Hoş Geldin BEREN BEBEK!..

Şubat 8th, 2010 by admin

beren_karaca2

Belgin, Orhan Karaca’nın muhteşem bebeği Beren dünyaya geldi.

Beren Bebek, ailene hoş geldin!..

Sağlıkla, aşkla,mutlulukla büyü.

Tebrikler Belgin, Orhan Karaca.

Teşekkürler Dr. Habibe Seyisoğlu, teşekkürler Dr. Serpil Ustalar, teşekkürler Acıbadem Hastanesi Kadıköy Ameliyathane, Bebek Odası ve 3.kat  çalışanları.

Beren Bebek Kova Burcu, Yükselen Burcu Yengeç

Doğum Tarihi: 08.02.2010 ,Doğum Saati: 14,41 Ağırlığı: 3,720 kg.  ,Boy: 50 cm

 

Hoş geldin NEHİR BEBEK!..

Şubat 7th, 2010 by admin

nehirtuncer

Hoş geldin Nehir  Bebek,

Sağlık, aşk ve mutlulukla büyü!..

Tebrikler Deniz, Uğur Tunçer  

Teşekkürler Dr. Halit Fırat Erdem  

Teşekkürler Acıbadem  Hastanesi Maslak Ameliyathane, Bebek Odası ve 1.kat çalışanları

Nehir Bebek Kova  Burcu, Yükselen Burcu Boğa

Doğum Tarihi: 07.02.2010 , Doğum Saati: 11,28  

Ağırlığı: 3,170 kg.  ,  Boy: 46,5  cm   

yesimmutlu.com yenilendi!…

Şubat 6th, 2010 by admin

doğum_sonrası_photoYaşasınnnnnnnnnnnnnnnnnnnn!..

Yepyeni fotoğraflarla portre/insan ve doğum/aile bölümünü güncelledik.

Site de yer alan ve fotoğrafların yer almasına izin veren tüm aileler ve kişilere teşekkürlerimle…

YSM

Ps: İzin olmayan doğum fotoğrafları site de yer almıyor :)

MEVLANA oğluna der ki!..

Şubat 5th, 2010 by admin

Bahaeddin! Eğer daima cennette olmak istersen, herkesle dost ol, hiç kimsenin kinini yüreğinde tutma!
Fazla bir şey isteme ve hiç kimseden de fazla olma!
Merhem ve mum gibi ol! İğne gibi olma!

Eğer hiç kimseden sana fenalık gelmesini istemezsen,
Fena söyleyici!
Fena öğretici!
Fena düşünceli olma!
Çünkü bir adamı dostlukla anarsan, daima sevinç içinde olursun.
İşte o sevinç Cennetin ta kendisidir.
Eğer bir kimseyi düşmanlıkla anarsan, daima üzüntü içinde olursun.
İşte bu gam da cehennemin ta kendisidir.
Dostlarını andığın vakit içinin bahçesi, çiçeklenir, gül ve fesleğenlerle dolar.
Düşmanları andığın vakit, için, dikenler ve yılanlarla dolar, canın sıkılır, içine pejmürdelik gelir.
Bütün peygamberler ve veliler, böyle yaptılar, içlerindeki karakteri dışarı vurdular.
Halk onların bu güzel huyuna mağlup olup tutuldu, hepsi gönül hoşluğu ile onların ümmeti ve müridi oldular.”

Mevlana oğluna der ki:
Bahaeddin!
Senin düşmanını sevmeni, düşmanında seni sevmesini istemen, kırk gün onun hayrını ve iyiliğini söyle, o düşman senin dostun olur; Çünkü (gönülden dile yol olduğu gibi, dilden de gönüle yol vardır.)
Allah’ın sevgisini de onun aziz isimleriyle elde etmek mümkündür. Allah buyurdu ki:
Ey kullar, kalbinizde arınma olması için beni pek çok anmaktan geri durmayın.
Kalbinizde arınma ne kadar çok olursa, Allah’ın nurunun parlaklığı da kalpte o nispette fazla olur.
Nitekim, ekmekçinin tandırı ne kadar sıcak olursa, o kadar ekmek alır, soğuk olunca ekmek almaz

Doğum Fotoğrafı Nasıl Çekilir? Doğum Fotoğrafçısı Nasıl Seçilir?

