diye ?

Nasıl bir özveri, nasıl bir içtenlik, nasıl bir zanaatkarlık gerektiriyordu bu meslekler diye..

Ben bu yazıyı yazarken düşündüm…

Bu mesleklerin tek ortak yanı insan ile bolca iletişim ve  olabildiği kadar bolca samimiyet idi.

Bu meslekler aynı insanlık gibi aslında…

Çünkü bu mesleklerin kayboluşu gibi insanların da samimiyeti kayboluyor artık zamanla..

Gün geçtikçe insanların yerini insan görüntüsünde robota yakın makineler alıyor farkında mısınız ?

Duygudan, samimiyetten, insanlıktan yoksun bir insan düşünebiliyor musunuz?

Ben düşünemiyorum.

Olsa bile nasıl olur, bu vaziyette ne kadar ve nasıl yaşayabilir acaba ?

O yüzden dünyadaki insanlar hızla robotlaşmaya doğru giderken…

Siz siz olun :

İçinizden geliyorsa: bağırın, çağırın, ağlayın, gülün…

Duygularınıza gem vurmayın.

Duygularınızı açığa vurmaktan asla korkmayın ve çekinmeyin…

Samimi olun.

Doğruyu söyleyin.

Kaybeder miyim diye düşünmeyin.

İçinizdeki çocuğu sakın ama sakın öldürmeyin.

Uzun vadede yine inanın siz kazanacaksınız, kaybolup gidenler arasında…

İgal Biton 

http://igalsway.wordpress.com/

İçeriği Paylaşın

Son Yazılar

İstanbul Ticaret Üniversitesi’ndeyim Webinara beklerim

Çok heyecanlıyım. Dijital ekosistemde 2005'ten bu yana çok farklı platformlarda yer almama rağmen üniversite ve öğrencilerle buluşmak benim için çok başka bir...

Model ve Fotoğrafçı İlişkisi

Sanatsal, moda ve nüde gibi fotoğrafçının yeteneği ve modelin yeteneği ile arasında dengede duran bir model fotoğrafçı ilişkisidir. Yaratıcılık ve yönetmenlik fotoğrafçıdadır,...

Herkes kendi işinin patronu olabilir

Pandemide bir yılı geride bırakmak üzereyiz. Bir virüse teslim olan dünyada yaşayan bizler; hayatın içinde olmayı o kadar özledik ki... Bir an...

Sokağın Kokusunu Hissedebilir misiniz?

Sanırım Bruce Gilden'in sözüydü; "bir fotoğrafa baktığınızda sokağın kokusunu hissedebiliyorsanız, o sokak fotoğrafıdır" . Bunun üzerine denebilecek çok şey var ancak ben...

2021 Ocak İtalik Dergisindeyim

Fotoğrafı anlatmak, fotoğrafı konuşmak ve fotoğraf çekmek hayatımın en muhteşem duygusu. Hele ki bir de fotoğrafa değer veren insanlarla bir araya geliyorsam...

popüler kategoriler

Önceki İçerikBazıları Korku Sever!.
Sonraki İçerikYaşam Hediye!..

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Yorumlar