Arabaları oldum olası çok severim. 18 yaşımdan bu yana bir çok farklı model/marka araba kullandım. Kendime ait arabam olduğundaysa  henüz 22 yaşındaydım. İyi bir kullanıcı olduğumu söyleyebilirim. Model , vites , marka vb fark etmeksizin her arabayı kullanabilirim. Tek nefret ettiğim trafik. Geçen gün açıklandı malum İstanbul’da yaşayanlar ömrünün 3 yılını trafikte geçiriyormuş. Bu trafikte de insan konforlu bir aracı tercih ediyor haliyle.

Son günler de arabamı yenilemeyi planlıyordum ki. Farklı bir telaşım var şimdi.. Bitsin 2013 de umarım hayal ettiğim araba benimle olur.

Araba alma kararım da beni en çok donanım ve kullanıcı deneyimi etkiliyor. Ve mutlaka alacağım aracı test etmek istiyorum. Size de haftasonu test etme fırsatı bulduğum Hyundai i20 ile ilgili kısa deneyimlerimi paylaşacağım.

Aracı teslim almak için epey bir trafik çektim. Kozyatağı Hyundai’ye vardığım da neredeyse bayılmak üzereydim. Ama arabanın rengini görünce tüm enerjim yerine geldi. Ne hoş bir rengi vardı. Hiç kırmızı arabam olmamıştı. İlk kez bu renk bir araç kullandım 🙂 Araç hakkında bilgi ister misiniz diye soranlara yok kendim öğreneyim daha iyi diyerek kibarca reddettim ki daha çok bilgi verebileyim. İlk izlenim anahtarsız çalışan bir araba. Bas frene çalışssın bas frene dursun bu kadar.

Kendi aracımdan araba koltuklarını ve puseti i20’ye aktardım. Maalesef bagajı benim gibi üç çocuklu bir anne için çok uygun değil.Bir de her çukurda bagajdan ses geliyor gibi geldi bana ama benim de hüsnü kuruntum olabilir 🙂 Ha bu arada teknik detaylar için Hyundai resmi sitesinden aldım  i20 tıklayın lütfen. 295 litrelik bagaj hacmi de segmentine göre gayet başarılıymış ama bana yetmedi 🙂

Araba koltuklarını arkaya yerleştirince bizim yardımcıya oturmak için çok az yer kaldı. Akşam yemek için yol aldığımız da çok eğlendik. Tam kız arabası esprisini yapmadan duramadık  🙂 Ayrıca araç koltuklarında isofix standart söylemeden geçmeyeyim. Üç sene önce Volvo 40 kullandım ve isofixi biz taktırmıştık. İsofixsiz bir araç düşünemiyorum.

Özellikle şehirli bir araç i20. Keyifli, sürüşü kolay ve park  kolaylığı var. Farları da çok hoş. Estetik açıdan da bakmak lazım araca ama değil mi?  LED gündüz farları bence i20’yi gündüzleri bile fark edilir kılmış.Elektrikli katlanır aynalarını yanlışlıkla kapatınca yolda çok güldüm. Sakar YSM dedim kendime sakarsın işte…

Aracın iç mekanı dizaynı ve renklerini çok sevdim. Ses sistemini başarılı buldum Yolda müzik benim için vazgeçilmez. Direksiyonun üzerinde görev yapan kumanda elemanları çok pratik.  Gösterge panelini çok rahat görebiliyorsunuz. Dijital klima da hiç klima kullanmayan bile el yordamıyla kullanabilir o derece pratik.En sevdiğim özellikten bir tanesi klimanın torpido gözü ile bağlantısının olması.çocuklarla ilgili soğuk tutulması gereken her detay buraya.

Benim araçta en sevdiğim özelliklerden bir tanesi de vites kolunun hemen önündeki alanda AUX ve USB girişleri olan ses sisteminin olması.  Bluetooth üzerinden de müzik dinleme özelliği var. Ayrıca süper bir detay var ki yazmadan geçemeyeceğim.  Dikiz aynasına entegre edilmiş geri görüş kamerası .  Park sensörleri ile beraber süper işe yarıyor.

Güvenlik açısından Euro Ncap çarpışma testinden 5 yıldız almayı başarmış. Bu sebeple güveni onaylanmış. Ama ben fren ve direksiyon da biraz takılı kaldım bu yönde yorum var mı bilmiyorum Varsa yazın bana..

Bu arabayı neden tercih edeyim derseniz:

  • Kesinlikle Şehirli,
  • Keyifli sürüşe sahip
  • Kullanımı çok kolay
  • İç mekanı yeterli genişliğe sahip(iki araba koltuksuz)
  • Zengin donanıma sahip
  • Makul fiyat daha ne olsun

İnstagram ve twitterdan bu sürüşü paylaştığım da bana gelen mesajlara da söylediğim gibi gidin görün test edin. Çok keyifli, olması gereken her şey var. Siz de test etmek isterseniz en yakın bayiye…

Hyundai Türkiye’ye de benden  selam söyleyin. Teşekkürler Hyundai Türkiye…

YSM-araba sever