Şubat 4th, 2010 by admin

Bugün uzun zamandır yazmak isteyip de bir türlü yazamadığım doğum fotoğrafçılığı hakkında bir kaç satır yazmak istedim. En sonunda oturdum ve yazıyorum.

2005 yılından bu yana doğum fotoğrafları çekiyorum. Fotoğraf çeken siz olunca senin doğumunu kim çekecek sorusu çok soruluyor.Eşimin kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olması  hem de fotoğraf çekmeyi sevmesi nedeniyle herkes fotoğrafları babası çeker diye de aklından geçiriyor.  Ama ilk doğum da olduğu gibi babamız ben anestezi ile kendimden geçtikten sonra ameliyathane kapısının önünde bekliyor bebek doğunca içeri  giriyor. Babalığı yaşamak istiyor ve baba adaylarına da bebek çıkıncaya kadar kapı önünde olmalarını öneriyor. Tabi ki bu bizim kişisel tercihimiz. Şu ana kadar yüzlerce baba eşlerinin yanın da oldu elini tuttu, bebeğe ilk dokunuşları eşiyle birlikte gerçekleştirdiler.

huseyin_mutlu_maya_su

Maya Sunun doğum için (1997) duruşunu, anneliğini, tarzını ve hayata bakışını çok sevdiğim Pemra Yüce ile beraber olmuştuk. Mira’nın fotoğraflarını da onun çekmesini planlıyoruz. Kendi kişisel doğum fotoğraf çekimimden yola çıkarak doğum fotoğrafları nasıl çekilir, doğum fotoğrafçısı seçimini yazmak istedim. Bir de bunu yazmam da bana e-mail ve telefon ile ulaşan bu işi yapmak istediğini söyleyen, yol göstermemi isteyen kişilere küçük de olsa bir kaynak olabileceğini düşündüm. Çünkü ben bilginin paylaşıldıkça çoğaldığına inanıyorum. Her ne kadar albüm, broşür, cd tasarımı vb hepsi karşıma birebir kopya olarak çıksa da bunlara takılmadan aynı duygularla elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. Ayrıca kişisel olarak birebir çekimler de desteklediğim bir çok fotoğrafçının da bugünler de kendi alanlarında isimleşmesi, fotoğraf çekiyor olması çok hoşuma gidiyor.

Günümüz de hemen hemen her ailede dijital kameralar bulunuyor ve bu kameralar ile de doğum anını görüntülerim diyen aileler olabiliyor. Saygı duyuyor ama tüm tecrübeme dayanarak bunun hayal ettikleri gibi olmayacağını söylemek istiyorum. Doğum fotoğrafları çekmek için çok ciddi tecrübe, alışkanlık, bilgi, birikim gerekiyor. Aynı zaman da sağlık ve tıbbi etik anlamında da donanımlı ve tecrübeli olmak gerekiyor. 16 yıl bu sektör de çalışmış biri  olarak bu konuda kendimi şanslı görüyorum. Doğum fotoğraflarının çekildiği ilk yıllara göre doktorların, hastanelerin doğum fotoğrafçılarına alışmış olsa da genel kuralların değişmediğini bilmek gerekiyor. Bu konu da önerim hastanenin hijyen ve diğer kurallarını çok iyi bilmek. Çekim yapılacak alanlar da son derece uygun hareket etmek.

yesim_mutlu-dogum_foto

Doğum Fotoğrafı Nasıl Çekilir?

