“Madonna ilkel gerçeği herkesten çok iyi biliyor ve üstelik bastıran, çelişkili yaşayan ve herkesten daha namussuz olabilenler gibi cesaretsiz de değil; çünkü biliyor ve umrunda bile değil.”

Cenk Erdem.

“Türkiye’de verdiği konserde göğsünü açan Madonna, sahnede mastürbasyon da yaptı. 12 yaşındaki oğlu Rocco’nun en önden izlediği konserde, önce piyanonun üzerine çıkıp, yüzüne doğru bacaklarını ayırdı.” Okuduğunuz satırları ve benzerlerini çarşaf çarşaf yazan Türkiye’deki basının aklının nerede olduğu çok belli ancak bakış açıları mı ilkel? yoksa Madonna mı fazla erotik?  tartışılır. Madonna’nın neredeyse 23 yıl önce Blond Ambition turnesi boyunca her gece ‘Like a virgin’ şarkısının yataklı mizanseninde mastürbasyon yapar gibi dans edişini hayranları zaten çok iyi bilirler. Madonna’nın yıllar önce de sahnelerde mastürbasyon yaptığını okuyup, araştırıp ancak sonrasında  haber ya da yorum yazacak kadar az bir becerisi ve kendine özsaygısı olan her gazeteci de ayrıca bilebilir. Öncelikle Madonna’nın sahnede mastürbasyon yapması gibi cinsel özgürlükçü, kendini ifade etme özgürlüğünü destekleyen tavrı hiç mi hiç yeni değil. Bizim dünyadan zerre kadar haberi olmayan gazetecilerin ve köşe yazarlarının Madonna’nın ilk kez bunu yapıyor olduğunu sanmaları yetmezmiş gibi; yorumları da ayrıca şahane. Örnekse Pakize Suda, “54 yaşındaki Madonna sahnede mastürbasyon yapmış; belki de demans başladı; kakasıyla da oynayabilirdi.” yorumunu yapmış ki, böylelikle Pakize Suda’nın da Madonna’nın Blond Ambition turnesinden veya sahne şovlarından bihaber olduğunu kolayca anlıyoruz; ayrıca Madonna için bu yorumunun kalitesine bakılacak olursa birine laf etmeden önce demansı var mı bilemem ama kendi geçmişini de çok iyi hatırladığını sanmıyorum. Velhasıl Madonna 54 yaşında ve MDNA albümü ve turnesiyle kendine yepyeni bir jenerasyonu da hayran etmeyi başardığı gibi ayrıca neredeyse hepsi 30’larında ve hatta 30’larının üstünde hayranlarını da stadyumlara, arenalara koşturuyor; sırf onun sahnede yarattığı bambaşka dünyalarla biraz hayat enerjisi alabilmek için. Nitekim 2012 boyunca konserlerinin her adımından haberler gazetelere düşmeye devam ettiği gibi ayrıca Türkiye’de yaz başında verdiği İstanbul konseri de hiç unutulmuyor hatta Kasım’da gelen Jennifer Lopez’i bile Madonna ile kıyaslayanlar çıkıyor. Elbette Jennifer Lopez ve Madonna çok farklı ama mesele Madonna’nın sahne performanslarının akıldan bir türlü çıkmayacak kadar güçlü olması; Madonna’ya demansta diyen Pakize Suda’nın köşe yazarı olduğu şimdilerden yüzyıllar önce misal gazino şarkıcısı olarak sahnede neler yapabildiğini görmek isterdim? ; hatta İstanbul konseri sonrasında “Bir Bon Jovi konseri gibi coşkulu değildi!” yorumunu yapan Burcu Güneş gibi bizim sınırlarımızda bile hiçbir zaman ortalığı kasıp kavurmamış bir şarkıcının, Madonna’nın  şovunda bando takımı havada yürürken binlerce kişi gibi muhtemelen ağzının nasıl açık kaldığını da görmek isterdim?

Madonna, yine videosu youtube’ta en çok beğenilen video olarak Guinness rekorlar kitabına girmekle kalmayıp, bu ilgi üzerine şarkısıyla da İngiltere’de satış 1 numarası olan ve Amerika’da 2 numaraya kadar yükselen ve Avrupa Müzik Ödülleri töreninde Yılın videosu ödülünü alan Güney Koreli Psy ve şarkısı Gangnam Style ile New York’ta sahnede dans ederken de bana göre esas mesele yaşına rağmen hayat enerjisi; bizimkilerin bir tanesinde bile kollarını kaldıracak yetenek yokken. Hem bu şov aslında kariyeri için pek sürpriz de değil; Björk’ün en meşhur olduğu zamanda ondan bir şarkı alan, R&B piyasasını Babyface’in yıktığı dönemde Babyface’den aldığı şarkıyla kariyerinin en uzun süre 1 numarada kalan şarkısı Take a bow’a imza atan, Britney Spears’in yeni pop kraliçesi olarak gösterildiği dönemde onu dudağından öpüp tüm enerjisini adeta emen Madonna, zeki, hırslı ve oyunun kurallarını da çok iyi biliyor hepsi bu. Nitekim Psy ile birlikte dans ederek Give it to me ve Gangnam style şarkılarını sahnede birlikte söyleyen Madonna’nın Madison Square Garden’daki görüntüleri daha internete düşer düşmez 4 milyonun üzerinde kişi tarafından izlendi ve izlenmeye devam ediyor. 300 milyondan fazla albüm satan, Billboard Kulüp Listeleri tarihinde en çok 1 numara çıkaran Madonna hem dans pistlerinin hem de pop müziğin tek kraliçesi ve bir yenisi daha olmayacak.

Bir yandan işine emek harcayan, sıkı çalışan ve sahnede dünyalar yaratan Madonna’nın dans müziği açısından ‘I’m Addicted’ ve ‘Gang Bang’ gibi cesaretli şarkılarla dolu son albümü MDNA piyasaya ilk çıktığında kimi müzik yazarları 54 yaşında bir kadının, cinsellikle ilgili mesajlardan daha iyi bir mesajı yok mu? diye soruyorlardı; ancak yaz boyunca konserleri devam ederken, Rusya’da tutuklanan Pussy Riots’tan, Afganistan’daki kadınlara kadar tüm dünyanın ilgisini bu sosyal meselelere çeken Madonna’ya bu kez de, önceleri fahişeydi, şimdi azize gibi davranıyor eleştirileri geldi hep. Bu tutarsız eleştirilerle de olsa olsa, parlayan bir güneşe çamur hissi uyandırıyorlar o kadar. Ama neyse ki Madonna’nın en güçlü tarafı inandığının peşinden gitmesi ve cesaretiyle de örnek olması. Sosyal meselelere soyunarak dikkat çekmesi her ne kadar kabak tadı veriyor gibi gelse de, işin gerçeği şu çağda bile ancak cinsellikle ve soyunan kadınlarla daha çok dikkat çekilebiliyor ve Madonna da bu ilkel gerçeği herkesten çok iyi biliyor ve üstelik bastıran, çelişkili yaşayan ve herkesten daha namussuz olabilenler gibi cesaretsiz de değil; çünkü biliyor ve umrunda bile değil. Madonna’nın doğası bu; insanları doğalarıyla yüzleştiriyor.

İnsan doğası- Human nature. 

 

Cenk Erdem