Ünlü Chef Geovani Pollaina’nın yemek ve hayat aşkı

-

Chef Geovani çok uzun zamandır arkadaşım. Tanıştığımız günden bu yana mesleğine olan aşkını ve kültürümüze olan emeklerini gördükçe defalarca söyleşi yapmak istedim. Oralı bile olmadı. “Yeşim bak işine” dedi güldü geçti. Pandemi de zar zor canlı yayına ikna edebildim. “İyi yemek, iyi yaşamak” diyerek bir canlı yayın yaptık. Bu yazıyı yazarken baktığımda o zamandan bu yana iki sene geçmiş.

Geovani’nin danışmanlık verdiği bir restoranda geçen günlerde çocuklarla yemek yedik. Onsuz mekanın ne kadar eksik ve farklı olduğunu çocuklar dile getirince sabah ilk işim onu aramak olsun konuşalım diye aklımdan geçirdim. Sabah Geovani’yi benim aramama kalmadan o beni aradı.

“Ya Instagram’da hikayeyi mi gördün” diye sordum.

“Yok görmedim” diye cevapladı.

Ona çocuklarla kulaklarını çınlattığımızı söyledim.

Sen aramasaydın ben seni arayacaktım” dedim ve telefonda gülüştük.

Geovani ile sohbet her zaman çok keyiflidir. Hayallerimizden, hayatımızdaki gelişmelerden ve varsa yeni projelerimizden konuşuruz. Biliriz ki her zaman her aramada ikimiz de can kulağıyla dinleriz.

Geovani o sabah bana yeni projesinden üstü kapalı bahsedince merakım daha da arttı.

“Ya anlatsana neler oluyor?” diye sıkıştırdım.

“O da dur zamanı gelince konuşuruz” diye telefonu kapattı.

Birkaç gün geçmedi ki Instagram sayfasında 10 şehirde gerçekleşecek yeni projesini gördüm. Yok bu kez artık kaçamayacaktı. Kesin kararlıydım bana anlatacaktı. Hemen aradım,

“Ya aşk olsun hani anlatacaktın” diye sitem ettim.

“Tamam, söz anlatacağım.

Ağzım kulaklarımda “yaşasın” diye bağırdım.

“Dur dedi hemen heyecanlanma birkaç gün sonra konuşuruz” dedi kapattı. Geovani işte…

Dün nasılsın, iyi misin diye aradım. Yoldaymış, “Antik Roma Yemekleri” için Eskişehir’e gidiyormuş. Uygun olduğunda beni aramasını (hatta görüntülü aramasını) rica ettim.) Geovani aramadan hemen sorularımı hazırladım ve tabii ki görüntülü aramamıştı. Görüntülü aramasını rica ettim. Ne de olsa bu röportaj için fotoğrafını çekmeliydim 🙂 Bu arada Geovani ile ko nunuşurken Afyon Kalesini, eski evleri vb de görüntülü gezdim 🙂

İşte aşağıda okuyacağınız satırların hikayesi bu. Çok bekledim ama sonunda Geovani ile bu söyleşiyi bir anı olarak hayata bırakıyorum.

@yesimmutlu71

Geovaniciğim, seni Türkiye “Chef Geovani” olarak tanıdı. POLLAINA olan soy adını neredeyse hiç kullanmadın 🙂 Yıllar önce geldiğimiz ülkemizde daha önce farklı ülke durakların olduğunu biliyorum. Ama yine de kısaca seni okurlarımıza tanıtmak isterim. Nasıl Chef Geovani oldun, yemek yolcuğuna nasıl çıktın?

Evet, çünkü ben “Chef Geovani” nin bir marka olarak tanınmasını istedim. 8 yıl önce geldiğimde düşüncem buydu. Bunu da başardım. Geçen yıl markamla soslar, zeytinyağı ve kahve ürettim. Bu projem halen devam ediyor.

İngiltere’de şeflik yaparken başka bir ülkeye gitmeye karar verdim. O karar beni Türkiye’ye kadar getirdi.

Türkiye’de “Chef Geovani” olsan da şeflik değil danışmanlık yapıyorsun. Eğitim veriyor, sıfırdan mutfak ya da restoran kuruyor, marka konumlandırmasına kadar tüm detaylarla ilgileniyorsun. Seni sadece özel etkinliklerde yemek pişirirken görüyoruz. Türkiye’de şeflik zor mu? Ya da şöyle sorayım neden şef olarak çalışmıyorsun? (gülüşmeler)

Evet ben şeflik değil daha çok danışmanlık yapıyorum. 35.yılındayım mesleğin çok fazla bilgi ve tecrübe birikimim var. Bunları danışman olarak eğitimci olarak kullanmak istiyorum. Türkiye’de bana göre şeflik zor değil. Ne yaptığınızı ve ne yapacağınızı biliyorsanız zor değil.

