21 Mayıs Dünya Süt Günü . Günün anlam ve önemine uygun olarak Dünya Süt Günün de Fikirannesi ev sahipliğinde Uzman Diyetisyen  Selahattin Dönmez’den süt gerçeklerini dinledik. Hatta dinlemenin ötesinde orada bulunan bir çok anne olarak başının etini yiyerek süt ile şehir efsanesinin ötesine geçerek bir çok soru sorduk.

Genel de tü kaka olan ya da bazı sebeplerle hedef haline gelen ürünlerle ilgili olarak kişilerin kurban mı yoksa avcı mı olarak hareket ettiğini izliyorum. Ben ikisi de oldum. Süt ile ilgili olumlu olumsuz deneyimlerim var. Bu sebeple bu yazıda süt şöyle şahane böyle önemliden öte kendi deneyimlerimden yola çıkarak kendi hayatımda süte bakışımı anlatacağım. Uzman olmadığım içinde sütün besin değeri, süt üretimi ve teknoloji kısımlarını da bu buluşmadan kalan notlarla aktaracağım.

Dünyanın en mucize sütü anne sütü biliyoruz. Dünya ile tanıştığımız gözlerimizi açtığımızda ki ilk besin. Bu sebeple süt gerçekleri anne sütü vb lütfen kıyaslanmasın en baştan yazayım. Ayrıca her aile , kişi, anne, baba vb kendi kararını verir.

  • Süt içeriğine bakılacak olursa; ortalama %87,3’ü su, %5′i karbonhidrat, %3,5’i yağ, %3,4’ü protein, %0,7’si de mineraldir. Süt, C vitamini ve demir dışında, başta kalsiyum, protein, fosfor, A ve özellikle B grubu vitaminlerinden B12 ve riboflavinin iyi bir kaynağı.
  • 13 milyon tonu ülkemizde olmak üzere, dünyada yaklaşık olarak 700 milyon ton süt üretilmektedir. Ülkemizde üretimi yapılan sütün %92’si inek sütüdür. Geri kalan %8’lik kısımda koyun, keçi, manda, deve, eşek gibi hayvanların sütleri.
  • Süt tüketimin; kemik sağlığının yanı sıra obezite, kanser, hipertansiyon, diyabet gibi kronik hastalıklardan koruyucu etki gösterdiği, diş çürüklerini ve osteoporozu önlediği, aynı zamanda tokluk hissi sağlayarak kilo kontrolünde etkili olduğuna yönelik kanıtlar bulunmakta

Melis, anne sütünü(3,5 ay) en az alabilen kızım. Mama da alamadı süt bir yaşına kadar yasak. Sonra da ortaya çıkan laktoz alerjisi 1995 li yıllarda bir marka dışında laktozsuz süt Türkiye’de yok 🙁 Süt içti mi evet zorla başının etini yiye yiye. İçmediyse peynir, yoğurt ama günümüzde süt ile ilişkisi negatif.

Maya Su, 6,5 anne sütü aldı . 1,5 yaşında ortaya çıkan süt ve yumurta alerjisi sebebiyle 3,5 yaşına kadar keçi sütü dışında süt ve ürünleri tüketemedi 🙁 Zor muydu evet . 3,5 yaş sonrası 6 yaşına kadar düzenli süt tüketti. Şimdi süt ile ilişkisi peynir yoğurt dengesinde.

Mira, 13 ay anne sütü aldı. Alerji vb yaşamadık. Anne sütü kesilmesi sonrası organik paketli süt tüketiyor. Sütü çok seviyor her gün çocuk doktorunun önerdiği miktarda süt tüketiyor. Çünkü fazla süt ve süt ürünleri tüketimi çocuklarda demir eksikliği ve anemiye sebep olabiliyor. Ben söylemiyorum uzman çocuk doktorumuz söylüyor.

Sağlık için tüketilmesi gereken miktarlar “Türkiye Sağlıklı Beslenme Araştırması”na göre:

Okul öncesi çocuğun diyetinde süt ve türevlerinden günde 2-3 porsiyon bulundurulmalıdır. Ergenlik ve yetişkinliğe geçişte ise süt ve türevlerinden günde 2 porsiyon, menopoz döneminde kadınların 3 porsiyon, hamile annelerin 4 porsiyona kadar günlük beslenmelerinde mutlaka tüketilmesi gereken bu grup yaşlılıkta ise kemik yoğunluğunun kaybolmaması adına mutlaka içilmelidir. “

IMG_1206

Sütlü kahvaltılar hatırası YSM; Selahattin Dönmez, Pelin Çini, Nihan Kayalıoğlu, Nora Romi

YSM; bendeniz sütü seviyorum. Süt ürünleri de ailemizde  en çok tüketilen grup. Paketli (UHT)  ve günlük süt (pastörize) tüketimi söz konusu. Bir anne olarak bir dönem (Mira süte yeni başladığında ve benim o dönemler süte iyice kafayı takmış olmam sebebiyle) ailemize süt sağlayıcılarımıza süt veren ve Çatalca’da çiftlikten gelen çiğ süt verdim. Sonuç “brusella” tüm aile yardımcımız dahil kötü bir tablo . Sütten ağzı yanan bir kadınım ben. Çiğ süt maceram brusella ile sonuçlanınca tövbe bir daha sokmam eve ve hiç bir yere. Bir de evin beyi ile yaşanan kavgalar cabası. Tıp insanına bunu anlatmak iki kere zor neyse geride kaldı.

Amcamın Çanakkale’de inek çiftliği var. Kızları da ineklerle tanıştırdığım yer hatta. Doğan buzağılara isimlerini veriyorlar çok eğleniyorlar . Bu işin magazin yanı. Amcam bir süt üreticisi ile anlaşmalı ve günlük olarak el değmeden otomatik makinalarla sağılan sütler özel tanklarla süt üreticilerine teslim ediliyor. Amcamın inekler için çalışan görevlileri var. Bu inekler doğal ortamda dağda, merada vb yazları otluyor. Kışında yine amcamların inekler için ektikleri ve kış için hazırladıkları yemleri yiyorlar. Hatta bahar aylarında otlandıklarında sütün kokusunun değiştiğine şahit olmuşluğum var. Yani sütün kaynağını da amcamın süt çiftliğinden biliyorum. Bilemediklerim içinde yorum yapamam. En çok antibiyotik hasta inek mevzusu konuşulur. Hasta ineğin sütü dökülüyor. Hem de ne dökülme siz iki kutu süt alıyorsunuz bazen günde çok ton süt döküyorlar Çünkü hasta ineğin sütü diğer sütlerle tanklara karıştırılmaz. Yapan varsa zaten vicdanı nasıl rahat eder bilemiyorum.

Süte neden ısıl işlem uygulanmalı?

Isıl işlem mikroorganizmaların üremesine engel olunması ve sütte kaliteyi etkileyen enzim faaliyetlerinin durdurulması için uygulanıyor. Çok konuşulur çok yazılır daha teknik bilgiye kolayca ulaşabilirsiniz. Ben size kendi hayatatımda ki süt gerçeklerini yazdım.

Uzun ömürlü sütlerde katkı maddesi çelişkisi

Uzun ömürlü sütlerde herhangi bir katkı maddesi eklenmesi yok. Varsa da onların günahı bize sürekli anlatılan bu 🙂 Uygulanan kontrollü bir ısı ve ambalajlama tekniği ile besin kalitesi korunuyor.

İster A sütü tüketin ister B yeter ki tüketin.

Aksi bir durumunuz olmadığı takdirde süt tüketmek bana göre çok sağlıklı.

YSM – Süt sever