Doğum fotoğrafı nasıl çekilire başlamadan önce doğum fotoğrafı çekecek fotoğrafçının 24 saat çalışma saati olacağını bilmesini gerekir. Bugün havam da değilim gidemem, çekim yapamam , kar yağıyor fırtına var vb lüksü yok. Her doğumun birbirinden farklı olduğunu, çok zevkli, çok,  heyecanlı çok da yorucu olduğunu bilmesi gerek. Fotoğrafçının kan korkusu , ameliyathane korkusu olmamalı serinkanlı olmalı.

Doğum fotoğrafı çekilecek hastanenin kuralları önceden öğrenilmeli hangi alanlara girilip hangi alanlara girilemeyeceği mutlaka edinilmesi gereken bilgilerdendir. Asla başka hastanelerle karşılaştırma yapılmamalı her hastanenin akreditasyon ve ISO kurallarının farklı olduğu bilinmelidir. Fotoğrafçı bütün steril alanları bilmeli, ona göre hareket emelidir. Doğum fotoğrafları çekebilmek için dijital bir kameraya bu kamerayla uyumlu lenslere ve fotoğrafçının temel fotoğraf bilgisine sahip olduğunu varsayarak yazıyorum.

gebelikteacilameliyatlar

Ameliyathane de veya diğer alanlar da temel kompozisyon kuralları, alan derinliği vb temel fotoğraf tekniklerini de yazmıyorum. Zaten doğum fotoğrafı çekmeyi planlayan kişiler bu eğitimleri almış kişilerdir.

Normal doğum ya da sezaryen olsun ameliyathane ortamı oldukça aydınlık bir ortamdır. Bir fotoğrafçının en büyük silahının ışık olduğunu düşünürseniz net ve harika fotoğraflar çekememek için hiçbir sebep yok. ISO değerini çok iyi ayarlamalı ve uygun ISO ile çekim yapılmalıdır. Düşük diyaframlı 2,8 ya da daha düşük lensler doğum için son derece başarılıdır. Ben uzun yıllar 50 mm lens ile çekim yaptım ama şimdi 24-105 lensim vazgeçilmezim. Hem bebek odasında hem ameliyathane de  flash kullanımı kesinlikle yasaktır!…  Hele bebek doğduktan sonra asla flash kullanılmamalı kullanan aile büyükleri vb de varsa uyarmayı borç bilmeli fotoğrafçı.

Diyafram öncelikli moda çekim yapmak yine kişisel tercihim ama yeni başlayan kişiler kesinlikle bu modu kullanmalı. Manüel çekimler de ayarlar çok özenli yapılmalı. Yeni başlayanlar sıklıkla seri çekimi kullanır . Ama art arda çıkan kareler birbirinin aynısıdır bunu fotoğrafçı çok iyi algılamalı.

Doğum anın da önemli olan bebeğin çıktığı ilk anlar, göbek kordonu kesilmeden çekilen kareler ve sonrasın da ilk ağlamanın olduğu andır. Bu süreye kadar geçen zaman da fotoğrafçı beklemelidir. Bebeğin ağladığı ana kadar mümkünse hatta tüm çekim esnasında konuşulmamalı, poz verin vb gibi sözler sarf edilmemeli, işin ehli olarak son derece profesyonel çekim yapılmalıdır. İster sezaryen ister normal doğum olsun bir bebeğin sağlıkla ağladığı ana kadar geçen süre hem hekim, hem de ameliyathane de bulunan diğer kişiler için en özel ve stresli anlardır. Bazen bebekler sağlıkla doğmayabilir. Bu anlar da çekim bırakılmalı ve stres anları çekilmemelidir.

İkiz ya da üçüz doğumlar da tüm bebekler doğduktan sonra bebeklerin yanına giderek çekim yapılmalıdır.

hosgeldinbebek

Bebek doğduktan sonra bebeğin aspire edilmesi ( solunum yolunun özel bir hortum ile temizlenmesi) vb anların çekiminin yapılması  bazı çocuk hekimleri tarafından tercih edilmemektedir. Kişisel olarak da çok kanlı, acı veriyormuş hissi uyandıran an fotoğraflarını prensip olarak çekmiyorum ve çekilmemesi gerekliliğine inanıyorum.  Bu bilgi aileler ile paylaşılmalı ve ailelere sorulmalıdır. Sonuçta bazı aileler ilk aşısı dahil bir çok kareyi isteyebilmektedir.

