Hayat her zaman bize farklı alternatifler sunar. Önemli olan “doğru zamanda doğru kişilerle doğru anları “paylaşmaktır. Geçtiğimiz hafta yolumuz  DecatlonBuzz ile kesişti. İlk tanışma adettendir kim kimdir nedir ne değildir ne yaparız yapamayız şeklinde konuşulup geçti. Bundan sonra olacaklar da tamamen akışa bırakılmış halde. Bilirim ki olması gereken olur , olmaması gereken olmaz. Çünkü inandığım tek güç ve elçisi der ki “Olmuyorsa olmuyordur, vardır Allah’ın bir bildiği. İsyan etme sakın, sonra anlarsın senin için yapılan iyiliği.” – Hz. Muhammed 

Uzun yıllardır pazarlama/ iletişim alanında yer almış biriyken hayatımın son 8 senesi fotoğraf ve blogger olarak devam ediyor. Fotoğrafçı ve blogger olarakta gerçekleştirdiğim proje ve çalışmaların sayısını ben bile unuttum. Kendimi anlatmayı oldum olası sevmedim sevmem de. Her zaman yaptığım işle konuşulmayı tercih ederim. Bu sebeple de şu güne kadar da ne bir ajansın kapısını çalmışımdır ne de başka bir duruş sergilemişimdir. Bilenler bilir bilmeyenler de zaman ile öğrenir.

Bugün yaşları 25 ve 35  arasında değişken bir çok kişiyle farklı farklı markalar adına konuştuk. Hem marka hem de blogger kimliğimle anlatmaya çalıştım. Bir blogger için markaların bloggerlara yönelik yapacağı kampanyalarda ilgi çekici , özgün ve eğlenceli projelerin olması gerektiğini de anlatmaya çalıştım. Ben ne kadar anlatabildim onlar ne kadar anladı bilmiyorum. Ama ben bu yazıyı yazma gereği duydum çünkü ortada çok uzun zamandır gözlemlediğim ve dile getirdiklerimi birebir gördüm.

Yazımı yazarken blogger-marka yönetimi, sosyal medya, blogger pazarlaması, digital strateji vb kavramlarını da yazsam mı diye düşündüm ama bu yazı için değilde ikinci bir yazı sanki daha iyi olacak. Ama bunu yazmayı unutmamak adına da kendime not olsun diye bu yazının içine ekledim.

Şimdi markalar dijital strateji ve uyumlu bloggerlar aracılığıyla çok farklı kişilere ulaşmak;  yeni müşterilere tanıtım yapmak istiyorlar. Bu harika ama nasıl olacak?

İşte burada ki Marka’ya ilk önerim müşterilerini sevmek. Markalar, müşteriler , kullanıcılar ya da ilk görüş alacakları özel seçilmiş gruplar için yenilikçi ve heyecan verici çalışmalar yapmak zorundalar. Artık tüm dünya da bu akım söz konusu. Yıllardır CRM diye yürütülen çalışmalar deneyimsel pazarlamayla yer değiştirdi. Eğer bir Marka, sosyal medyayı kullanarak  kendi izleyici kitlesini yaratmak istiyorsa var olduğu tüm mecralarda ( facebook, twitter, instagram, pinterest etc)  pozitif etkiye sahip , özel ve fikir lideri olan blogger / blogcular ile çalışmak zorunda. Bunun içinde uygulayacağı strateji her marka için farklı olmalı.

Amacım tereciye tere satmak değil. Lakin gördüğüm ve deneyimlediğim bir çok çalışma da bunu ben yapsaydım böyle yapardım dediğim an çok oluyor. Kişisel olarak çok uzun zamandır katıldığım marka-blogger daveti vb çok az. Bloggerlara düzenlenen etkinlik sonrası  bloggerdan beklenen sosyal medya paylaşımı, bülten yayını vb gibi hikayeler sebebiyle de daha da uzak durmam. Blogumun ve çok arkadaşımın blogunun kendisi için çok özel olduğunu biliyorum. Marka deneyimi olan çalışmalara ise sözüm yok. Zaten bu çalışmalar özeldir ve her zaman blogda yerini alır. Blogger buluşmalarını organize ettiğim süreçte sosyal sorumluluk projelerime destek veren yanımda olan herkese desteğim sonsuzdur. Her zaman da yanlarında olurum. Bir çok blogger da ortak yayın yaparak zaten duruşunu bu anlamda sergilemektedir.

Konuyu çok uzun yazabilirim lakin bu benim uzmanlık alanım. Sadece kısa özet geçeceğim daha detaylı konuşmak isteyen olursa ben buradayım.

Marka ve ajanslar için küçük bir not:

İster Digital ajans olun ister kendi markanızı yönetin dijital kampanya için “Blogger tanımlama ve ilişki yönetimi ” kurmanız artık şart. Çünkü Bloggerlar ürün / veya hizmetleriniz hakkında dürüst görüşler verir.

Bloggerler için küçük bir not:

Kurumsal markalar ile profesyonel olarak çalışmak isteyen bloggerlar unutmayın içerik önemlidir. Marka için değerli olan üretilen içeriktir. Bu içerikte de blogger olarak özgür bir görüşe sahip olun lütfen.

Bloggerların içerik üretimi marka için nasıl iyi olabilir ki değil mi? Cevap çok basit. Çünkü bloggerların aktif izleyicileri ya da tabiri caizse takipçileri var. Blogger hiç yazı yazmasa bile bugün blogunda ne yazmış, nereye gitmiş neyi deneyimlemiş  ya da instagram , twitter da ne paylaşmış diye bekleyen okuyucuları var. 

İşte burada ki özet bu. Büyük markalar tutarlılık ve kalite üzerine inşa edilmiştir. Klasik medya da istediğiniz reklamı verin, istediğiniz içerik üretimini yapın. Sonsuz seçeneğiniz var. Ama bloglarda durum farklı. Bloggerların sadık okuyucuları tarafsızca bunu blog yorumlarıyla belirtiyorlar. Maalesef bloggerlardan da tıklama sayısına göre seçilen blogger seçiminiz çok işe yaramaz. İşte burada yine YSM’den tavsiye.. Marka için değerli bir içerik üreten bir blogger yazısına sahipseniz inanın bunun trafiği eninde sonunda gelecektir.

Bloggerların Marka adına kısayol olduğunu ve gerçek bir insan sesinin her zaman daha samimi olduğunu unutmayın. YSM olarak eski güzel günleri çok özlüyorum. Ama gerçekten. Hepimiz sosyal medyanın sağladığı konuşma ve paylaşma özgürlüğüne sahiptik. Ya şimdi ?

YSM- Blogger