Rüzgar kapıları çalar aşk hayalleri
Hayal gerçeği kovalar, yaşam ölümü…

Aşk, hayal, yaşam ve ölüm. Aşk ve Hayal hayatımız da olması istenen ve zaman zaman bizi biz olmaktan öte etkileyen kelimeler.Yaşam ve Ölüm ise her an yanımızda, her an içimizde. Bu ölüm korkusu yaşamdan vazgeçmek değil aksine hayatı yaşamak, yaşatabilmek ve anlamlandırabilmek ve var olmayı taşımalı öncelik ile… Aşkda hayalde ve sevgide.

Hayaller kurarız bitmek bilmeyen uçsuz bucaksız sorgusuz yanlışsız ve sansürsüz. Ne ayıplayan vardır ne de yargılayan paylaşmadıktan sonra kim nereden bilebilir ki hayallerimizi. O kadar özgür o kadar sınırsızdır ki bu hayaller olağanüstü duygulara taşır insanı. Hiç olmayacağını bilseniz bile gönlünüzce yaşarsınız. İster uyuyan güzel olun, ister öpünce Kurbağa Olan Prens … Nasıl isterseniz! Kim engeller ki sizi sizden başka. Ya hayaller gerçek olursa bir gün. Bir şaşırtmaca yaşansa bir an için karşınıza bir büyücü çıksa ve bir hayalinizi gerçekleştireceğinizi söylese size o anda. Hayaller gerçek olacak işte. Hayalleriniz hazır mı? Hadi ne duruyorsunuz. Çok zamanımız yok aşk, yaşam , ölüm çizgisinde gerçekleştiremeden yitmek var kendimizi. Hayaller insanın gelecek gücüdür. Hayal insana güç verir. Güç verdiği gibi, gerçekleşme hayali bile mutlu eder insanı.

Yaşam gerçekler hiç de güç vermez insana. Hep öğrenerek hep deneyerek acı çekerek yaşamaya çalışırız. Yaşam öyle bir deneyimdir ki ne zaman ne yapacağımızı bilmez halde çok zaman şaşkın ördek gibi dolaşır dururuz ortalıkta. Tam bir anda “bitti her şey tükendi” derken yaşamın ne anlamı var diye kendi kendimize söylenirken bir umuda bir hayale tutunmaya çalışırız . Evet işte bir hayal çoğu zaman kurtarıcı olmaz mı? Çok yaşadım bunu hem de çok yaşayanını gördüm siz ne derseniz deyin yüreğim dinlemez bir kere. Açmış gözlerini sevgiye hayale.

Aşklar; aşklarım, aşklarımız , aşk. İnsan hayatında hayaller kurduran, özlemlenen, istenen, arzulanan ve yokluğunda gecelerce gözyaşı döktüren. Öyle büyük bir güç ki! İnsanı benliğini ele geçiren değer yargılarını hayallerini değiştiren. Sadece iki dünya arasında özelleşen ve bu dünyadan beslenen. Bazı aşklar umutsuz, mutsuz, hüzün dolu; insanı karşılıksız oldukça yokluğa dayanılmaza iten. Bazı aşklarda var ki yaşam veren hayata döndüren . İnsanın ayaklarını bastığı yerden tutunda havalarda gezmek ötesinde binbir düşünceye sevgiye mutluluğa hayale iten aşklar. Öyle bir aşkdır ki iki dünyanın kesiştiği noktada her seyin yeniden başladığı. Renklerin capcanlı hissedildiği, sarkıların ayrı duygular ile dinlendiği, acaba şimdi ne düşünüyor, acaba şimdi nerede ne yapıyor denildiği, her an nasıl mutlu ederim diye düşünülen eskiden imkansız görülen gerçekleştiğinde de sadece büyük olarak ve benzersiz olarak yaşanan aşk.

Her aşk benzersizdir çünkü hiç bir aşk diğer aşklara -kimsenin yaşadığı aşklara – benzemez. Her aşk iki insana özeldir. Ne derlerse desinler kim uydurursa ilk aşk unutulmaz diye aşk unutulmaz . Ruh, eş, sevgi, yaşam olan aşk büyür sevgi ile. Aşk öyle ki hayata döndürür kör gözleri, besler kanıyla ısıtır donmuş damarları. Birer birer yıkar kötü anları. Sadece aşk sadece büyük bir aşk yapar bunları. Aşık olmak , aşık olunmak ve aşk olmak. Aşk olur insanlar sadece. Bir beden de yaşayan bir ruhda varolan bir hayalde buluşan.

Yaşam ölümü kovalaya dursun… Hayal kurmalı insan aşkları olmalı. Hayat gelip geçiyor hep. Ne bugünün ne yarının garantisi hiç yok işte. Ölüm iki nefes arasında bekliyor bizi. O bize yaşatmadan soğukluğunu aşk ile sevgi ile hayat ile dolarak yaşayalım hayatı. Bir nefes, bir dudak, bir göz, bir kalp, bir can olarak yaşayalım . Her zaman aşk ile…

Aşk ile,
Aşkım ile,
Aşkın ile,
Aşkımız ile,

Yeşim Şahin
21/01/2002 18:00