Son günlerde sosyal medyada birçok kişinin Uber kullandığını görebilirsiniz. Uber, 70 ülkede faaliyet gösteren araç çağırma uygulaması. Yolcularla sürücüleri akıllı telefon üzerinden buluşturuyor. Amacım size Uber’i tanıtmak ya da anlatmak değil, kişisel bir deneyimleyememe yazısı yazmak aslında.

Yazıyı yazarken ne Uber, ne de Türkiye’de temsil eden ajansı tarafından yetkilendirilmedim. Yazı tamamen kişisel bakış açımı yansıtıyor. Yani sponsorlu bir yazı değil. Yazı içeriği için tarafıma bir ödeme (Advertorial) yapılmadı.

Geçtiğimiz ocak ayında Uber’i deneyimlemem için bir e-posta aldım. E-postayı ileten kişilerle aramızda bir kaç yazışma gerçekleşti. Kendilerine Uber deneyimini Bahçeşehir’de olmam sebebiyle yaşayamayacağımı aktardım. Yetkili kişiler “Bahçeşehir’e yakın araçların da olabileceğini, yine de arzu edersem şehir içinde Uber’i kullanabileceğimi” belirttiler. Belirli kredi içeren Uber kullanım tekliflerini nazikçe geri çevirdim. Bunun sebebini de kendilerine anlatabildiğimi sanıyorum.

Bahçeşehir’de taksi bulmak bile zorken Uber ya da diğer alternatif taksi çağırma uygulamalarından hizmet almak zor. Uber ile ilgili son yazışmamız da önerileri  “şehire kadar aracımla gidip, aracımı park ettikten sonra şehir içinde Uber kullanmam” yönündeydi. Bu bana  hiç  mantıklı gelmedi açıkçası. Şehire kadar aracımla gittikten sonra ( malum en yakın yer 35 km benim tarafta) neden Uber kullanayım ki? Son  günlerde bir değişiklik yoksa Bahçeşehir’de yaşıyorsanız Uber  kullanma ihtimaliniz zayıf. Eğer değişiklik varsa ne hoş diyelim.

Bu sebeple sosyal medyada kullandıkları #uberheryerde etiketinin fazla iddialı olduğunu düşünüyorum. Çünkü Uber her yerde değil, en azından benim yaşadığım yerde.

YSM