Türkiye’de “İtalyan yemekleri” çok seviliyor. Türk ve İtalyan mutfağı sence ne kadar benzerlik gösteriyor?

Mutfak oldukça yakın. Sebze, deniz ürünleri kullanımları her mutfakta var. Akdeniz’e kıyıları olan bir ülke Türkiye. Bu yüzden de çok benzerlik var. Bu ağız tadına uygun oluyor.

Chef Geovani Arşivi

Türkçeyi çok iyi konuşuyor ve yazıyorsun. Bunu neye borçlusun? Aşk, iş ya da…

Benimki mecburen çünkü danışmanlık yaparken mutfakla da iç içesiniz ve mutfak ekibiyle çalışıyorsunuz. Onlara öğretmek ve idaresi için Türkçe şart. Aynı zamanda ben çok geziyorum. Şarap bağlarına gidiyorum, jüri üyelikleri yapıyorum. Türkçe olmazsa bunlar çok zor olurdu.

İzmir, İstanbul yerleşik düzende olduğun şehirler olsa da Türkiye’nin neredeyse tüm şehirlerine gidiyor, Gastronomi ve Mutfak Sanatları öğrencileriyle üniversitelerde buluşuyor ya da eğitimler veriyorsun. Sosyal sorumluluk projelerinde yer alıyor “Lezzet Festivalleri” düzenliyorsun. Hızına yetişemiyorum. Son günlerde neler ile uğraşıyorsun?

En son Alaçatı’da bir otelin mutfak koordinatörlüğünü yaptım. Şu anda Urla’da bir şarap evinin mutfak danışmanlığını yapıyorum. En yeni olanı da “Antik Roma Yemekleri Türkiye Yolculuğu”. Bu yemekleri öğrenmek için 4 kitap okudum, çok araştırma yaptım. Bu işle uğraşmış o dönemi bilen Arkeoloji Profesörleri ile toplantılar yaptım. En önemlisi o dönemin malzemelerini bulmak zor oldu. 2 ay gibi bir hazırlık süresi geçirdik. 10 şehirde bu yolculuğa çıkıyorum. Çok heyecanlıyım daha önce hiç yapılmamış bu yemekleri aynı o günkü tarifi ile yapıyorum. Her yemeğin bir hikayesi var onu da yemek sırasında anlatıyorum. Bu serüvende bana Likya Şarapları eşlik ediyor. Likya antik bir bölge ve MS 30 ve 40 yıllarında Roma Bölgesi olmuş. Likya Ailesi de kendi topraklarında ürettikleri yüzde yüz yerli üzümleri ile yemeklere şarap eşleştirmesini yaptılar.

@chefgeovani / Instagramdan alınmıştır

 

Antik Roma’da yapılmış 2000 yıllık yemeklerin aynı tarifleriyle yeniden ve geleneksel yöntemiyle tekrar hayata geçirmen inanılmaz! Antik Roma yemekleri yolculuğunda İstanbul sonrasında nerelerde göreceğiz?

Şu an için bu projeyi bitirmek istiyorum. Mart sonunda bitecek.

Sen neler eklemek istersin?

Bu projede yemek organizasyonlarını yaptığımız mekanlar ve oteller bu etkinlik için bize mekanlarını açarak sponsor oldular. Onlara ve bana inanarak bu yolculuğa çıkan Likya Ailesine ve Doruk Özkan’a senin aracılığınla çok teşekkür etmek isterim.

Sevgili Geovani hayat ve yemek aşkın hiç bitmesin. “Kalbe giden yol mideden geçer derler” ya sen Türkiye’de yemeklerinle herkesin kalbinde yer edindin. Zaman ayırdığın ve hikayeni paylaştığın için çok teşekkür ederim. Her nerede olursan ol her zaman çok güzel işlere imza atacağını biliyorum. Ayrıca tiramisunu ve cannoli sicilianini çok özledim 🙂

Yeşim Mutlu

22 Şubat 2022, Milliyet, Pembenar Chef Geovani’nin hayat ve yemek aşkı


İçeriği Paylaşın

Son Yazılar

popüler kategoriler

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Son Yorumlar