Hrant Dink Vakfı’nın “Vicdan Filmleri” projesi, yeni kısa filmlerle vicdanın yeni yüzlerini görünür kılmaya devam ediyor.

2011 başvuruları için son tarih 15 Eylül

Geçen yıl çeşitli türlerde birçok filme ev sahipliği yapan proje, bu sene de dünyanın her yerinden, amatör, profesyonel eli kamera tutan herkesi film çekmeye davet ediyor.

Bu daveti kabul ederek kamerasını vicdanına çevirenler, 15 Eylül 2011 tarihine kadar www.vicdanfilmleri.org adresine film yükleyebilecek.

Jüri; Arsinee Khanjian, Costa Gavras, Cüneyt Cebenoyan, Ferzan Özpetek, Hale Soygazi, Nadje Al-Ali, Rakel Dink ve Serge Avedikian’dan oluşuyor.


The deadline for 2011 applications is September 15th


The “Films about Conscience” Project by the Hrant Dink Foundation continues to make visible the new faces of conscience through new short films.

The project, which hosted several films from various genres in it’s first year, is inviting once again everyone using the video camera either professionally or amaterusihly, from all over the world.

The ones who accept this invitation and turn their cameras to their conscience will be able to upload their films to the web-site www.filmsaboutconscience.org until September 15th 2011.

Jury members are Arsinee Khanjian, Costa Gavras, Cüneyt Cebenoyan, Ferzan Özpetek, Hale Soygazi, Nadje Al-Ali, Rakel Dink and Serge Avedikian.

“GELİN, VİCDANIMIZLA BAKALIM

Bu çağrı hepimize. Eli herhangi bir kamera tutabilen herkese.

Gelin, kameralarımızı elimize alıp dünyaya bakalım. Dünyaya vicdanımızla bakalım.

Gelin, vicdanımıza görünenleri birbirimizle paylaşalım.

Mesela… Yol kenarında yalnız bir kadın olmak, sokaklarımızda bir engelli olmak.

Mesela… Kendi ülkesinde ‘sürgün’ olmak, ana babanın dayağa kalkan elini izleyen küçük bir çocuk olmak, okullarımızda başörtülü olmak, HIV pozitif olmak, dayağa mahkûm olduğu evinde hapis bir kadın olmak, cinsiyet ve cinselliği kapalı kutulara hapseden bir dünyada transseksüel ya da eşcinsel olmak, ‘duyulur’ endişesiyle anadilinde konuşmaktan korkmak.

Mesela… Savaşmaya, eline silah almaya, öldürmeye mecbur kılınmak, koca şehirlerde zenginliğin orta yerinde açlık sınırında yaşamak. Hatta mesela… Bir sokak köpeği olmak… Dünyanın herhangi bir yerinde ‘öteki’ olmak.

Belki de mesela başkaları için önemsiz, sıradan bir ayrıntı olan ama tam da bizim vicdan gözümüze takılan o benzersiz şeyi bulmak.

Elbette vicdan sadece gözlerden ibaret değil. İyi ki de değil. Vicdanın bir de elleri var. Vicdan, kötülüğü sadece görmekle yetinmez, ona karşı harekete geçer. Vicdan, zulmü sadece kaydetmekle yetinmez, ona son vermek için mücadele eder. Vicdan, sadece mağduriyeti kayda geçmekle kalmaz, bizzat mağdur için, mağdurla dayanışma içinde bir şeyler yapmanın da derdinde olur.

Ve son olarak, vicdan tamamen özgürdür. En doğrusunu yine kendi bilir. Dolayısıyla yukarıda verdiğimiz tüm örneklemeler, sadece projeye katılmanız için ilham ve teşvik amaçlıdır; yollayacağınız işlerin çerçevesini tanımlama ve sizi sınırlama amacını asla gütmez.

Öyleyse gelin, dünyaya şöyle bir vicdanımızla bakalım. Ve en fazla 5 dakika uzunluğunda bir kısa film çekelim.

İhtiyacımız olan tek şey, bir çift göz, bir kamera ve gönül gözü vicdanımız.

Gelin, vicdanımızla bakalım. Ortak bir vicdan için vicdanlarımızı görünür kılalım.

“Gerçekliği kabul edip etmemek esasen herkesin kendi vicdan sorunudur, bu vicdan da temelini bizatihi insanlık denilen ortaklığımızdan, ‘insan’ kimliğimizden alır.”

Hrant Dink