İstanbul Hikayeleri “KAYDAFA”..

-

KAYDAFA….

Tanrının yeryüzünü yeni bir düzene sokma amacıyla yarattığı İskender-i Zülkarneyn, Frenklerin Büyük İskender dedikleri iki boynuzlu imparatordur.

BU İMPARATORUN DÜNYAYI NASIL EGEMENLİK ALTINA ALDIĞI NİCE BİN KENTİ YAKIP YIKTIĞI KURDUĞU KENTLERİN ASYA İÇLERİNE KADAR GİTTİĞİ BİLİNİR DE O DEVİRDE MAKDON ADIYLA BİLİNEN İSTANBUL’U NASIL SUDAN VAR ETTİĞİ BİLİNMEZ….

Nedense tarihçilerimizin gözünden kaçan bu olayı ben anlatayım dedim. Anlatayım da kentin kuruluşuna bir yeni efsane daha eklensin….

İstanbul’un olduğu yerde Kraliçe KAYDAFA payitahtını Sarayburnu ile Üsküdar arasına MAKDON adı ile kurmuş. O vakitler Boğaz yok. İskender kadına el kaldırmayıp elçilerini gönderir, kenti teslim etmesi için…

Ama bu kabul görmez. İskender kenti kuşatır ama ele geçiremez. Çünkü kenti yedi başlı ağzından alevler fışkıran dev kanatlı korkunç bir deniz ejderhası korumaktadır.

Kraliçe’ye aşık bu ejderle hiç bir generali baş edemez İskender’in….MAKDON halkının her gün bir bakire kurban ettikleri ejderha İskender’in ordularına aman vermiyor, askerleri alevleri ile yakıyor, yağan mızrak ve okları minare ağzına kürdan yapıyordu.

Gözü Kaydafa ‘dan başkasını görmeyen canavarı, alt etmek için tüm bakireleri kaçırmayı düşünen Büyük İskender, kente girip altın saçları ve mavi gözleri ile bakireleri kaçırmak üzereyken yakalanır.  Huzuruna çıkartılan İskender’e kraliçe kıyamaz ve onunla yatar. Sonra da zindan ‘a kapatır.

Ama İskender bu bir yolunu bulup kaçar. Ülkesinde ne kadar Mühendis ve Mimar varsa hepsini toplayıp tekrar Makdon önlerine gelir.

Adamlarına Karadeniz’in kıyı yüksekliğini ölçmelerini emreder. Karadeniz’in Akdeniz’den yüksek olduğunu ortaya çıkartır.

Yüzbinlerce işçisine kanal kazdırmaya başlar, önü açılan Karadeniz’deki sular Akdeniz’e doğru akmaya Makdon halkını da önüne katmaya başlar. Makdon halkından bir tek ejderhanın yardımıyla Kraliçenin kurtulduğu canavarın da onu mağarasına hapsettiği bilinir.

İstanbul Boğazı da bu şekilde oluşur.

Doçent Doktor ihsan Hanson

İçeriği Paylaşın

Son Yazılar

Sosyal İkilem (The Social Dilemma) sonrası endişelenmeli miyiz?

Geçtiğimiz hafta Netflix belgeseli Sosyal İkilem'i (The Social Dilemma) izledim. Uzun yıllardır sosyal medyanın içinde olan biri olarak izlediklerim herkes kadar beni...

Sat-7 Türk’teydim!

Bugün (10 Eylül 2020) SAT7- TÜRK’te sevgili Şemsa Deniz Bakır'ın “Lezzetli Sohbetler” programına konuk oldum. Fotoğraf, sosyal medya ve...

Duchenne’nin dostu olalım!

"Düşenin dostu olmaz" atasözünü herkes duymuştur. Bir de bir hastalık var ki "Duchenne" diye yazılıyor ve "düşen" şeklinde okunuyor. Geçtiğimiz yıl; 7...

Büyük Aşk; Miles Davis & Juliette Greco

Pandemi sürecinde en büyük arkadaşım Netflix oldu. Temizlik, ev işleri, canlı yayın ve hayatı devam ettirme çabaları derken bana kalan gecelerdi. Dizi...

Evde Kışlık Domates Püresini Nasıl Yaptım?

Uzun bir aradan sonra merhaba. Blog yazmaya başlayalı 15 yıl oldu. İlk günlerde tamamen günlük mantığıyla yazdığım blogumla bugüne kadar neler yaşadık....

popüler kategoriler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Yorumlar