50’ye Dört kala

-

24 Temmuz 1971, Çanakkale’de doğan bir kız çocuğu.

Doğum için hastaneye yatan anne son doğumunda bu kadar zorlanacağını hiç bilmemiş. Doğum için suyu gelmiş (bebeğin anne karnında içinde yüzdüğü sıvı) hastaneye gitmiş ama her nedense bilinmez bir sebeple ürkmüş ve eve dönmek istemiş. Olmaz vb denmesine rağmen eve dönmüş ve köy ebesi beni dünyaya getirmiş. Doğduğumda çok mor olduğumu söyler annem. Zaman ile düşünüyorum da gerçekten güçlü bir kadın olacağım o zamandan belliymiş. Son zamanlarda öğrendiğim bilgiye göre de annem iki küçük çocuğu var diye doğmamı istememiş ve doktora gitmişler. Babam doktorda mide kanaması geçirip bayılmış. Gerisi benim dünyaya gelmeme sebepmiş.

Kim bilir kimlerin ne hikayeleri var. 50 yaşıma son üç gün kala kendi doğum hikayemi yazmak istedim. 

Dünyaya gelmem, doğumum ve hayatımın belirli kısımları çok zor olsa da iyi ki doğdum diyorum kendime. Doğmasaydım başka bir şekilde dünyaya gelir miydim? bilmiyorum. Yaşamın sonsuz seçenekleri içinde; hani sorulan sorular var ya “dünyaya yeniden gelseniz ne olmak isterdiniz?” diye. Ben yine kendim olmak isterdim. Kendi yolumu bulup bugünkü ben olabilmek için çok mücadele verdim. Hayat her zaman gül pembe olmuyor hele ki bazı hayatlarda hiç. Şu var ki siz ne kadar güçlü olup hayata sıkı sıkı sarılırsanız mutlaka ama mutlaka hayat sizi bir noktaya getiriyor.

Güçlü olmak istemediğim çok zaman oldu ama hayat hep güçlü olmamı öğretti. Bu sebeple hayatımda var olmayı çok erken öğrendim. Kendim olmak için çok çaba sarf ettim, hayatımı değiştirdim. Geldiğim noktada çok ama çok mutluyum. 28 yaşında verdiğim kararı – o zaman için çok zor olsa da- şimdi alkışlıyorum.

Hayat kendine doğru çıkılan bir yolculuksa 50’ye dört kala bu yolculukta bana eşlik eden kendime ve beni ben yapan herkese teşekkür ederim.

Bu yazı bir bayram günü döküldü içimden. Bu sebeple herkese mutlu bayramlar diliyorum. Bayram dışında okusanız bile nefes aldığımız ve yaşadığımız her an insana bayram değil mi?

Her zaman sağlık, gülümseme ve aşk ile kalın. 

YSM

 

İçeriği Paylaşın

Son Yazılar

Budak ve Kılınç ‘Bildiğin Gibi Değil’ dedi!

Geçtiğimiz günlerde sevgili Anıl Budak ve Buket Kılınç ile "Altın Melek Ödülleri"nin jüri toplantısında beraberdik. Öncelikli sohbetimiz ödül töreni olsa da sevgili...

Türkiye’nin Tanıtımı İçin Büyük Proje !

Yaptıkları workshoplarla dikkat çeken Türkiye Fotoğraf Grubu, TFG Başkanı Zeki Çelik önderliğinde, Miss and Mr FashionTv Güzellik Yarışması'nın bu yıl ki birincisi...

Dünya İçin Büyük Tehlike: Elektronik Atıklar

Elektronik atık, pil ve elektrikle çalışan kullanım ömrünü tamamlamış, tamir edilemeyecek seviyede zarar görmüş, veya arızalanmış elektrikli veya elektronik eşyalara denmektedir. Evlerde ve...

Dijital Etkinlik Planlayıcısı: Bolomio

Muhteşem ve kusursuz bir düğün hayal ederken aynı zamanda da işlerin tam da tıkırında gitmesini istemeniz en tabi hakkınız. “Düğün hazırlığı” cümlesinin...

2021 Eylül Yüksek Teknoloji Dergisi

  Güncel yaşam ve teknoloji dolu içerikleriyle büyük ilgi gören Yüksek Teknoloji dergisi yeni sayısı #teknomutlu köşemde;    “Dünya İçin Büyük Tehlike Kapıda: Elektronik Atıklar”   başlığıyla #eatık...

popüler kategoriler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Yorumlar