Teknolojinin gelişimi yavaş yavaş dünyanın sınırlarını aşmaya başlıyor.

100 bin dolar ödeyen uzaya gidebilir!

Geçtiğimiz ay bilim, teknoloji ve girişimciliği bir araya getirerek geleceğe yön verecek çözümleri destekleyen global bir girişim olan Hello Tomorrow Türkiye, bu yıl dördüncüsünü düzenlediği Hello Tomorrow Turkey Challenge zirvesinde, Türkiye’nin en iyi 13 bilim ve teknoloji tabanlı girişimini uluslararası inovatörler, bilim insanları ve girişim sermayeleriyle bir araya getirdi.

YATIRIM DESTEKLERİ ARTIYOR

Her yıl tüm dünyadan 5 binden fazla başvurusu olan “Deep – Tech”in Davos’u olarak bilinen Hello Tomorrow Global Challenge, finaline 128 ülkeden 500 girişimci seçiyor ve 14 girişimciye ödül veriyor. Bu girişimciler aynı zamanda girişimlerini gerçekleştirmek için yatırım desteği alıyor.

TÜRKİYE İLK 10 ÜLKE ARASINDA

Hello Tomorrow Türkiye Kurucusu ve Başkanı Timur Topalgökçeli, iki senedir üst üste, uluslararası platformda, en iyi startup’lar sıralamasında İstanbul’un ilk 10 ülke arasına girmeyi başardığını söyledi. Bunda genç nüfusumuzun ekosistem girişimciliğine katkısı büyük. İstanbul’un kentsel özellikleride gençleri ister istemez girişimciliğe yönelttiğini düşünüyorum.

STARTUP’LARI DÜNYA DEVLERİ İLE BİR ARAYA GETİRİYOR

Hello Tomorrow Turkey Challenge’nin özel konuşmacısı, NASA’da görev almış ASX Kurucu Ortağı, Roket Bilimcisi ve Uzay Mühendisi Dr. Anita Sengupta, ‘The Future of Flight” başlıklı konuşmasında, 5 yıldır uzayla ilgili çalışmalar gerçekleştirdiğini söyleyince bunu sizlerle de paylaşmak istedim.

“Mars’a koloni kurulacak”

Dr. Anita Sengupta konuşmasının başında, hava-uzay sektöründe çalışan kadın sayısının çok az olduğuna işaret etti. Sizce de haksız değil mi?

“Geçmişten günümüze hem uzaydaki gezegenler hem de Dünya, büyük bir dönüşüme girdi. Örneğin başlangıçta birbirleriyle büyük benzerlik gösteren Merkür-Mars ve Dünya, aradan geçen 4 milyar yılın ardından büyük değişimler gösterdi. Bugün Dünya’da gördüğümüz organizmalar Mars’ta yok. Dünyada da yine bizi birçok dönüşüm karşılıyor. Milattan önce tekerleği bulan insan, teknolojinin gelişmesiyle birlikte önce tren, ardından otomobil ve 19. yüzyıldan günümüze de uçağı ‘ulaşım aracı’ olarak kullanıyor. Bu noktada ise uçağın peşi sıra özellikle Ay’da ya da Mars’ta koloni kurulması konusunda istekli olan girişimci bakış, uzay için tasarlanan kapsüllerin ve roket teknolojisinin bizim şu anki günlük kullanımımıza da hâkim olabilmesi için gayret göstermekte. “

IŞINLANMA İÇİN UZUN BİR SÜREÇ VAR

Dr. Anita Sengupta, ASX şirketi olarak, tümüyle her parçasını ürettikleri ve elektrikle çalışan uçak-helikopter karışımı araçlar, 5 yıl sonra dikey şeklinde kalkıp inebilen elektrikli uçaklar olacak.” yorumunda bulundu. Hayal ettiğim ışınlanma henüz gerçeklemiyor olsa da elektrikli uçak hayaki iklim değişikliği adına muhteşem bir haber 🙂 

UÇAK HELİKOPTERLER GELİYOR

Dr. Anita Sengupta, vegan olan YSM’i çok etkiledi. İklim değişikliği ve trafikle birlikte karbon ayak izinin azaltılmasının önemini sözleriyle de vurguladı.

“UBER bizimle ilgileniyor. Şu an tasarımını tamamlayıp deneme sürüşlerini de başarıyla gerçekleştirdiğimiz uçak-helikopter karışımı aracımız, 12 bin feet’e kadar çıkabiliyor ve 20 desibellik bir ses yayıyor. Şimdilik kısa mesafeler için tasarlanan bu aracımızın karbon emisyonu ise daima sıfır olarak kalacak”.

TİCARİ UZAT SEYAHATİNİN ÖNEMİ ARTACAK 

Gelecekte ticari uzay seyahatinin önem kazanacağını ortada. Dr. Sengupta’ya göre;

 “100 bin ya da 200 bin dolar ödeyen herkes uzaya gidebilir. Mars’a insan gönderimi de olacak. Ay ve Mars’a gidilecek, hatta Mars’a koloni bile kurulacak” dedi.

SIKIŞIK TRAFİĞE ÇÖZÜM BULUNMASI ÖNEMLİ

Aya ya da Mars’a gidebilen günleri görebilecek miyim bilmiyorum 🙂 İstanbul trafiğine çözüm bulunursa her yere gidebilirim 🙂 Teknoloji de kadın sayısının daha da artması dileğimi bir kez daha yenilemek istiyorum.

YÜKSEK TEKNOLOJİ DERGİSİ 12.SAYIDA YER ALIR