Abim.. #blogfırtınası15

-

Gün 15. İyi ya da kötü, herhangi bir çocukluk anınıza yeniden hayat verin, bugünkü içgörülerinizle tekrar bakın.

Unutamadığım anlar vardır . Ablam benden beş yaş büyük olunca hiç aynı okulda okuma şansımız olmadı . O hep benden önce okuyup bitirmişti olması gerekende buydu. Ama abim ile böyle değildi abim benden 3 yaş büyük ve sıklıkla aynı bahçedeydik. Ama o beni görmezden gelirdi. Uzaktan takip ettiğini bilirdim.

Her pazartesi ve cuma bayrak töreni olur bilirsiniz. Haykıra haykıra “İstiklal Marşımızı” okurduk. Pazartesi günleri sınıflarımıza girer, cuma günleri çil yavrusu gibi dağılırdık. Bir pazartesi sabahı andımızı okumak için öğretmenim beni çağırdı. O kadar mutluydum ki … Tüm okulun önünde andımızı okumak ve yüzlerce öğrencinin bunu tekrarlaması muazzam bir andır benim için. Yıllarca bu anı hep çok sevmişimdir. Andımızı okuduğum gün tam “varlığım Türk varlığına” dedikten sonra bir çığlık koptu ve bayıldı bayıldı sesleri ortalığı kapladı. O sırada ne olduğunu anlamadım andı tamamlasam mı bıraksam mı? Öğretmenim başıyla tamamla ve yerine geç dedi. O sırada kim olduğunu anlamaya çalıştım. Bayılan abimdi. Ona koşmak istedim ama koşamadım. Ayaklarım birbirine dolandı. İçimden de bir ses bak gene şaka yapıyor senin andı okumanı kıskandı ilgi çekmek için bayılmış numarası yapıyor diyordu.

Herkesin sınıfa gitmesi istendi ve sınıflarımıza girdik. Ben abimi merak ediyordum. Öğretmenim abimin öğretmeniyle konuşarak bana bilgi verdi. Annem okula gelerek abimi almış ve doktora götürmüştü. O an çok utanmıştım. Abim evde sürekli numara yapar ve bizi korkuturdu. Bu kez de annemim sözünü dinlemeyip  kahvaltı etmeden okula gittiği için karnı acıkmış ve bayılmış. Doktor bir şey yok kahvaltı etsin canavarlaşır demiş gülmüş.

Ama ben  o gün hem korkmuş hem de kendime kızmıştım. Abimin peşinden neden gitmedim, neden gerçek olduğuna inanmadım diye. Şimdi düşünüyorum da düşündüğümüzle gerçek arasında çok fark var. Bu sebeple düşünmeden yaşayarak görmek lazım . Önyargısız, deneyimleyerek. Öyle mi böyle mi dememek gerek.

Belki de bu yüzden ön yargısız olmaya çalışırım hala. 

Hayat işte..

YSM

Mira&Abi
Mira&DayDay 

İçeriği Paylaşın

Son Yazılar

Sosyal İkilem (The Social Dilemma) sonrası endişelenmeli miyiz?

Geçtiğimiz hafta Netflix belgeseli Sosyal İkilem'i (The Social Dilemma) izledim. Uzun yıllardır sosyal medyanın içinde olan biri olarak izlediklerim herkes kadar beni...

Sat-7 Türk’teydim!

Bugün (10 Eylül 2020) SAT7- TÜRK’te sevgili Şemsa Deniz Bakır'ın “Lezzetli Sohbetler” programına konuk oldum. Fotoğraf, sosyal medya ve...

Duchenne’nin dostu olalım!

"Düşenin dostu olmaz" atasözünü herkes duymuştur. Bir de bir hastalık var ki "Duchenne" diye yazılıyor ve "düşen" şeklinde okunuyor. Geçtiğimiz yıl; 7...

Büyük Aşk; Miles Davis & Juliette Greco

Pandemi sürecinde en büyük arkadaşım Netflix oldu. Temizlik, ev işleri, canlı yayın ve hayatı devam ettirme çabaları derken bana kalan gecelerdi. Dizi...

Evde Kışlık Domates Püresini Nasıl Yaptım?

Uzun bir aradan sonra merhaba. Blog yazmaya başlayalı 15 yıl oldu. İlk günlerde tamamen günlük mantığıyla yazdığım blogumla bugüne kadar neler yaşadık....

popüler kategoriler

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

Son Yorumlar