Nasıl yani? Daha bir kaç hafta önce ben “Karatay Diyeti” kitabını okumuş ve içimden hadi canım ben kim insülin direnci kim dememiş miydim? Hikaye şöyle kimler dinlemek istiyor?

Bugün doktor kontrolüm var. Test sonuçlarımı aldım ve benim için sıradan olan demir eksikliği anemimin son halini gördüm. Neyse 31 hematokrit benim için iyi. Ama benim anlamak istediğim şeker vb değerleri meraktayım. Bu arada diğer testlerin hepsi normal gözüküyor. Evden çıkmadan aynadan bir fotoğraf çektim. Çünkü uzun bir zaman sonra da olsa artık bu halde olmayacağım niyetliyim kilo vereceğim diye. İşte büyük gün.

İşte çaldım Dr Müjdat Kara’nın kapısını. Hoş sohbet sonrası sıra geldi tahlillere. Ben çok iyi diye düşünürken demesin mi Müjdat Bey, siz de “insülin direnci var” . Tamam babam da diyabet var , gebelik şekerinden sonra %10 diabet olabiliyor ama hazır değilim ben “insülin direnci” denen duruma. Ki öğrendim ki her dört kişiden biri bu sorunu yaşıyormuş. Yaşadığım hipoglisemi ataklarının sorumlusu da oymuş. Kolay kilo aldırıp zor kilo verdiriyormuş. Diğer durumlar da da  tansiyonu yükseltiyor, kalp damar hastası yapabiliyor, uykuyu bozuyor, belleği zorluyor, terletiyor, sinirli, öfkeli yapıyormuş. Çocuk obezitesi ile de ilişkili ve bazı kanserlerle bağlantısı varmış.

E ne yapacağız peki? Diyet ile kontrole almak mümkün mü? Şu an için değil.. İki ay bir ilaç kullanacağım. Her gün 1 saat spor yapacağım ve önerdiği yasak listesine kesin kes uyacağım. Ki direnci kıralım.

Take with iphone

Şaşkın şaşkın ayrıldım Müjdat Bey’in yanından. Hiç tahmin etmediğim beklemediğim bir durum ile karşı karşıyayım. Gelişmeleri blogdan paylaşacağım yine.

İşte böyle. Siz de dikkat edin lütfen. Şimdi ben size kısaca yazıyorum neymiş değilmiş kulağınıza küpe olsun diye

YSM-Dirençli

______________________________&_________________________________________________

İnsülin Direncinin  sebebi ne, nasıl önlenir?

KİLOLU ve şişman kişilerin sayısında müthiş bir artış var. Rakam büyüdükçe kalp, şeker, tansiyon, gut hastalarının ve kansere yakalananların sayısı da artıyor.‘Erkek tipi göbek bağlayan’ genç kız ve hanımların çoğaldığını, kilo sorununun 10-15 yaş grubunda bile patlama yaptığını da gözlemlemiş olmalısınız. Ulusal kardiyoloji dernekleri, hipertansiyon birlikleri, obezite vakıfları, kanser organizasyonları yaşam tarzımız, bilhassa beslenmemizle ilişkili olan bu artıştan endişe duyuyor. Televizyonlar, gazeteler aracılığıyla sizi bilgilendirmeye, kampanyalar, seminer ve söyleşiler düzenleyip uyarmaya çalışıyorlar.

Her yaşın ortak belası

Kilo, hipertansiyon, şeker hastalığı, kalp damar hastalıkları ve kanserlerdeki bu korkutucu artışın başka nedenleri de var ama önemli nedenlerinden biri yaşam tarzı yanlışlarımızla ilişkili bir sorun: İNSÜLİN DİRENCİ. Sorun (ya da sendrom) bir taraftan okul çağı çocuklarını ve gençlerimizi tehdit ederken diğer yandan orta ve ileri yaşlılarda ciddi sağlık sorunlarına, ölümle sonuçlanabilen problemlere yol açıyor. Bu hafta insülin direnci konusunu detaylı bir şekilde incelemeye çalışacağız. Umarız yararlanırsınız.

Direncin sebebi ne

Yemeğinizi yedikten kısa bir süre sonra gıdalar bağırsaklarda parçalanarak şeker parçalarına dönüştürülür, emilip kana ulaşır. Kandaki şekerin kas, karaciğer, beyin ve yağ dokusunda kullanılması lazımdır. Bu dokuların şekerden enerji olarak faydalanabilmeleri için insülin hormonuna ihtiyaç var. Pankreastan salgılanan bu hormon kan şekerinin dengelenmesi ile hücre ve dokuların şekeri kullanmasında anahtar rol oynar. Karaciğerin glikoz (şeker) yapımını azaltır, kas ve yağ dokusu tarafından kandan çekilen şeker miktarını arttırır.

