ysmsergi
Bugün Dünya Kadınlar günü için düzenlenen  Gezenbilir Fotoğraf Sergisi” Istanbul Kadınları ” sergisinde iki fotoğrafımla kadınlar günümü kutluyorum. Bu günde eski bir yazımı yeniden, yineden paylaşıyorum.
Türkiye’de Kadın Olmak
08 Mart 2006 Dünya Kadınlar Günü’n de dünyaya Kadın bakan kısımdayım. Kadın olmanın her halini yaşadığımı düşünüyorum. Dünyaya yeniden geldiğinde cinsiyet seçimin ne olur deseler yine kadın olmak isterdim derim. Kadın olmaktan kendim olmaktan son derece mutluyum. Erkek olsam çok zorlanırdım. Hepimizin bildiği ama okurken ya da yaşarken pek dikkat etmediği günümüzün kadınlık halleri.

2006 da Türkiye’de kadınlık halleri:

Hala sokaklarda laf atılıyor. Taciz ediliyor. Kadınlar hala dayak yiyor, özgürlüğü nadir yaşıyor, kadınlık hisleri doğru algılanmıyor saygı duyulmuyor. Kadınlar kuş gibi ev kafeslerinde hala.. Erkek çocuk doğur, kız çocuk doğur diye zorlanıyor. Çocuğu olmayanların üzerine hala kuma getiriliyor. Kadınlar çalışıyor, iş hayatında kadınlar yine de hak ettiği yeri alamıyor. Gününü, canını sıkanı hala anlatamıyor. Kadınlar sexe zorlanıyor, yatakta aşağılanıyor başı ağrısın istenmiyor. Hasta olduğunda kimse çorba yapmıyor. Hatta hasta olması suç oluyor. Çocuklar baba gibi başına ekşiyor. Kadınlar hala kız kıza sokakta dolaşamıyor. Dolaşıyorsa da gecenin sonunda mutlaka tacize uğruyor. Geceleri alışveriş merkezleri dışında yemek yemekte zorlanıyor içki desen içemiyor, sarhoşluk kapalı kapılar ardına ait. Sarhoş olunca da dağıttı deniyor. İster 2006 ister 2026 olsun kadınlar hala kimliğini istiyor… Yorum hepimizin,

Yeşim Şahin