Sağlık sektöründe uzun seneler proje ve marka yönetimi, pazarlama ve iletişim alanlarında çalışıp bir anda ani bir kararla fotoğrafçı / blogger olan bendeniz “Sağlık Sektöründe Sosyal Medya Kullanımı Ama Nasıl?” yazısını  yazmak istedim. Sorun bakalım neden istedim 🙂

Geçtiğimiz günlerde twitterda bir anda kendimi içinde bulduğum bir tweetleşme hali oldu. Akşamları sosyal medyayı kısıtlı kullanan bendeniz bu mesajları çok geç fark etmiş olsam da bir iki tweet yazmadım değil. Konu uzamışta uzamış. Açıkçası ben hala hangi taraftayım ya da neden ben de tweet halindeyim anlamadım. Kısa özet şu ben  bir arkadaşımın tweetini beğenip RT etmişim sonra o tweete bir sürü tweet (mention)  yazılmış. Neyse ben de okuduklarımdan anladığımca kendimce bir son tweet ile kenara çekildim.

Hayatımda aldığım kararların son on yılına bakarsanız yaşadığım değişime ben bile inanamıyorum. Bana yıllar önce deseler hadi canım sende derdim hadi. 2005 yılında fotoğraf çekmeye başladım. Çalıştığım kurumda ( ACIBADEM) fotoğraf çekebilmek için yıllık iznimi kullanıyordum. Bu süreçte baktım fotoğraf ağır basıyor en iyisi ayrılmak diye düşündüm.  2006 yılında  da fotoğraf çekebilmek için bıraktım.  Fotoğrafla birlikte 2006-2009 yılları arasında MAYISDA ( Maya İletişim Strateji Danışmanlık) danışmanlık şirketimle sektörün önde gelen bir çok firmasına pazarlama ve iletişim alanında (özellikle sağlık) hizmet verdim. Bu süreçte sektörde o zaman herkes bana deli gözüyle bakıyordu. Sağlıkta “sağlıklı iletişim” mi olurdu. Sağlığın reklamı olmazdı , olursa da nasıl olurdu? Sağlıktan gelen biri olarak etik bakış açım hiç değişmedi. Günümüzde de sağlık reklam kurallara uygun olarak yaptığım çalışmalar benim için hala çok değerli.  Şimdi bakıyorum da çok kişi sektörün ilk sağlık iletişimi ajansı nidalarıyla ortaya çıkmış durumda. Hatta geçen gün bir hastaneye sosyal medya danışmanlığı için teklif veren dijital ajansın sağlıktan bihaber olup bana kendilerine danışman olur muyum demeleri bana pes dedirtti. Koskoca kurumlara gidiliyor, iş neredeyse olma noktasında ama gel gör ki sağlık ile ilgili donanım sıfır 🙁 Bana göre bu çok yanlış olsa da ülkemizde kimse sorgulamaz. 2006’da yola çıktığım plana devam etseydim herhalde şu anda çok kişinin tozuna duman katardım. Ama ben kendimi en iyi hissettiğim işi yapmaya devam ettim. Fotoğrafla birlikte blogum ayrılmaz parçam oldu.

Yapım gereği yaratıcı ve farklıyım. Sürekli fikirlerim var, olmadık işler aklıma düşer. Günümüzde bir çok internet anne portalının ve anne bloggerların ilk günlerinde yanlarında olduğum gibi bir çoğunun da isim annesiyim 🙂 Bu bende saklı olsa da yeri gelirse ulu orta söylerim buna karşı çıkan olmayacaktır. Hatta bir çok kişininde bana “gel beraber sosyal medya ajansı açalım “dediği halde “ben uğraşamam o işlerle ben o işlerden kaçtığım için fotoğrafçı oldum ” dediğimi iyi bilirler.

Ama son günlerde kendime ne fotoğrafçı, ne blogger ne de sosyal medya insanı demek istiyorum. Ben benim;  Yeşim Mutlu’yum. Beni ben yapan bir çok parça var. Çünkü ben herkesin fotoğrafçı, blogger, sosyal medya uzmanı olmasından sıkıldım. ” Evet sen de bunların toplamısın”  diyenlere de şunu söylemek istiyorum. Herkes en iyi bildiği işi yapsın. Sadece popüler diye o alana saldırmasınlar. Vallahi bezdim ne olduysam hepsi çok popüler, herkes ille de olmak derdinde.

