Bazı tarihler de benim için çekim yapmak çok keyiflidir. 05.05 gibi. Bugün de Alp Ege bebeğin aile çekimi vardı. Ve sevdiğim tarihte çekim yaptım. Çekim sırasında ısrarla çalan bir telefona sahiptim(sessizde olmasına rağmen) Meğer 30 yaşa mektuplar projesi için Raffi Portakal’ın fotoğraf çekimi için uygun olduğunu  söyleyeceklermiş. Yine çekim sonrası Acıbadem Maslak’ta çekim için bulunan Burçin Çobanoğlu ile yarım saat de olsa tadına doyamadığım sohbet (yine bir ara yazacağım bu yazının içine uygun olmaz) . Maslak’tan Nişantaşı’na yolculuk. Ama arada bir İstinye Park’ta yemek ve Ajda molası verdim bunu da bilahere yazacağım.

Bilseydim arabamı Taksim’de otoparka bırakır öyle giderdim çekime. Çünkü Mim Kemal Öke caddesin de otopark yeri bulmak ne mümkün kaldırımlar bile dolu. Epey aşağıda bir otoparka bıraktım bırakmaz olaydım. Ayağımda 11 cmlik çizmeler, üzerimde trenchcoat ve elbise, fotoğraf çantası, omuz çantası . Tam teşekküllü kameraman ben! Zavallı ben ayaklarıma kara sular indi o yokuşu çıkarken. Erken gittiğim için girmeden önce nefes nefese Delicatessen Nişantaşına kendimi attım bir latte içip kendime gelmeye çalıştım. Halime acımış olmalılar daha beyaz koltuğa oturur oturmaz garson bir bardak su getirdi bana. Yaşa varol dedim 🙂 şaşırdı bilse o yokuşu üzerimde 20 kilo ile çıkmışım.

Biraz soluklanıp çekim için sanat galerisine geçtim. Sanat Galerisi sarayın hazine dairesi sanki. Siyahlar içinde değerli gümüşler, tablolar ve diğerleri. Maalesef gezme şansım olmadı, niçin geldiğim daha önceden söylenmesine rağmen bir kaç kez daha anlattım. Ne diyeyim bu da böyle bir deneyim olsun her zaman kedi ciğer yemez ya…

Raffi Bey son derece olumlu yaklaşan birisi poz vermeye son derece alışkın ama ben daha ışık vb ayarlamama kalmadan “tamamdır çekim “diyerek “vereceksin bana değil mi bu fotoğrafları ” dedi. Tabiki onun hakkı vereceğim ama yanımda kart okuyucu yok zaten onun çekimi için evden de çıkmamışım. Çalışma masasında çekeceğimiz fotoğraf öncesi takılıyor “fotoğrafları alamazsam orada da çekim yok.” Peki diyorum. Israra ne gerek var ki olursa olur olmazsa olmaz ne yapabilirim. “Siz fotoğrafçılar veririm der vermezsiniz “diyor. Bugüne kadar veririm deyip vermediğim kimse yok benim ama o bilmiyor ki yarın DVD kargolarım diyorum silmem gerekenler var diyprum yok diyor oylece kalsın hepsini ver peki ham hali ile göndereceğim. Çekim için son kareleri alırken YSM pozundan ve blogdan bahsediyorum , olur yayınlayabilirsin diyor Sonrasında  YSM pozu veriyorum.

Ama söylemek istiyorum Christian Louboutin’i çekmek Raffi Portakalı çekmekten çok daha kolaydı.

Teşekkürler Raffi Portakal…