Bebek odası ameliyathaneye göre daha rahat hareket edilebilen bir ortamdır. Burada yine ışık göz önünde bulundurularak çekimler yapılmalı özel poz vb durumlara girilmemeli mümkünse en doğal anlar tercih edilmelidir. Bebeğin ilk bakımları bittikten sonra anne odasına gelinceye kadar bebek odasın da dinleneceğinden bebek odası daha fazla rahatsız edilmemelidir. Bebek  anne ile buluştuğu ilk an vb çekimler de yine odanın ışığına göre çekimler yapılmalı , mümkünse çok sessiz olunmalıdır. İlk emme anı oldukça özeldir ve bazen bebekler emme de başarılı olamamaktadır. İlle de ilk emme anını çekeceğim gibi olmazsa olmaz fikirlere fotoğrafçı kapılmamalıdır.

Sancılı bekleyişler yerini sevinç gözyaşlarına bırakırken fotoğrafçı çekimi tamamlamalıdır.

dogum_fotografcisi

Doğum Fotoğrafçısı Nasıl Seçilir?

Her şeyi sorduğumuz Google ile işe başlarız değil mi? Hemen “ doğum fotoğrafçıları” araması yaparak önümüz de listelenen bir sürü isim ve siteye tıklamaya başlarız.

Sitesi en güzel ve en profesyonel olanı mı seçeceğiz ? Hayır. Bu işi öyle güzel yapan profesyonel tasarımcılar var ki yurt dışı ve yurt içi diğer sitelerden toplama etkilenme vb ile güzel bir portfolyo hazırlayarak muazzam bir site yaratabilir. Sadece web sitesine bakarak karar vermemek gerekir.

Doğum fotoğrafçısının temel fotoğraf eğitimini almış olduğunu kabul ediyoruz fotoğrafçı seçerken. Zaten web sitesin de bu kişinin çalışmalarına ait sergileri, katıldığı organizasyonları vb görerek tarzı hakkın da bilgi sahibi olabiliriz. Ama yine de eğitimli ve alanında uzmanlaşmış kişileri seçmek daha doğru olacaktır.

Doğum fotoğrafçısının tecrübesi, toplam kaç doğum fotoğrafladığı sormamız gereken ilk bilgidir bana göre. Tecrübeli olmayan biri ile çalışmak risklidir, fotoğraf dışın da hastane ortamına uyum ve aşinalık konusun da sağlık ekibine sıkıntı yaşatabilir.

Doğum fotoğrafçısından örnek fotoğraflar istemek en doğal hakkınız. Seçim yaparken fotoğrafçı arzu edildiği takdirde referanslarını verebilmelidir. Web sitesinde de örnek fotoğraflar olmalıdır. Klişeleşmiş bir deyim olan ailelerin özel hayatına yer vermiyoruz vb karşınıza çıkmışsa hemen uzaklaşmalısınız. Web sitesin de yayınlanan fotoğraflar ailenin özel izniyle yayınlanır . Yine kişisel olarak söylemeliyim ki www.yesimmutlu.com web sitesin de yayınlanan tüm fotoğrafların ilgili yerler de yayınlanması için aileler ile aramız da sözleşme yapılmaktadır.

Nasıl fotoğraflar istediğinizi, doğum fotoğrafçınızın örnek fotoğraflarına ya da web sitesine bakarak beğendiğiniz tarzda çekimi belirtmelisiniz. Doğumun tekrarı yok ancak diğer bebekte…

foto_album_bebek_dogum

Genel de sık yapılan yanlışlardan birisi doğum fotoğrafçılarının oluşturduğu paketlere göre çekim planın belirlenmesi. Doğum fotoğrafçısı seçilirken bana göre paket seçiminden ve baskı sayısından ziyade çekilen fotoğrafların fotoğrafçının tarzını yansıtabilmesi önemlidir. Sizin en özel anınızı duygusal bir hikayeye  dönüştürebilmesidir. Yeter ki görebilen bir göz vizörden bakarken kalbi ile fotoğraf çekebilsin.  Zaten fotoğrafçınızın çektiği tüm fotoğrafları yüksek çözünürlükte DVD ile sizin basacağınız şekilde vermesi zaten gerekir. Siz istediğiniz fotoğrafı basarsınız.

