Doç Dr İsmail Bülent Özçelik Mutlu Dr sayesinde tanıdığım ve işine aşık 24 saat yaşayan doktorlardan bir tanesi. Onun işi sağ kolu sol kola dikmek gibi farklı süreçler içeriyor. Nasıl yani diyerek okudunuz değil mi? Dr Özçelik el cerrahı. Bazen 24 saat aralıksız çalışan bir hekim.

Geçtiğimiz günlerde  hamilelikte benim de yaşadığım baş parmağımda ki uyuşmayla ilgili bir yazısını görünce paylaşmadan edemedim. Okumak isterseniz yazının tamamı burada…

Dr kişisel arşivinden

Dr Kişisel Arşivinden

El bileği seviyesinde sinirin ezilmesi kendini özellikle geceleri artan uyuşma ve karıncalanma hissi ile gösterir. Bu uyuşuklukla beraber ağrı en önemli bulgudur. El işleri yaparken çabuk yorulma, Elindeki cisimleri düşürme diğer hastalık bulgularıdır. Uyuşma ve hissizlik en çok başparmak, işaret parmağı, orta parmakta olur. Belirtilerin özellikle akşamları artması tipiktir. Eğer gece uyuşmaları oluşmuş veya uykudan uyandıracak kadar artmış ise hastalık ilerlemiş demektir. Hastalar gece uykudan uyandıktan sonra ağrı ve uyuşmayı çözmek için ellerini salladıklarını ifade ederler.

Kolumuzda sinirler boyundan çıkarak parmak uçlarımıza kadar uzanan kordon şeklinde yapılardır. Bu sinir yapıları taşıdıkları iletiler ile kolumuz ve elimizin hareketini sağlarlar Ayrıca derimizdeki özel reseptörler vasıtası ile dokunma, ısı, ağrı vb hislerin beyine iletilmesini sağlarlar. Çok önemli role sahip olan sinirler iyi korunmak için kemik, bağ kaslar tarafından oluşturulan tüneller içinden geçerler ve bu tünellerde meydana gelen tüneli daraltan sebepler nedeni ile sinirler sıkışabiliyor. Hamilelikte değişen hormonal dengeler nedeni ile bazı yapılarda kalınlaşma ve ödem oluşur ve bu durumda tüneller içinde dar kanallardan geçen sinirler üzerine bası meydana gelebilir. Bu sıkışma noktalarından en sık rastlananları el bileği ve dirsek bölgesidir.

Hastanın genel şikayetleri ile tanı koymak çoğunlukla kolaydır Şüphelenilen tanının doğrulanması ve sinir sıkışmasını oluşturabilecek etkenlerin tanınması için bir takım tetkikler yapılmalıdır. Bunlardan en yaygın kullanılanı nöroloji uzmanlarınca yapılan EMG (Elektromyografi) testi denen sinirlerin iletim hızlarını ölçen tetkiktir.

Uyuşmaların ilk başladığı erken dönemlerde şikâyetleri azaltmak için el bileği altına yerleştirilen, takıp çıkartılabilen ve eli dinlendirmek için kullanılan desteklerin kullanımı hastayı rahatlatabilir. Ama özellikle gece ağrıları başlamışsa bunların etkisi yok denecek kadar azdır hatta bazen şikâyetlerin artışına neden olabilirler.

Hamileliğin ikinci yarısında hormonal değişimlerin oluşturduğu değişiklikler nedeni ile sinir sıkışmalarına neden olabilecek değişiklikler oluşabilir. Bu durum bazı hastalarda dayanılmaz hal alır gece uykuları ağrılarla uyanılan çekilmez bir durum alabilir. Bu durum hamileliğin sonlanmasından sonraki birkaç ay içinde gerileyebilir. Tabi bu durumda hamileliğin sonuna kadar bu çekilir mi yoksa anneliğin verdiği içgüdü ile her şeye dayanılıp ameliyattan kaçılır mı bilmiyorum ama eğer istirahat ve destek tedavileri sonrası hasta rahatlamıyorsa cerrahi düşünülebilir. Bu cerrahi tedavinin ve kullanılan ilaçların durumun bilncinde olarak uygulanması halinde gebeliğe etkisi yoktur.

Uzun süre geçmeyen, gece uykudan uyandıran ağrılara neden olan güçsüzlük ve eldeki eşyaların düşmesi gibi şikâyetlere yol açarak günlük yaşamı zora sokan durumlarda ameliyat gerekir. Ameliyatı koltuk altından sinirlere yapılan iğneler yoluyla tüm kolu uyuşturarak yapıyoruz. Hastaya en az ilaç verilerek tamamen ağrısız olarak bu yöntemle ameliyat tamamlanabiliyor Bu yöntemin ikinci avantajı ise ameliyat sonrası en ağrılı dönem olan ilk 6-8 saatin ağrısız geçmesi. Ameliyatta avuç içi – el bileği arasında yapılan bir kesi ile sinirin geçtiği tünele ulaşılarak tünelin çatısını oluşturan kalınlaşmış bağ serbestleştirilir. İlerlemiş olgularda sinirin kalınlaşmış sinir kılıfının da mikroskop altında serbestleştirilmesi gerekir. Böylelikle sinir etrafındaki basınç ortadan kaldırılmış olur. Aynı gün hasta taburcu ediliyor. İlk iki üç gün kalın bir pansuman ile takip ettiğimiz hastalarımızın ameliyat sonrası hemen ağrı izin verdiğince elini kullanmasına izin veriyoruz. Hatta parmak hareketi yapması için israr ediyoruz

Seçilmiş olgularda kapalı kameralı yöntem ile cerrahi tedavi uygulanabilir. Kapalı yöntemle de el bileği ve avuç içinde açılan yaralardan sokulan özel aletler içine kamera sistemleri sokularak kalınlaşmış bağ görülerek kesilir. Bu yöntemin yapacak cerrahın bu konuda çok deneyimli olması şarttır.

Doç Dr İsmail Bülent Özçelik

Ortopedi Travmatoloji ve El Cerrahi Uzmanı

www.elcerrahi.com