Bu kadar hızlı olacağını bana üç sene önce söyleseniz inanmazdım. Bu sergi için bir çok kapıyı çalmıştım. Hepsi birer birer yüzüme kapanmış ve hayal kırıklığım tavan yapmıştı. Şimdi yaşadıklarım gerçek mi rüya mı ayırt edemiyorum. Evet görgüsüzüm ben görmemişin sergisi olmuş modundayım. Ama siz kendinizi benim yerine koyun sadece bu satırları okurken. Bir anne düşünün hamilelik ve loğusalık hormanları pik yapmışken doğum sonrası aklına fotoğraf çekmek gelen. Doğurduğu anda etrafına söylediğin de ya anestezi etkisi herhalde dediklerini düşünün. O an bebeğinin her anını çekmek isteyen fotoğraf oburu. Ve o an başladım hastane de fotoğraf çekmeye.  Hala çekiyorum .

En zor modelim benim Maya Su. 365 gün boyunca an geldi hadi be dedirtti bana bugün çekmeyeceğim çekemeyeceğim. ama yılmadım, o bebekti ben anne ve bir düş görmüştüm o zaman. Türkiye’de ve dünyada bir ilk olacak kızımın fotoğraflarından oluşacak bir sergi açacaktım. Çektim, çektim .çektim. 365 gün bitti devam ettim. Sonra her ayını çekmeye başladım, hala bu ritüel devam ediyor. Ve bildiğim kadarı ile de bir örneği şimdilik yok…

Mira ablası kadar şanslı olamadı. Onun aylık fotoğrafları dışında 365 günü yok. Yıllar sonra bana kızacak biliyorum ama nedense onda çok farklı stresler yaşadım ve o hallerini hatırlamasını istedim. Varsın olmayıversin dedim belki şimdi de o yüzden fotoğraflarının kurtarılması gerekiyor.

Az yazacaktım, sonra çok uzun yazacaktım ama içimden döküldü satırlar. paylaşmadan geçemedim.

Kısa sözün özeti sergime bekliyorum. Gelin yalnız bırakmayın beni emi 🙂

YSM- fotoğrafçı, anne