Doğum şekliniz, doğumu yapacağınız hastane, doktorunuz vb konuları doğum fotoğrafçınız ile en baştan konuşmanız gerekir. Doğum fotoğrafçınıza 24 saat ulaşabilme şansınız olup olmadığını öğrenin. Doğum normal olacaksa son dakika da kimse ortada kalmak istemez!.  Yine doğum fotoğrafçısı seçerken çekimi kimin yaptığını mutlaka sorgulayın. Bazen sizin istediğiniz doğum fotoğrafçısı yerine  karşınız da bambaşka kişiler olabilir . Çekim için kimi istiyorsanız mutlaka bunu belirtin. J Tek çalışan bir fotoğrafçı bazen acil durumlar yaşayabilir bu  durumlar da yedek planının olup olmadığını öğrenin.

Doğum çekimi için gereken izinlerin  sizin tarafınızdan alınacağını unutmayın. Fotoğrafçı ve doğum fotoğrafları çekimini mutlaka doktorunuz ile konuşun. Bazı doktorlar çekimi ve fotoğrafçıyı kabul etmeyebilir. Doktor kabul etse hastane etmeyebilir. Karar vermekte zorlandığınız fotoğrafçılar söz konusu olduğunda doktorunuza danışabilirsiniz. Günümüz de hemen hemen her doktor mutlaka doğum fotoğrafçıları ile doğum gerçekleştirmiştir. Doktorunuzun yine tercih ettiği etmediği fotoğrafçılar olabilir. Yine doğum fotoğrafçınızın tercih ettiği, etmediği hastaneler olabilir. Bu konulara önem gösterin.

Her zaman söylediğim bir söz ile yazıyı tamamlamaya çalışacağım. Erkeklerin askerlik anıları, kadınların doğum anıları bitmez. Bu sebepledir ki hayatınızın en duygusal en özel anınız da yanınızda olacak fotoğrafçının enerjisine, hayata bakışına ve değerlerini ayrı açıdan değerlendirin. Her anne adayının bunu hissettiğine eminim. Bu  gelen ilk mail ya da konuşulan ilk telefon olsa bile…

Anders Petersen der ki:

“Fotoğrafın ne olduğu hakkında bir fikrim yok. Bunun üzerine de düşünmüyorum. Görsel unsurların entelektüel bir yaklaşımla birleştirilmesiyle fotoğrafın oluştuğuna inanmıyorum. Fotoğraf içinizden, yüreğinizden gelir, en ilkel, en hayvani içgüdü ve duygularınıza dayanır; açlık, susuzluk gibi… Aynı zamanda çocukça bir duygu ve eğlencedir, basittir, çocukça bir merak ve heyecandır. Çocuk olmak, çocuk kalmak kolay bir iş değildir, etrafınıza çocukça gözlerle bakmaya çalışın, çocuk gözlerinizi koruyun, çocuk merakınızı koruyun. Fotoğraf eğlenerek çekilir, eğlence yoksa fotoğraf da yoktur.”

