…..henüz kendi bedenimin içinde yaşarken, beni seven ve benim de sevdiğim insanların içinde artık bir kadavrayım.
İGOR A. CARUSA

KIZKULESİ AŞIKLARI

Sevdadır yürekleri kor ateşlere atan
Aşktır kalplerde yaşayan
Sevgidir tatlı sözlerde hayat bulan
Mutluluktur sende yaşayan…

2009/ YSM

Günlerden bir gün, zamanlardan bir zaman. Kim olduğum ve ne olduğum önemli değil. Yaşayan bir beden işte. Ruhum cenderelerde sıkışmaktan, kendim ile boğuşmaktan yorgun düşmüş . Kimsesizliğe terk etmiş çoktan.

Tüketilen kaçıncı hayat, yeniden yeniden başlanılan kaçıncı umut yolculuğu. Son durakta beklenen yolcu. Hayat nöbetleri ölüme kadar devam eden. Bir nöbette yitirilen aşk, bir nöbette kazanılan acı. Acılar kanayan yerlerimde bir hiçe sığınmış; derinlerden akarak ruhumu yarıp bedenime sahip olacağı anı düşleyerek canımı acıtıyor. İçim acıyor, kalbim ağrıyor, bedenim ağlıyor, göz yaşlarım akıyor. Gözyaşları yıldızsız gecede, dalga sesleri arasında Kızkulesi Aşıkları’na kavuşuyor.

Kabaran deniz yüreğimde ki susamışlık. Serap görmek istiyorum soluk soluğa uyanacağım. İçinde sen olan Kızkulesi ’n de yaşanacak serap. Geceyi güneş gibi aydınlatıp, kararmış yüreğimde Edelveys Çiçeği gibi açacak. Nazlı Sevgili, bulunmaz hazinem…

Biliyorum hayat çok kısa. Aşk, sevgi güzelliğini daha düşünemeden kaçıyor. Ya zaman… Anılar yaşayamadan hızla akıp gidiyor ve duygular ayrıntılara takılıyor ya… Sevişmek varken savaşmak neden…

Gel imkansızım, yalansız sözler ile, sınırsız olalım yalnız gecelerimizde. Taş olmasın yüreğimiz biz olalım yine. Karanlık gecelerde imkansız bir aşk yaşayalım masal ötesinde. Hayal Şehrimde, Kızkulesi’n de…

Yeşim Şahin
13/02/2002, 13:15