Oldu da bitti maşallah, damat olur inşallah!..

Sünnet, ülkemizde erkek çocukların buluğ çağına girmeden önce yerine getirilen dinsel ve sosyal bir gerek ve gelenek. Son zamanlar doğumlarını fotoğrafladığım bebekler doğar doğmaz sünnet olsa da yaz tatili, şubat tatili gibi dönemler de sünnet daha fazla gerçekleşiyor. Aile için sünnet töreni zevkli ve gururlu bir olay, mutluluk olarak paylaşılıyor. Gözlemlediğim kadarıyla erkek çocukları için de statü kazanma olayı. En azından bu sabah bunu çok yakın yaşadım. Janberk ; “ Sünnetten sonra adam olacağım” diyordu mesela henüz 7 yaşında, ilkokul birinci sınıfta ama gel gör ki olgunluk ve akıl da inanılmaz.

Sabah saatlerin de hastane buluştuk. Heyecanı, korkuyu ve sonrasında mükemmel geçen anları yaşamak benim açımdan anlatılmaz. Endişelenmek, mutluluk ile korkunun karışımı, ameliyathane adının verdiği stresin yerini huzura bırakması.

Ama şunu söyleyebilirim ki emin eller de güven için de oluyor insan. Op.Dr. İbrahim Halil Bozkurt bu anlam da inanılmaz bir cerrah. Çevre Hastanesi’nin personeli de öyle. İlk andan son ana kadar inanılmaz yakınlık gösterdiler. Başhemşire Fatoş Hanım’ın ilgisi ancak ev ortamında olur. Herkese çok teşekkür ediyorum.

Söylemek istediğim şu ki nerede olursa olsun, sünnet özel bir an ve bu anlar yıllar geçse de unutulmuyor. Bense her zaman ki gibi geriye birkaç karelik hikaye bırakabilmek için bu anların için de gözleri dolu dolu yaşayan bir fotoğrafçı. Bana bu anıları yaşatan tüm özel anlarını paylaşan ailelere teşekkürlerimle…

Sağlık açısından bakıldığın da sünnet için ; herhangi bir yaş sınırlaması yokmuş… Ama doktorlar 2 yaş öncesi veya 6 yaş sonrası yapılmasını öneriyor. 2-6 yaş arasında yapılan sünnetler çocuğun psikolojisini olumsuz yönde etkileyebiliyormuş. Bana göre ülkemizde sünnet zamanını örf ve adetler belirliyor. Bir de ya okullar kapanınca ya da sömestr gibi tatiller. Sünnet sağlık için yararlıymış. Yeni doğan döneminde görülen idrar yolu iltihaplarını engelliyormuş. İlk 1-2 gün içinde yapılan sünnet, yeni doğan dönemindeki idrar yolu iltihaplarından 20 kat koruma sağlıyormuş. Sünnet 6 aya kadar lokal anestezi, 6 aydan sonra genel anestezi altında ameliyathane şartlarında yapılıyor. Bunlar benim bugün yine dinlediğim konuşmalardan aldığım notlar J kesinlikle doktor görüşüne dayanır ama en doğrusu için herkes doktoruna danışsın lütfen…

Photographer Yeşim Mutlu

sannet_photo

Geleneksel Olarak Sünnet;http://www.karagoz.net/sunnetdugunu.htm sitesinden alınmıştır.

Anadolu’da çocuğun 3-5 gibi tek yaşlarda sünnet edilmesine özen gösterilir. Maddi durumu yerinde olanlar kendi çocukları ile birlikte fakir çocukları da sünnet ettirirler ve hepsine birden sünnet kıyafetleri alıp sünnet düğünü yaptırırlardı. Sünnet düğünü sünnetten bir kaç gün önce başlar, çocuk sünnet kıyafetleri giyip arkadaşlarıyla birlikte araba, fayton ya da ata bindirilip gezdirilir.

Sünnet kıyafetleri için iki önemli aksesuar, başa giyilen takkesi ve çapraz olarak elbisenin önüne takılan “Maşallah” yazılı kumaş şerittir. Sünnet düğünü olacak çocuk bir hafta önce akraba ve eş dosta götürülerek el öptürülür ve sünnet davetiyesi bırakılır. Sünnet davetiyesi özenle seçilir. İstanbul’da çocuğun sünnet düğünü öncesi Eyüp Sultan’a götürülmesi, ailenin durumu uygunsa kurban kesilmesi bugün de rastlanan bir gelenektir. Anadolu’nun hemen her yöresinde sünnet “ilk mürüvvet olarak kabul edildiğinden ailenin durumuna göre küçük bir tören ya da düğün yapılır. Sünnetin olacağı gün akraba ve yakınlar davet edilir, sağdıç ya da çocuğun yakınlarından biri çocuğu tutar “oldu da bitti maşallah sözleri, çalgılar ve çocuğun ilgisini dağıtmak için yapılan gürültüler eşliğinde sünnet gerçekleştirilir. Bu sırada çocuğun ağzına lokum verilir; yatağına yatırdıktan sonra kukla, hokkabaz, karagöz gösterileri başlar, çalgılar çalınır. Sünnet çocuğuna düğüne katılanlar çeşitli armağanlar verir ya da yastığının altına para koyarlar. Sünnet’ten bir kaç gün sonra mevlit okutmak da yaygın geleneklerdendir. Eskiden sünneti daha çok hocalar yaparlardı, ilkin kuran okunur, daha sonra çocuk sünnet edilirdi. Hocaya armağan olarak bir kalıp sabun, havlu, bir kutu şeker ve para verilirdi. İlkin çocuğa, daha sonra konuklara gülsuyu kokulu şerbetler ikram edilirdi. Saraylarda yapılan sünnet düğünü çok gösterişli olurdu. Bunların en büyükleri 3. Murat ve 3. Ahmet döneminde yapıldı.

Anadolu’nun bazı yörelerinde ise sağdıçlık yerine çok eski bir Türk geleneği olan kirvelik vardır. Sünnet çağında çocuğu olan bir baba, tanıdığı ve güvendiği bir kişiye kirvelik teklif eder ya da kirvelik önerisi babanın bir dostu tarafından kendiliğinden yapılır. Kendisine kirvelik teklif edilen kişi bu teklifi mutlaka kabul etmek zorundadır, teklifi kabul ettiğinin göstergesi olarak çocuğa çeşitli hediyeler verir. Çocuk sünnet olacağı zaman her türlü ihtiyacını ve sünnet düğünü masraflarını kirve karşılar, sünnetçinin önünde de çocuğu kirve tutar. Anadolu’nun bazı yörelerinde sünnet sırasında damlayan kanın çocukla kirvesi arasında bir kan bağı oluşturduğu görüşü yaygındır. Bu nedenle kirvenin çocukları ile sünnet edilen çocuk ve kardeşleri evlenemezler.

Sünnet yatağı: Sünnet yatağının bulunduğu oda, gelin odası gibi süslenir, eğer sünnet evinde yoksa eş dosttan geleneksel örtüler, yaşmaklar, kilimler bulunur, yatağa süslü örtüler serilir ve çocuğun başucuna muhafaza içinde bir kuran asılır. Odaya gül suyu serpme ve nazara karşı dört bir yanını hocaya okutma da yaygın uygulamalardandır.