 Yeşim Mutlu olarak fotoğraflarım da heyecanımı, duygularımı  yansıtıyorum. Çektiğim her karenin toplamından ben sorumluyum biliyorum. Herkesin kalbindeki fotoğrafı çekebilmesi dileğimle,

 ysmdogumfotosu

 

 

 

Hülya Avşar ve backstage…

Şubat 3rd, 2010 by admin

hulya_avsar

Resmi fotoğrafçısı olduğum MARKA 2009′da Hülya Avşar 10.yıl kutlamasında sürpriz bir şekilde sahneye çıkarak bir çok kişiyi şaşırtmıştı. BJ Cunningham  10. Yıl pastası sahneye geldiğinde Hülya Avşar’ı sahneye davet etmiş ve salon şaşkınlıkla bakakalmıştı.  Bilindiği gibi  2005 yılında konuşmacı olarak  katıldığı MARKA Konferansı’nda “Ben bir markayım” açıklamasıyla kişisel markalar konusunu gündeme taşımıştı. Şimdi herkes kendini MARKA ilan ediyor. Ama Hülya Avşar kesinlikle bu tanıma uyan sanatçılardan.

backs

Bu kısacık bilgiden sonra ben bu fotoğrafı çekerken yaşadığımız anı paylaşmak istiyorum. Hülya Avşar bazılarına göre gündem yaratmayı seven, gündemden düşmemek için elinden geleni yapan bir sanatçı. Ama gelin görün ki sahne arkasında esprili, son derece sıcakkanlı, etrafındakiler ile kızı Zehra’dan, ailesinden yani hepimizin yaşadığı günlük olayları yaşayan bir star var. O gün Kenan Işık ve Ayşegül Yürekli ile sahneye çıkacağı anı beklerken bazen kahkahaların frekansını ayarlayamadık. Bir gün bir yerler de yeniden çekeriz dedik ama birkaç kare çekmeden edemedik. O sadece pasta anı için oradaymış gibi gözükse de o pastanın gelme anının gün öncesin de yapılan provasına  saatin de nasıl geldiğini, büyük bir disiplinle provaları gerçekleştirdiğini biliyorum. Bir çok kişi eleştirir sever ya da sevmez ama perdenin arkasından görünen birkaç anı benimkisi…

pastaani

YSM J

01.02.2010

Şubat 1st, 2010 by admin

Bu sabah twittera yazdığım satırlardan ikisi.

“Bugün ki tarih ne güzel tersten de ayni 01.02.2010 .”

“Böyle tarihleri çok seviyorum mesela 20.10.2010″

FEBRUARY

WK

SUN

MON

TUE

WED

THU

FRI

SAT

5

1

2

3

4

5

6

7

6

8

9

10

11

12

13

14

7

15

16

17

18

19

20

21

8

22

23

24

25

26

27

28

9

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Twitter da beni takip etmek isterseniz http://www.twitter.com/yesimmutlu

Hala bloğuma küçük twitter kargasını ekleyemedim. Ama ne yapayım beceremiyorum bazı şeyleri her şeyi de yapmaya çalışmak istemiyorum çünkü yapacak çok ama çok daha farklı işlerim var.

 

YSM Twitter kushu :)

Nehir Bebeği Beklerken…

Ocak 30th, 2010 by admin

Her aile birbirinden özel. Bugün yine çok keyifli bir çekim gerçekleştirdik. Anne piyano öğretmeni ve konservatuvar da hoca. Onunla özdeşleşen ve düne kadar öğrencilerine ders verdiği bu piyano ile çektiğimiz o kadar güzel kareler var ki… Sadece  müziği, ritmi yaşamak bile insanı mutlu ediyor. 

nehir-piyano_deniz-baby-mine

Nehir bebeğin doğumuna bir hafta kala anne Denizin sabrına baba Uğurun onca yorgunluğuna rağmen uyumuna ve ailenin güler yüzlü enerjisine teşekkür etmek istedim. Çektiğimiz kareler onlara özel. Daha sonra seçtikleri karelerden web sitem de paylaşabileceğim.

yamandua

Farklı bir çekime gitmek zorunda olmasaydım daha da devam ederdik bu enerjiyle ama. Yaman bebeğin mevlidi için çıkmam gerekti. Yaman inanılmaz büyümüş ve kucağım da huzurla uyudu. Onu aile büyükleriyle fotoğraflamak geleceğe bıraktığımız bir andı. Hep mutlu , hep huzurlu mutluluklar olsun.

