Hayatımda tesadüflerin yerin yeri çok. Aslında tesadüf diye bir şey yok sadece olması gereken oluyor.

Dün fotoğraf baskıları ve yeni bir albüm için işlerini ve baskılarını sevdiğim Dioganal’e yolumu düşürdüm. Bir iki yer ile çalıştım ama hiç biri oranın tadını vermiyor bana. Aksi gibi hem saatin farkında olmayıp hem de banka işleri yüzünden öğle yemeği vb yemeye fırsatım olmadı. Bu arada bankaya vb gitmeyi hiç sevmem. Her işimi online çözerim. Ama farklı bir sebeple para yatırmam gerekti. Hazır ATM’den yatırırım derken paracardımın kullanım süresinin dolduğunu banka kartıma el koyunca anladım. Deli gibi sıra var. Neyse bir şekilde hallettim ve parayı yatırdım. Ama Garanti Bankasının iphone app olmaması ne fena. Tamam işlemleri wap.garanti.com.tr üzerinden yapabiliyorum ama app hayat kurtarıyor bana göre 🙂

İşte banka vb sonrası Dioganale geçtim. Kısa ama keyifli görüşme sonrasında daha giderken gördüğüm Harem Cafe’yi test edeyim istedim. Çünkü açlığın verdiği koma hali ile yanından geçerken bile ya ne hoş bir yer demiştim.

Haksız çıktım mı hayır… Dışarıdan bakıldığında rahat bir kafe kıvamında. Benim klasik çok su içmeme bağlı tuvaletim olduğu için ilk önce mekana bile göz atmadan tuvalete girdim. Ama duvarda ki Paşabahçe el işleri, tablolar benim orada fotoğraf çekmeye itti beni. iyi ki de itmiş çölde vaha gibi harika bir yermiş.

Meğer mekanın en keyifli yeri bahçeymiş. Hemen oturarak yemeğimi söyledim. Çok aç olmama rağmen keçi peynirli salata da ve ayranda karar kıldım. Gözümü alamadığım nazar boncukları ile süslenmiş ağaca bakarak yemeğimi yedim. Belki çok açlıktan ya da ayranı önden içtiğim için iştahım kesildi yiyemedim . Salatam peynirin dışında kaldı. Yemekleri hakkında yorum yapmam zor ama keyifli bir bahçede yazın sıcağında dinlenmek, kahve keyfi yapmak isterseniz mutlaka gidin. Zaten çok yeniymiş 1 ay olmuş açılalı.

Yeri de çok basit. İnstagram’dan çok kişi beğenmiş mekanı . Malum YSM her mecrada yayınlamadan duramaz beğendiği mekanları. Ha bu bloglama için mekanın haberi var mı yok 🙂 Bloğumun ne kadar okunduğundan da haberleri yok onlar için kapıdan giren bir müşteriyim . Fiyatlar diğer tarz kafelerle aynı 🙂 hesabımı ödedim .

İşin komik yanı yan masada facebook, sosyal medya, etc hakkında üç kadın konuşuyorlardı.  Belki de kafe sahibi vb’diler arada fransızca konuşuyorlardı orada bulunanlar anlamaz diye belki ya da misafiri fransız bilemiyorum ama sonra Türkçeye dönüyorlardı 🙂 YSM ‘de biraz fransızca bilir ne de olsa 🙂 Konuştukları kafeyi nasıl planlayalım , bu işler için digital ajanslar varmış , sosyal medyada yer alsın , facebook grubumuz da her gün menüleri paylaşalım vb diye . Al işte dedim siz konuşun orada ben akşama yazacağım varan bir size. Ha ha haa haa 🙂 Hala bakmış değilim facebook grupları var mı? Belki vardır twitter , facebook hesapları eklerler beni de öğrenirim. Benim mekan hoşuma gitti paylaşmak istedim.

Çıkarken de bir görevliden fotoğraf istedim ama gelen fotoları beğenmedim benim tarzıma uymuyor netlik, ışık etc beğenemedim ama siz bakın sitelerinden iphone ile çektiklerimi koyuyorum ben 🙂

Giderseniz türk kahvesi için mis gibi Harem Cafe’de…

YSM-blogcu 🙂