Bugün uzun zamandır aklımı kurcalayan, bir çok annenin korkulu rüyası haline gelen ve benim de son zamanlarda içeriğini okumadan hiç bir ürün almamaya başladığım bir korkuyla ilgili “PARABENLER” . Ben  minik kızlarım için paraben içirmeyen ürünler tercih ediyorum ama olmayanı bulmak çok zor. Kendim içinde cilt bakım ürünlerimi tümden değiştirmeye karar verdim.

Konuyla ilgili yeterli bilgiye sahip olmayınca işin uzmanından destek almak istedim. Sevgili Dr Sadiye Kuş beni kırmadı ve bugün bloguma bu konuyla konuk oldu. Dr Sadiye Kuş, dermataoloji uzmanı. Kendisi ile yollarımızın Acıbadem ile kesişip halen devam etmesine seviniyorum. Aile olarak örnek aldığım takdir ettiğim insanlar. Mutlulukları hep çoğalsın.

Anadolu Sağlık Merkezi arşivinden

Şimdi ben susup sözü Dr Sadiye Kuş’a bırakıyorum.

“Parabenler konusu son zamanlarda tüketicinin aklını en çok kurcalayan konulardan biri. “Güvenli mi değil mi?” endişesi taşıyor insanlar.

Parabenler nedir aslında?

Parabenler kozmetik ürünleri bozulmaktan, içlerinde bakteri ve mantar üremesini engellemekten koruyan, böylece raf ömürlerini uzatan  kimyasal maddelerdir. Kimyasal koruyucu olarak parabenlerden başka formaldehid ve Kathon CG gibi başka maddeler de kullanılmaktadır. Ancak tüm kozmetik ürünlerin %90’ında en az bir paraben bulunmaktadır. Parabenler sadece kozmetik ürünlerde değil diş macunlarında, mayonez ve salata sosları gibi işlenmiş gıdalarda da bulunabilir ve dolayısıyla ağız yoluyla vücuda alınabilir.

Satın aldığınız ürünün içerik kısmına baktığınızda parabenleri:  methylparaben, propylparaben, butylparaben, isobutylparaben, ethylparaben isopropylparaben, ve benzylparaben olarak bulabilirsiniz.

Parabenler hangi kozmetik ürünlerde bulunabilir?

Parabenler makyaj malzemeleri, nemlendiriciler, saç bakım ürünleri, tıraş ürünleri ve daha pek çok kozmetik üründe bulunabilir.

Parabenin derideki etkileri nelerdir?

Bir dermatolog olarak öncelikle şunu belirtmem gerekiyor: Parabenler, hassasiyeti olan kişilerde egzemaya yol açabilir. Tıpkı nikel alerjisi olanların imitasyon takı takamaması gibi düşünebilirsiniz bu allerjiyi…Ayrıca egzemalı cilde uygulandığında da reaksiyona yol açabilir.1,2 Ama buradan herkesin cildine zararlı olduğu çıkarımı yapılamaz.

Parabenlerden neden korkuluyor?

Parabenler kozmetik ürünlerin içinde %0,01 ila %0,3 oranında bulunur. Parabenlere allerjik reaksiyon geliştirme durumunu bir kenara bırakırsak ana endişe konusu deriden parabenlerin geçip geçemeyeceği, eğer geçerse toksik etkileri ve kanser yapıcı özelliğinin olup olmayacağı.

Evet parabenler deriden geçebilir, kan dolaşımına ulaşabilir3,4 ve idrarla vücuttan atılabilirler.5

Geçtiğimiz ay (2011 Kasım) kadınlarda kozmetik ürünlerin kullanımı ile kandaki paraben düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştıran 332 kişi üzerinde yapılmış bir çalışma yayınlandı. Bu çalışmada deneklerin %22’sinde kanda ethyl paraben ve %29’unda propyl paraben saptandı. Üstelik kozmetik ürünlerin kullanım sıklığı arttıkça kanda paraben düzeyinin de arttığı görüldü.6

Paraben fobisi 2004 yılında parabenler ve meme kanseri arasında ilişki kuran tartışmalı bir makalenin yayınlanmasından sonra başladı.7 Bu makale neyi göstermişti? Meme kanserli hastalardan alınan örneklerde kanser hücrelerinde methylparaben, ethylparaben, n-propylparaben ve n-butylparaben gibi parabenler saptanmıştı. Makalede parabenlerin zayıf östrojenik özelliklerinin meme kanseri gelişimi üzerine etkileri de tartışılmıştı. İnsanı parabenler ve meme kanseri gelişimi  konusunda şüpheye düşürmesine rağmen bu makalenin dikkatli yorumlanması gerekir. Çünkü bu makale “parabenlerin meme kanserine sebep olduğunu” kanıtlamamış ve ayrıca normal kansersiz dokularda paraben olup olmadığını da göstermemiştir.

Paraben içeren ürünleri kullanmamız kendi sağlığımız ya da ailemizin sağlığı açısından sorun yaratır mı?

Parabenlerin insan vücuduna etkisi ile ilgili araştırmalar devam ediyor. Zaman zaman birbiriyle de çelişebilen  bu çalışmaların sonuçları parabenler konusunda zaten karışık olan kafamızı daha da karıştırıyor.

Parabenler zayıf östrojen hormonu özelliği gösteren kimyasal maddeler. Ancak östrojenik etkileri doğal östrojenlerden kat kat düşük. Örneğin buthylparabenin östrojenik etkisi doğal bir östrojen olan Estradiolden 10.000 ila 100000 kat daha zayıftır.8 Kaldı ki parabenler kozmetik ürünlerin içinde çok düşük miktarlarda kullanılmaktadır.