Yeşim…

Şehnaz’ın Takıları…

Ocak 29th, 2010 by admin

Süpriz süprizzz

sehnaztaki

Çok yakında Şehnazın takılarına herkes ulaşabilecek…

yepyeni tasarımlar geliyor hem de süprizlerle…

kelebeğe bayılırımm ve her zaman vazgeçilmez konseptlerimdendir :)

Biri çekmiş,

biri tasarlamış

biri de yayınlamış

size de site de bakıp incelemek kalmış :)

OLDU DA BİTTİ MAŞALLAH!..

Ocak 28th, 2010 by admin

Oldu da bitti maşallah, damat olur inşallah!..

Sünnet, ülkemizde erkek çocukların buluğ çağına girmeden önce yerine getirilen dinsel ve sosyal bir gerek ve gelenek. Son zamanlar doğumlarını fotoğrafladığım bebekler  doğar doğmaz sünnet olsa da yaz tatili, şubat tatili gibi dönemler de sünnet daha fazla gerçekleşiyor. Aile için sünnet töreni zevkli ve gururlu bir olay, mutluluk olarak paylaşılıyor. Gözlemlediğim kadarıyla erkek çocukları için de statü kazanma olayı. En azından bu sabah bunu çok yakın yaşadım. Janberk ; “ Sünnetten sonra adam olacağım” diyordu mesela henüz 7 yaşında, ilkokul birinci sınıfta ama gel gör ki olgunluk ve akıl da inanılmaz.

Sabah saatlerin de hastane buluştuk.  Heyecanı, korkuyu ve sonrasında mükemmel geçen  anları yaşamak benim açımdan anlatılmaz.  Endişelenmek,  mutluluk ile korkunun karışımı, ameliyathane adının verdiği stresin yerini huzura bırakması.  

Ama şunu söyleyebilirim ki emin eller de güven için de oluyor insan. Op.Dr. İbrahim Halil Bozkurt bu anlam da inanılmaz bir cerrah. Çevre Hastanesi’nin personeli de öyle. İlk andan son ana kadar inanılmaz yakınlık gösterdiler. Başhemşire Fatoş Hanım’ın ilgisi ancak ev ortamında olur. Herkese çok teşekkür ediyorum.

Söylemek istediğim şu ki nerede olursa olsun, sünnet özel bir an ve bu anlar yıllar geçse de unutulmuyor. Bense her zaman ki gibi geriye birkaç karelik hikaye bırakabilmek için bu anların için de gözleri dolu dolu yaşayan bir fotoğrafçı. Bana bu anıları  yaşatan tüm özel anlarını paylaşan ailelere teşekkürlerimle…

Sağlık açısından bakıldığın da sünnet için ; herhangi bir yaş sınırlaması yokmuş… Ama doktorlar 2 yaş öncesi veya 6 yaş sonrası yapılmasını öneriyor. 2-6 yaş arasında yapılan sünnetler çocuğun psikolojisini olumsuz yönde etkileyebiliyormuş. Bana göre ülkemizde sünnet zamanını örf ve adetler belirliyor. Bir de ya okullar kapanınca ya da sömestr gibi tatiller. Sünnet sağlık için yararlıymış. Yeni doğan döneminde görülen idrar yolu iltihaplarını  engelliyormuş.  İlk 1-2 gün içinde yapılan sünnet, yeni doğan dönemindeki idrar yolu iltihaplarından 20 kat koruma sağlıyormuş. Sünnet 6 aya kadar lokal anestezi, 6 aydan sonra genel anestezi altında ameliyathane şartlarında yapılıyor. Bunlar benim bugün yine dinlediğim konuşmalardan aldığım notlar J kesinlikle doktor görüşüne dayanır ama en doğrusu için herkes doktoruna danışsın lütfen…

Photographer Yeşim Mutlu

sannet_photo

 

Geleneksel Olarak Sünnet; http://www.karagoz.net/sunnetdugunu.htm sitesinden alınmıştır.

