Hayat bazen…

-

Yağmurlu ve soğuk bir İstanbul gününde bir elimde yeşil çayım diğer elimde akıllı telefonum derin düşünceler ve hayaller içinde buldum kendimi. Az önce paylaştığım Instagram karesinin altına yazdığım gibi hayat bazen…

Hayat bazen ve düşüncelerim ağır basınca bilgisayarımı açıp yazmaya karar verdim. Yazımı yazıncaya kadar araya giren çocuklara yemek hazırlama, yemeği toplama, kendime yeniden çay yapayım derken miniğin ayağını yatağa vurup tırnağının kalkması, tırnak kesmemiz ve bitmek bilmeyen “anneee sıkıldım” sesleri…

Gelen düşüncelerin yağmur damlaları gibi havaya savrulması… Fonda Ferdi Özbeğen… “Bir başkadır” ı izledikten sonra ne çok dinlemeye başladım yeniden. Yıllar önce anlamını dahi düşünmeden şarkılarını söylediğimiz zamanlar gözümün önünde. Yağmurlu havalarda okul çıkışında soluğu aldığımız okulun tam karşısındaki pastane. Kızlarla sahlebimizi söyleyip gülmeye başlarken içeri gelenler. Tam karşı masaya oturup yanımıza gelmeye cesaret edemeyen erkekler. Her zaman ki gibi, her zaman ki gibi diyorum kızlar arasında en cesur, en rahat, en kaygısız ben olduğum için kimse seslenmezdi. Zaten “Erkek Fatma” denilen ben değil miydim? “Oğlum ne bakıyorsunuz öküzün trene baktığı gibi gelsenize! Az önce sınıfta beraberdik pastanede yan yana gelince mi ayıp oluyor” diye seslenerek hep beraber olduğumuz zamanlar. Kimse bana ne alınır ne de küserdi. Çünkü arkadaşlık sözlere takılmamaktı o günlerde. Öğretmenlerle ya da bizimle konuşmayan kendini “havalı” sananlar hakkında konuşur gülerdik. Kahkahalarımız öyle güçlüydü ki herkes masamıza gelip bizimle olmak isterdi. Hayat ne kadar eğlenceli, ne kadar masum ne kadar geçmezdi o zamanlar.

Ablam ve abim olduğu için evimizden ne erkek ne de kızlar eksik olurdu. Sınıfın ineklerinden ve belirli derslerde çok iyi olduğum için arkadaşlarım ders çalışmaya gelirlerdi. Kimse kimseyi sorgulamaz, kimse kimseye başka haller yakıştırmazdı. Akşam yemekleri beraber yenirken sadece eve yatmaya gidilirdi. Hiç unutmam o günleri. Lise yılları, anıları ne değerlidir. Beraber ders çalıştığımız arkadaşlarımın hepsi başka yerlerde.

Yağmurlu havaları oldum olası çok severim. Hayaller kurdurur düşen damlalar. Her damlaya bir hayal ekler toprağa değmesiyle birlikte gerçekleşmesi için içimden iç geçiririm. Hayat bazen…

15 Aralık 2020 Milliyet Yaşam / Yeşim Mutlu

 

İçeriği Paylaşın

Son Yazılar

Budak ve Kılınç ‘Bildiğin Gibi Değil’ dedi!

Geçtiğimiz günlerde sevgili Anıl Budak ve Buket Kılınç ile "Altın Melek Ödülleri"nin jüri toplantısında beraberdik. Öncelikli sohbetimiz ödül töreni olsa da sevgili...

Türkiye’nin Tanıtımı İçin Büyük Proje !

Yaptıkları workshoplarla dikkat çeken Türkiye Fotoğraf Grubu, TFG Başkanı Zeki Çelik önderliğinde, Miss and Mr FashionTv Güzellik Yarışması'nın bu yıl ki birincisi...

Dünya İçin Büyük Tehlike: Elektronik Atıklar

Elektronik atık, pil ve elektrikle çalışan kullanım ömrünü tamamlamış, tamir edilemeyecek seviyede zarar görmüş, veya arızalanmış elektrikli veya elektronik eşyalara denmektedir. Evlerde ve...

Dijital Etkinlik Planlayıcısı: Bolomio

Muhteşem ve kusursuz bir düğün hayal ederken aynı zamanda da işlerin tam da tıkırında gitmesini istemeniz en tabi hakkınız. “Düğün hazırlığı” cümlesinin...

2021 Eylül Yüksek Teknoloji Dergisi

  Güncel yaşam ve teknoloji dolu içerikleriyle büyük ilgi gören Yüksek Teknoloji dergisi yeni sayısı #teknomutlu köşemde;    “Dünya İçin Büyük Tehlike Kapıda: Elektronik Atıklar”   başlığıyla #eatık...

popüler kategoriler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Yorumlar