Östrojenin bazı meme kanseri türlerinde rol oynadığı biliniyor. Zayıf östrojenik özelliği olan parabenlerin meme kanserini tetikleme olasılığından endişe duyuluyor. Ama bugüne kadar bunu kanıtlayacak bir bilimsel çalışma yayınlanmadı.

Hayvanlarda yapılan toksisite çalışmalarında  parabenlerin toksik olmadığı görülmüş. Parabenlerin kanserojen olup olmadıklarına gelince hayvan çalışmaları bazı istisnalar dışında genellikle kansere neden olmadıkları yönünde. Ayrıca hayvan çalışmalarında annede çok yüksek dozlarda kullanılsa bile anne karnındaki fetüste anomaliye yol açmadığı gösterilmiş.9

Parabenlerin ve parabenler vücutta parçalandıktan sonra oluşan ürünlerin hayvan modellerinde sperm miktarı ve kalitesini azaltma, rahim dokusuna bağlanma gibi sonuçları olabildiği görülmüştür.10 Ancak insanlarda, erkek üreme sağlığı ve idrarda paraben düzeyleri ile ilgili bir çalışmada, buthyl parabenin sperm kalitesine ve miktarına etkisi olmadığı ancak sperm DNAsını etkileyebileceği görüldü.11 Bu konuda insanlarla ilgili ne yazık ki yeterli çalışma bulunmamaktadır. Özellikle çocuklarda ergenlik öncesinde doğal östrojen olan estradiolün etkisini aşacak düzeyde bir etki gösterip göstermediğinin belirlenmesi gerekir.

Hayvan ve insan fizyolojisi birbirinden çok farklı olduğundan hayvan çalışmaları sonuçlarını parabenlerin insanlar üzerindeki etkileri açısından yorumlamak oldukça güç. Kişilerin parabenlerin ve diğer kimyasal koruyucuların güvenilirliği konusunda kendilerini güvende hissetmeleri için kozmetik endüstrisinin daha çok sayıda iyi tasarlanmış inandırıcı çalışmalarla karşımıza çıkması gerekiyor.

Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) parabenler konusunda ne diyor?

FDA tüketicilerin kozmetik ürünlerin içinde bulunan parabenler dolayısıyla endişe duymalarına gerek olmadığını bildirmekte. Ancak FDA paraben dosyasını tam olarak kapatmış değil, hala bu konudaki yeni verileri gerekli gördüğünde yasal düzenlemeler yapmak üzere incelemeye ve değerlendirmeye devam ediyor.12

FDA’nın parabenler konusu ile ilgili halka açık son bilgilendirmesi ne yazık ki oldukça eski tarihli: 2007’den beri FDA’nın bu konuda bir girişimde bulunmadığı izlenimi doğuyor.

Sonuç olarak

Parabenlere alerjiniz olduğu deriye uygulanan yama testi ile gösterildiyse paraben içeren ürünler size göre değil. Ancak alerjisi olmayan kişilere parabenlerin zararı olduğu konusunda inandırıcı bir çalışma bulunmuyor

Son zamanlarda ilişki kanıtlanamamakla beraber parabenlerin meme kanseri gelişiminde etkisi olabileceğinden endişe duyulmaktadır. Ancak eldeki veriler gözönünde bulundurulduğunda bu etki olasılığı en azından şu an için inandırıcı görünmüyor.

Parabenlerin laboratuvar ortamında endokrin sistem (hormonlarla ilgili sistem) üzerinde etkileri olabileceğini gösteren çalışmalar bulunmakla beraber, kişisel bakım ürünleri ve kozmetiklerde bulunan parabenlerin insanlarda günlük kullanımla bu etkileri yaratabileceği ile ilgili kesin veri bulunmuyor.

Peki tüketici olarak ne yapabiliriz?

Parabenler henüz tam olarak aklanıncaya kadar fobi düzeyinde değil ama mümkün olduğunca paraben içeren kozmetik ürünler ve kişisel bakım ürünlerinden kaçınabiliriz. Ama ne yazık ki bu her zaman mümkün olamıyor.

Kozmetik üreticilerine tüketici olarak parabenler konusunda yeterli ve tatmin edici yanıtlar sağlayacak çalışmalar tasarlamaları ve bunların sonuçlarını kamuoyuyla paylaşmaları konusunda baskı yapılabilir.

Yine tüketiciler olarak kozmetik üreticilerinin ürünlerinde kullanacakları parabenlere alternatif olabilecek yeni kimyasal koruyucular araştırmalarını ve geliştirmeleri istenebilir.

Referanslar:

  1. Food Chem. Toxicol. 2002; 40:1335–73
  2. Food Chem. Toxicol. 2005; 43:985–1015
  3. Int J Cosmetic Science; Oct2007, Vol. 29 Issue 5, 361-367
  4. Crit Rev Toxicol. 2005;35: 435-58
  5. Env Health Persp Dec 2006; 114: 1843-1846
  6. J Exposure Science & Environmental Epidemiology; Nov/Dec 2011
  7. J. Appl. Toxicol. 2004;24, 5–13
  8. Toxicology and Applied Pharmacology. 1998; 153 (1): 12-19
  9. Int J Toxicol. 2008;27 Suppl 4:1-82
  10. Reprod Toxicol. 2010 Sep;30(2):301-12
  11. Environ Health Perspect. 2011 Feb;119(2):252-7
  12. http://www.fda.gov/cosmetics/productandingredientsafety/selectedcosmeticingredients/ucm128042.htm

    Dr Sadiye Kuş’a ulaşmak isterseniz kendisi halen Anadolu Sağlık Merkezi’n de Dermataloji Uzmanı olarak görev yapıyor. Ayrıca benim ilgiyle okuduğum http://www.ciltsagligiveestetigi.com göz atabilir,  facebook ve twitter hesaplarını takip edebilirsiniz.

    YSM-dikkatli..