Son zamanlarda konuştuğum kaç kişi varsa “anne blogger olmaktan sıkıldım zaten annelik nereye kadar yazılacak ben biraz makyaj, biraz moda, biraz sağlık yazayım”  hallerindeler. Bundan 6 sene önce “senin blogun anne blogu değil ; her şey var ” diyenler bugün lifestyle ya da kişisel dediğimiz içeriğe yönelmekte. Yani kaçınılmaz olarak da sağlıkta bunun içinde.  Sağlık için ilaç firmaları sakıncalı olan konularda bloggerları kullanmakta hiçbir stres görmemekte. İçerikten sorumlu olan blogger , içeriği ürettiren markalar derken kar topu gibi büyüyen paylaşımlar. Durum çok fena daha çok like, daha çok takipçi, daha çok kişiye ulaşmak (reklam yapmak) derdiyle ne yaparsam yaparım 🙁 Diğer yanda buna benim gibi içlenen sağlık profesyonelleri, sağlık iletişimcileri.

Konunun başlığı  “Sağlık Sektöründe Sosyal Medya Kullanımı Ama Nasıl? olduğuna göre bir kaç madde de yazayım da sonra kadına bak ne gereksiz yazmış ne anlatmış demeyin. Ama çok uzun zamandır bu işlerin içinde olunca anlatacak çok hikayem var. Ben ne yapayım 🙂

Sağlık Sektöründe Sosyal Medya Kullanımı İçin: 

  • Sosyal Medya Yöneticisi Atayın.  Sosyal medyayı yönetmek için bir dijital ajans / kişi  ile anlaşmış olsanız dahi  sosyal medya stratejinizi uygulamak için sosyal medya yöneticiniz olması şart. Kim ne derse desin kimse sizin kurumunuzda olan  bir kişi kadar konulara hakim olamaz.
  • Özel hedefleriniz ve stratejiniz olsun. Sağlık hizmeti alan kişiler zorunlu müşteridir. Bu kişilerin sağlık hizmeti veren kurum/ doktor/ merkez  vb için sınırsız seçenekleri vardır. Bu sebeple tüm sosyal medya hesaplarınız aynı strateji ile hareket etmeli.
  • Tutarlılık başarılı bir sosyal medya stratejisi anahtarıdır. Sosyal medya mesajlarınız ister haftada bir kez , haftada iki kez, ya da ayda bir kez olsun tutarlı bir frekansı tutturun. Kimse sizden hava durumu ile ilgili güncelleme almak istemez. Bilmem anlatabildim mi? 
  • Sorulara ve yorumlara mutlaka yanıt verin. Ülkemizde maalesef gözlemlediğim en büyük hata bu. Sağlıkta hala  sosyal medya tek yönlü bir iletişim aracı olarak görülüyor.
  • Özel kampanyalara yer verin. Sağlık taramaları yapıyorsanız bunu sosyal medya hesaplarınızdan iletin. Diyabet gününde şeker ölçümü yapıyorsanız çok öncesinde bunu uygun bir politikayla duyurun.
  • Sosyal medya politikası oluşturun. Sosyal medyada hastaların mahremiyetine yönelik paylaşımlarda bulunmayın (fotoğraf paylaşımı, uygun olmayan açıklamalar, hasta haklarına uymayan paylaşımlar)
  • Sosyal medya profilleri (facebook , twitter, instagran , youtube vb) sizin markanızı korumak için önemlidir, markanızı temsil etmektedir. Bu sebeple sizi yansıtmayan hiç bir içeriğe “sosyal medyada bu moda bu  böyle isteniyor “diye yapmayın.

Son söz olarak yine söyleyeceğim “Sağlık ciddi iştir. “Günümüzde diyet reçetesi veren spor hocasına, doktormuş gibi fikir üretip tavsiyede bulunana, psikolog olmadığı halde terapistim diye ortada dolanana, eğitimi olmadan doğum koçu olanlara, kendini google ve sosyal medya doktoru görenlere, genel cerrah olup kalp ameliyatı anlatanlara  tahammülüm yok. O zaman ben de ; eşim doktor sürekli telefon vb çok şey duyuyorum kadın doğumcu ilan edeyim kendimi. Hadi canım sende…

Sağlık sektörüne emek harcamış, sosyal medyanın içinde bir kadın olarak diyorum ki sağlıklı paylaşımlarda görüşmek dileğiyle,

YSM-sadece YSM

karikatür

25 Ocak 2016 Milliyet Yaşam Yazım