Anadolu’da çocuğun 3-5 gibi tek yaşlarda sünnet edilmesine özen gösterilir. Maddi durumu yerinde olanlar kendi çocukları ile birlikte fakir çocukları da sünnet ettirirler ve hepsine birden sünnet kıyafetleri alıp sünnet düğünü yaptırırlardı. Sünnet düğünü sünnetten bir kaç gün önce başlar, çocuk sünnet kıyafetleri giyip arkadaşlarıyla birlikte araba, fayton ya da ata bindirilip gezdirilir.

Sünnet kıyafetleri için iki önemli aksesuar, başa giyilen takkesi ve çapraz olarak elbisenin önüne takılan “Maşallah” yazılı kumaş şerittir. Sünnet düğünü olacak çocuk bir hafta önce akraba ve eş dosta götürülerek el öptürülür ve sünnet davetiyesi bırakılır. Sünnet davetiyesi özenle seçilir. İstanbul’da çocuğun sünnet düğünü öncesi Eyüp Sultan’a götürülmesi, ailenin durumu uygunsa kurban kesilmesi bugün de rastlanan bir gelenektir. Anadolu’nun hemen her yöresinde sünnet “ilk mürüvvet olarak kabul edildiğinden ailenin durumuna göre küçük bir tören ya da düğün yapılır. Sünnetin olacağı gün akraba ve yakınlar davet edilir, sağdıç ya da çocuğun yakınlarından biri çocuğu tutar “oldu da bitti maşallah sözleri, çalgılar ve çocuğun ilgisini dağıtmak için yapılan gürültüler eşliğinde sünnet gerçekleştirilir. Bu sırada çocuğun ağzına lokum verilir; yatağına yatırdıktan sonra kukla, hokkabaz, karagöz gösterileri başlar, çalgılar çalınır. Sünnet çocuğuna düğüne katılanlar çeşitli armağanlar verir ya da yastığının altına para koyarlar. Sünnet’ten bir kaç gün sonra mevlit okutmak da yaygın geleneklerdendir. Eskiden sünneti daha çok hocalar yaparlardı, ilkin kuran okunur, daha sonra çocuk sünnet edilirdi. Hocaya armağan olarak bir kalıp sabun, havlu, bir kutu şeker ve para verilirdi. İlkin çocuğa, daha sonra konuklara gülsuyu kokulu şerbetler ikram edilirdi. Saraylarda yapılan sünnet düğünü çok gösterişli olurdu. Bunların en büyükleri 3. Murat ve 3. Ahmet döneminde yapıldı.

 Anadolu’nun bazı yörelerinde ise sağdıçlık yerine çok eski bir Türk geleneği olan kirvelik vardır. Sünnet çağında çocuğu olan bir baba, tanıdığı ve güvendiği bir kişiye kirvelik teklif eder ya da kirvelik önerisi babanın bir dostu tarafından kendiliğinden yapılır. Kendisine kirvelik teklif edilen kişi bu teklifi mutlaka kabul etmek zorundadır, teklifi kabul ettiğinin göstergesi olarak çocuğa çeşitli hediyeler verir. Çocuk sünnet olacağı zaman her türlü ihtiyacını ve sünnet düğünü masraflarını kirve karşılar, sünnetçinin önünde de çocuğu kirve tutar. Anadolu’nun bazı yörelerinde sünnet sırasında damlayan kanın çocukla kirvesi arasında bir kan bağı oluşturduğu görüşü yaygındır. Bu nedenle kirvenin çocukları ile sünnet edilen çocuk ve kardeşleri evlenemezler.

Sünnet yatağı: Sünnet yatağının bulunduğu oda, gelin odası gibi süslenir, eğer sünnet evinde yoksa eş dosttan geleneksel örtüler, yaşmaklar, kilimler bulunur, yatağa süslü örtüler serilir ve çocuğun başucuna muhafaza içinde bir kuran asılır. Odaya gül suyu serpme ve nazara karşı dört bir yanını hocaya okutma da yaygın uygulamalardandır.