Bugün Ruhsuz Atmaca misafir oluyor bloga.. Teşekkürler Ruhsuz Atmaca..

Kendinle İletişim Kur!

Empati kurmak ya da eşduyum,  bir başkasının duyguları, içinde bulunduğu durum ya da davranışlarındaki motivasyonu anlamak ve içselleştirmek demektir. Vikipedia böyle diyor, iyi diyor da kim anlıyor bu “empati” kelimesinden ya da ne anlıyor bu “empati” kelimesinden. Ben söyleyeyim “hiçbir şey.”

http://5cblog.wordpress.com/2012/09/17/feeling-an-essential-leadership-skill/ sitesinden alınmıştır

http://5cblog.wordpress.com/2012/09/17/feeling-an-essential-leadership-skill/ sitesinden alınmıştır

Empati, çoğu insanın yapmak istediği fakat yapamadığı bir şeydir. (Yalnız bu yapmak istdiği şeyin empati olduğunu bilmemektedir.) Çünkü yüzleşeceği bir şeyler vardır ve onlar kendisine ağır gelmektedir. Bunun başında “pişmanlık” gelir, sonra üzüntü ve kendisinden nefrete kadar gider bu…

Empati bir eğitimdir. Hem zihinsel, hem fiziksel bir eğitim. Çünkü insanların bir takım yorumlamalar yapması gerekir. Bir konuya bir yerden başlaması gerekir. Ortada bir problem vardır. Ve bu problemi  bin bir türlü çözümü. Fakat bize en kısa ve acısız olanı lazımdır. Bu yüzdende bir eğitim şarttır.

Empatiyi tam olarak gerçekleştirmek için herkesin söylediği:

  1. Kendimizi karşımızdaki kişinin yerine koymak ve onun gözüyle bakmak,
  2. Onun duygu, düşünce ve olaylara verdiği tepkileri ölçmek, anlamaya çalışmak.
  3. Ve onu anladığımızı ona ifade etmek.

Empatinin uygulaması bu üç maddeye göre ilerler fakat empati yaparken yapılan yanılgı karşımızdaki anlamayla yetinmedir. Bu en büyük hatadır. Bana göre ne kadar karşımızdakini  anlamaya çalışsakta,  karşımızdaki kişinin %40’lık bir diliminin hakkında bilgi sahibi oluruz.

İşin en temel noktası kendimizi anlamakta yatar. Kılıçları kendimize doğru çekmeliyiz. Ve gerçekleri kendi kendimize söylemeliyiz. Yukarıdaki üç maddeyi kendi kendimize uygulamalıyız. Çünkü insan her zaman egolarının kurbanıdır. Her zaman kendisi haklıdır ve karşıdaki suçludur. Hiç sormaz kendi kendine: “Ben bu olayda ne gibi bir hata yaptım? ya da “ Ben bu olay için ne kadar çaba gösterdim?” Eğer sorarsa kendinde de bir hatalar bulacaktır. Bu da onun işine gelmeyecektir. Şiddet olaylarına baktığımızda, kadına şiddet, çocuğa şiddet bu gibi olaylar hep kendimizi haklı görme, karşımızdaki suçlu görme sonucunda olur. Ya da ayrılıklar, küslükler de benzer durum hakimdir. Suç hep karşıdadır! Oysa atalarımız ne güzel demiş: “ İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.” Bu söz her halde eşittir empatidir.

Bu yüzden bir insan karşısındakini anlamaya çalışmadan önce kendisini bir sorgulamalı. Ve buradan çıkan sonuca göre, karşısındaki hakkında daha sağlıklı ve daha verimli bir empati kurabilir.

Yazar Hakkında
Blog dünyasında 2 yılını dolduran acemi bir blogcu. Ruhsuz Atmaca‘nın, tek ve temel amacı insanlığa bir şey katabilir miyim?, katabilirsem nasıl olmadır?, bu soruları kendine sorarken bir anda kendisini blog dünyasında bulur.
Ruhsuz Atmaca blogunun kapağında yer alan ve ismini verdiği “Atmaca” insanlara benzer duygulara sahip bir canlıdır. Yırtıcılığı nedeniyle isminin önüne “Ruhsuz” takısı gelmiştir. Blogun sloganı ise: “Yazdıklarım ve Yazacaklarım Atmacanın Bakışlarında Gizli…” oluşturur.