Bir yıl daha geçmiş gitmiş. Nasıl geçmiş ne zaman geçmiş … Geçen sene bugün Kazdağların da keyif sürerken şu an 40 derece temmuz sıcağın da kucağım da Mira, eteğim de Maya 🙂 halindeyim. Geçen sene güneşin altında havuzun denizin salıncağın ve bilumum tatil keyfini yaşarken bu sene değil güneşlenmek burnumu bile çıkartsam kar sayıyorum. Bir yıl önce Mira’nın geleceğinin sadece hayali vardı şimdi guguşlarıyla yanımda. Kocaman bir aile olduk Maya’nın deyimiyle… Kolay değilmiş aynı evde iki küçük çocuk.

Bu sene kendime doğum günü hediyesi tatil veremedim. ama sabahtan bu yana yasaklı olan tüm gıdaları yiyorum. O kadar da abartı değil. Biraz çikolata biraz soğuk kahve etc. Akşama da niyeti bozdum giremediğim havuz manzarası eşliğinde pembe şampanya içeceğim zaten son günlerde aklım fikrim pembe 🙂

Nasıl mı hissediyorum? İnanamıyorum bu üç kızı ben mi doğurdum? Doğurma imkanım olsa gene doğururum ama artık zor ! Yan yana geldiklerin de gözlerim şaşı oluyor ve mutlu oluyorum. Bir yandan da yaşlanıyor muyum endişesine kapılıyorum. 39 oldu evet ama hiç 39 hissetmiyorum. Sadece hayatı kaçırmaktan ve yetişememekten korkuyorum. Çünkü ben yaşamayı, hayatı her şeye rağmen çok seviyorum. Bugün rengarenk yüreğim. Bakmayın siyah beyaz fotoğraf koyduğuma. Fotoğrafçının fotoğrafı olmuyor pek olsa da ehil ellerden çıkmayınca pek kayık oluyor 🙂 Bir de benim gibi estetik düşkünü olunca hiç beğenmez oluyor.

bazıları gsm ile çekildi silah zoruyla 🙂

Şimdi gidiyorum emzirelecek bir bebek öğlen yemesi gereken abla bebek var. Fırsat bulursam yazarım kimbilir.

Ps: Beni yalnız bırakmayan ve doğum günümü gsm, sms, facebook, twitter etc kutlayan  tüm dostlarıma teşekkür ediyorum. Görsem hepinizi alnınızdan öpüp kocaman sarılacağım.