Kıskançlık için “İnsanın doğasında var” denir. Önemli olan bu duyguyla nasıl baş edilebildiği.  Lakin şu an ev de kıskançlık sebebiyle stresli zamanlar geçiriyoruz. Sonunda Maya Su’nun okulu ile de destekleyerek yaptığımız görüşmeler sonucunda yaşadığımız stresin adını bulduk . ” Kardeş Kıskançlığı”

Görüşme sonrası düşündüm. Ben ailenin en küçüğüyüm. Her zaman alternatiflerim ablam ve abim olmuştu. Abla ve abim için istenmeyen kardeş. Ama onları kıskandığım zamanları hatırlamıyorum. Yeniler onların eskiler benim olurdu. Aile gezmelerine ilk götürülecek ablam abim olurdu . Yani üç çocuklu bir aile de büyümüş olmama rağmen olumsuz hissim yok. Fakat bizim evde durum aynı değil.

Maya Su yapı gereği hassas bir kız. Balık burcu etkisi de epey var diyerek işi espriye vuracağıım.

Maya Su&Mira

Maya Su&Mira

Maya Su kardeşinin olacağına hazırladığımız günden Mira’nın doğumuna kadar hayatımızda çok ciddi durumlar yaşamadık. Kıskançlık sanırım bizden teğet geçmişti. Ta ki son aylara kadar. Bir kaç aydır Maya Su’da ağlama stresleri, kardeşine karşı olumsuz yaklaşma, anne baba yardımcıya bağırma ve fazla yemek yeme gibi sinyaller baş gösterince durumu değerlendirmeye aldık. Baba ayrı ben ayrı yardımcı olmaya çalıştık. Bir gün booommmm patladık. Okuldan destek istedik ve görüşme vb sonucunda Maya Su’nun kardeş kıskançlığı sebebiyle bunları yaşadığını öğrendik. Minik kızımız Mira’yı yok sayıyor. Bu derece kıskanıyor .

Buradan kendimize ders çıkardık, üzerimize düşen ödevleri de yapacağız.

Siz de bilin ki:

Kardeşler arasında rekabet doğal ve normal gelişimin bir parçası olarak kabul edilmelidir. Ancak rekabetin bir düşmanlık haline gelmesi ve her alanda kendini göstermesi doğal karşılanamaz. Çocuklar arası rekabet ve çekişmenin nedenleri arasında anne babanın gözüne girebilme, evde bir yer edinebilme, bireyselliğini kabullendirme, önemsenmek ve değer verilmek isteme sayılabilir. Esasen her yaşta insanlar arasında bir rekabet söz konusudur. Genellikle anne babalar kardeşler arası çekişme, didişme ve rekabet havasından büyük endişe ve üzüntü duyarlar. Onların idealinde birbirleri ile çok iyi geçinen ve hiç kavga gürültü çıkarmayan uyumlu çocuklar vardır. Kardeşler arası çekişme bütün ailenin huzurunu bozacak derecede büyük olabilir. Anne baba, kardeşler arası rekabetin normal ve hoş karşılanacak sınırlarda olup olmadığını gözlemeli, bu sınırlar aşılmadıkça müdahale etmemelidir. Birbirlerine zarar vermeyecek derecede ufak didişmelere karışmamalı ancak zarar vermeye başladıklarında birbirlerinden ayırmalıdır. Yani her anlaşmazlık ve didişmede hakim yada hakem rolünü üstlenmemelidirler. Sınırların aşıldığı düşünüldüğünde krize müdahale edilmeli eğer çözüm bulunamıyorsa yetkili birine rehberlik için başvurulmalıdır. Özellikle küçük çocuk ağlayarak, zırlayarak annenin duygusallığını kullanmaya çalışır. O zaman büyük çocuğa sen ağabeysin, sen ablasın diye haksızca yüklenilmesi hatalı bir tutum olur. Küçük çocuğun anne ve babası tarafından devamlı desteklediği ve kayırıldığını düşünen ağabey ya da ablanın anne babaya karşı olumsuz tutum sergilemesi doğaldır.” diyor Prof Dr Mücahit Öztürk 

Size demek istediğim sadece şu. Çocuğunuzu çok iyi; en iyi siz tanırsınız. Durum ve davranışlarında değişiklik varsa ve hal gittikçe çıkmaz boyuta dönüşüyorsa stresin sebebini bulun. Bu çocuklar bizim çocuklarımız ama Osho’nun dediği gibi :

….Çocuk anne babalar tarafından çirkin şekillerde koşullandırılıyor. Anne baba koşullandırması dünyadaki en büyük köleliktir. Bu tamamıyla ortadan kaldırılmalıdır. Sadece o zaman insan, ilk defa, gerçekten özgür, hakikaten özgür, sonuna kadar özgür olacaktır çünkü çocuk insanın babasıdır. 

Ben ise senin çocuklara saygı duymanı isterim. “

YSM