Hayatımda hep bu olmak zorunda sanırım. Annem benim beşiğimi işi hiç bitmesin , sürekli koştursun diye sallamış ya da babaanneme çekmişim. Babaannem ben çok küçükken aramızdan ayrıldı. Hatırladığım son 7 ayını yatarak geçirdiği pencere önündeki yatağı.  Ama onun çalışkanlığı ve hiç işi yoksa bile tarladan, sokaktan  taşları topladığı anlatılır durulur.

Neden bunu yazdım paylaşmak istiyorum yoksa çatlayacağım.  Bu hafta belki de son zamanların en yoğun haftası. Hoş hep yoğun diyeceğim ama neyse… Hafta sonu yardımcı ablamız Meltem evleniyor. Cuma kına gecesi var.  Hafta sonu benim 3 yıldır beklediğim ve çok istediğim sergimin açılışı var ve Meltem’in evleneceği saat ile aynı anda çakışıyor. Doğal olarak Meltem dün itibari ile yok. Destek kuvvet olarak babaanne Bursa’dan gelecekti. Ti diyorum çünkü eltimin-eşimin kardeşinin eşi- babası ciddi bir rahatsızlık geçirdi ve yoğun bakımda. Bu durumda babaanne onların çocuklarının başında kalmak zorunda kaldı. Ve ben öylece kalakaldım … Ne yapayım diyorum buna da bir çare buluruz. Şu an Mira’yı uyumak için yatırdım. Sabahtan bu yana ilk kez oturuyorum dersem ne demek istediğimi anlarsınız. Bu akşam 18.00-20.00 arası çok sevdiğim bir ailenin ablası evleniyor ve kına gecesi için sözleşmiştik gel gör ki ilk kez bir çekimi iptal ettim. Ki çıkıp Meltem’in kınasına gidecektim fotoğraf çekecektim ona süpriz olmadı olamıyor. Mutlu Dr dedim ki bana destek ne yapacağım ben cumartesi-ki onun da en yoğun günü hastane ve ofiste- o da “tabi ben bütün randevuları hastaları bırakayım eşimin sergisi var evde çocuklara bakayım diyeyim ” deyince yutkundum haklı bir çok kişiye haksızlık…

Sergi baskılarını bugün yerleştirecektik ama Murphy iş başında olsa gerek baskı makinasında sorun olmuş ve Kodak baskıları yarın teslim edebiliyor. Ne yapayım diyorum vardır bunun da bir anlamı derin nefes alıp kabulleniyorum ne yapabilirim ki… Üzülsem stres yapsam ne olacak. Yarın sabah karşıya geçeceğim kızlar ile tüm minik Mutlular sergi hazırlayacak.

Bugün elimden geldiğince gevşeyip her anı değerlendireceğim. Teslim edilecek işlerimi toparlayıp (Mira uyurken) Mira ile oyunlar oynayıp parka çıkaracağım belki  Bebek Şenliğine bile giderim vakit olursa. Çünkü 16’da Maya Su okuldan gelecek onu evde beklemek zorundayım.

Anlattım, rahatladım. Blogumun beni dinliyor sizlerin de okuyor olmaıs ne güzel. En zor anda bile çaresizliğe düşmeyin. Kesin vardır bir anlamı. Bırakın o anın tadını çıkarın. Nasıl olsa her şey olacağına varıyor. Olması gerektiği gibi oluyor. Hissediyorum, inanıyorum, yarın çok güzel olacak. Çok kalabalık bir aile olacağız orada…

Yazıyı yazarken uc kez kontrol ettim Mirayı o gormeden . Görunce uyumuyor çünkü ve şimdi mışıl mışıl uykuya daldı Son bir aydır uyku müziği “brainstorm,  lonely feeling” Affınızala gitmem lazım evi toparlamam, akşama yemek hazırlamam, duş almam etc çok şey yapmam lazım..

Görüşürüz yazarım yine

YSM-bin parça…