Ne kadar insülin o kadar yağ

Yağ dokusundan yağ asitlerinin çözülmesini azalttığı için kan şekeri ayarını etkiler. İnsülinin karaciğerde kan şekerinin glikojen olarak depolanmasını arttırdığı da biliniyor. Kısacası insülin şeker metabolizmasında anahtar bir rol oynuyor. Kanda insülin fazlalaştıkça yağlanma ve kilo alma kolaylaşıyor. İnsülin hormonunu kanda hızla yükselten şeker, beyaz ekmek beyaz pirinç pilavı beyaz undan yapılan diğer gıdalar (kurabiyeler börekler poğaçalar açmalar) gereğinden fazla yendiğinde pankreastan aşırı miktarda insülin salgılanıyor.

İnsülin artınca…Kanda miktarı çok artan insülin hormonu kan şekerini çok hızla ve çok fazla düşürerek açlık hissine yol açıyor. Bu nedenle “şeker-un” yükü fazla gıdaları bol ve hızla tüketenler kısa bir süre sonra yeniden acıkıyor. Kanda yüksek olan insülin yükselmeye devam edecek olursa bir süre sonra sistem de arızalanıyor. Hücre duvarındaki insülin reseptörleri insüline karşı direnç göstermeye insüline yanıt vermemeye başlıyor, kan damarlarında dolaşan insülinle hücre arasında tam bir blok durumu oluşuyor, aşılamaz bir duvar meydana geliyor.

Kartopu gibi büyüyen dertİnsülin direnci olarak tanımladığımız bu duvar, kandaki şekerin kas ve yağ hücresine girmesini önlüyor. Sonuçta kanda insülin biriktikçe duvar da kalınlaşıyor. Bu fonksiyonel duvarı aşmak için pankreas daha fazla insülin salgılamak zorunda kalınca birbirini besleyip kartopu gibi büyüyen, sonra da bir çığ haline gelip metabolizmanın canına okuyan yanlış bir sistem  çalışmaya başlıyor. Zamanla  pankreas bezi yoruluyor insülin cevapsızlığı insülin yetersizliğine dönüşüyor. İşte o zaman çok ciddi, endişe verici bir süreç başlıyor.

Bu belirtiler sizde de varsa

*  EĞER kolay kilo alıyor zor veriyorum, gittikçe genişleyen belime ve göbeğime çare bulamıyorum, verdiğim kiloları kısa bir süre sonra yeniden ve fazlasıyla geri alıyorum diyorsanız,
*  Sık acıkan, tatlı krizleri yaşamaya başlayan, yemeğin üzerinden bir saat geçmeden yiyecek arayan, yemeklerden sonra yorgun, halsiz düşüp hımbıllaşan/ağırlaşan, uyuklayan biri haline geldiyseniz,
*  Yemeklerden 1-2 saat sonra can sıkıcı boyutlara varan hipoglisemi atakları ve bağlı sinirlilik, öfke, çarpıntı, bitkinlik, açlıktan şikayet ediyorsanız,
*  Tatlı, unlu, nişastalı yiyecekler ve şekerli içeceklere ilginiz arttıysa,
* Makarnasız, pilavsız, ekmeksiz, böreksiz, poğaçasız, kurabiyesiz, çikolatasız, dondurmasız yapamıyorum diyorsanız,
*  Uyku sorunlarınız var, sık sık uyku bölünmeleri, uyku apnesi atakları, gece yeme sorunları kapınızı çalmaya başladıysa,
*  Sağlık kontrolünüzde tansiyonunuzda yükselme, iyi kolesterolünüzde azalma, trigliseridinizde çoğalma, karaciğerinizde büyüme, şekerinizde yükselme, ürik asidinizde fazlalaşma gibi eğilimler saptandıysa bu diziyi daha dikkatli okumanızı tavsiye ederim.

Sebep olduğu hastalıklar

İNSÜLİN direnci olanlarda şu hastalıklara yakalanma ihtimali artıyor.
*  Şeker hastalığı/Erişkin tipi diyabet
*  Obezite/şişmanlık
*  Hipertansiyon
*  Koroner kalp hastalığı/inme ve felçler
*  Karaciğer yağlanması/yağlanmaya bağlı iltihaplanma
*  Gut hastalığı
*  Bazı kanserler (meme, prostat)
* İnsülin direncine yakalananlarda reaktif hipoglisemi ataklarının, gizli şekerin, bellek bozukluklarının, Alzheimer hastalığı gelişme ihtimalinin, depresyon ve panik atakların, uyku apnesi ve horlamaların, kan pıhtılaşmasında bozulmaların daha sık görüldüğünü kanıtlayan bulgular var.

Belirtileri neler

İNSÜLİN direnci sendromu teşhisinde kullanılan objektif parametreler de var. Aşağıdaki bulgulardan üçünün aynı kişide bulunması tanı konmak için yeterli:
*  Kanda şeker ve insülin fazlalığı önemli bir teşhis kriteridir
*  Bel çevresinin genişlemesi (erkeklerde 100, kadınlarda 88 cm.üzeri)
*  Kan basıncının yükselmesi: 130/85 mmHg ve üzeri
*  Karaciğer yağlanması
*  HDL kolesterol düşüklüğü (40 mg/dl.nin altındaki değerler)
*  Trigliseridin yüksekliği (200 mg.ın üstündeki değerler)
*  Ürik asit yüksekliği.

Kaynak: xprodoksit.com Prof.Dr.Osman MÜFTÜOĞLU