Son günlerde Jim Rohn’un “En çok vakit geçirdiğin 5 kişinin ortalaması sensin” sözü çok gündemde. Sizi bilmiyorum ama vakit geçirmek isteyip de geçiremediğimiz insanları da buna dahil etmek gerekir diye düşünüyorum. Sevgili dostum Ayşe Dilek Ergüler de onlardan biri.

Kişisel olarak bana ilham veren kadınlarla olmayı, onlardan sürekli öğrenmeyi ve hikayelerini dinlemeyi sevdiğimi size her zaman söylüyorum. Bugünde size hayatımın çok özel bir yerinde yer alan, bilgisine, dostluğuna, enerjisine ve yaratıcılığına hayran olduğum, sürekli üreten ve toplumda örnek teşkil eden çalışmalara imza atmış sevgili dostum Ayşe Dilek Ergüler’i size anlatmak istedim.

Size de benim kadar ilham vereceğine eminim.

Ayşecim; Google’a yazdığımızda Ayşe Dilek Ergüler, “Avukat, arabulucu, marka/patent vekilive aile/sistem dizimi danışmanı” olarak seni en üste taşıyor. Hepsinden bir parça mı yoksa tümünün toplamı mısın? En çok hangisisin?

Aslında hepsinin bütününü yansıttığımı söyleyebilirim. Yine de en çok hangisiyim diye düşününce kıdemi gözeterek “avukatım” demem en doğrusu olur; dile kolay tam otuz iki yıldır avukatlık yapıyorum. Yaklaşık yirmi yıldır marka vekili, on dört yıldır aile/sistem dizim danışmanı, on iki yıldır arabulucuyum. Bu mesleklerin hepsini aynı anda ve gerektiği yerlerde birbiri ile bütünleştirerek yaşama geçiriyorum. Doğal bir sonuç olarak da bu alanlarda eğitimler veriyorum. Bazen “hangisi” olduğum konusunda benim bile kafam karışabiliyor.

Şimdi sana neden “Holistik Avukat/Holistik Arabulucu” dediklerini anlıyorum 🙂 “Büyüyünce ne olacaksın?” diye soranlara “kesin avukat olacağım”demişsindir diye düşünüyorum. İşin aslı gerçekten böyle mi?

Hiç de böyle değil. “Büyüyünce ne olacaksın” diye sorulduğunda hostes ya da doktor olacağım derdim. Dünyayı gezme hayalim hostes olmayı, insanlara deva bulma arzum doktor olmayı gerektiriyordu sanki… Oysa içimde bir avukat varmış, büyüyünce ilk olarak o çıktı ortaya, sonra diğerleri eklendi. Büyümeyi gelişim olarak değerlendirirsek ben hâlâ büyüyorum ve büyüyünce ne olacağımı çok merak ediyorum.

İstanbul Ticaret Üniversitesi “Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans” programını “Boşanma Arabuluculuğu” konulu bitirme projesi ile tamamladın. Psikoloji, işinin içinde nasıl yer alıyor?

Psikoloji, davranışı inceleyen bir bilim. Gerek özel yaşamda gerekse iş yaşantısında bence en çok ihtiyacımız olan konu, psikoloji bilgisi. İnsanı tanıyıp anlayabilmek açısından bana oldukça geniş bir alan yaratıyor uygulamalı psikoloji uzmanlığım. Bu uzmanlık sayesinde bir dava dosyasının analizi ya da bir uyuşmazlığın çözümü için çalışırken hangi noktalara odaklanmak gerektiği gibi konularda psikoloji bilgim inanılmaz kolaylaştırıyor işimi. Hele ki avukatlık ve arabuluculuk mesleklerinde derinlemesine uzmanlaştığım alanlardan en yoğunu olan aile uyuşmazlıkları düşünüldüğünde psikolojinin önemi çok daha belirgin hale geliyor.

Arabuluculuk nedir? Arabulucu ile avukat arasında nasıl farklar var?

Genel anlamda arabuluculuk her türlü çatışma durumunda uyuşmazlık yaşayan kişilerin bu uyuşmazlığın çözümü için arabuluculardan destek aldıkları dostane bir çözüm yöntemi. Hukuk uyuşmazlıklarında yaşanan uyuşmazlıklarda ise davadan önce ya da dava sırasında arabulucuya başvurarak arabulucunun uyguladığı teknikler sayesinden tarafların bir birlerini doğru şekilde anlayıp ortak bir çözüm oluşturmaları sağlanabiliyor. Bu durumda dava ortadan kalkıyor. Davada ödenen harçlar ve giderler arabuluculukta söz konusu değil; sadece arabulucuya hizmeti karşılığında bir ücret ödeniyor. Tarafların mahkeme dışında anlaşması hem mahkemelerin yükünü azaltıyor hem de kişilerin kendi kararları ile ulaştıkları sonucun icraya gerek kalmaksızın gerçekleştirilmesi oranını artırıyor. Taraflar arabulucunun desteği ile yaptıkları anlaşmaya uymadıkları takdirde bu anlaşmaya ilgili mahkemeden bir onay alınarak –ki biz buna icra edilebilirlik şerhi diyoruz- sanki yıllar sürecek bir dava sonunda hakimin verdiği karar gücünde bir belge ortaya çıkıyor ve bu belge icrada mahkeme kararı gibi uygulama olanağı buluyor. Arabuluculukta gizlilik kuralı var. Ayrıca taraflar eşit haklara sahip. Kimse arabuluculukla anlaşmaya zorlanamıyor, yani arabuluculuk gönüllü bir süreç. Taraflar anlaşamazlarsa her zaman dava açabiliyor ya da zaten açılmış bir dava varsa dava devam ediyor.

Arabulucu ile avukat arasındaki farka gelince en önemli fark arabulucunun tarafsız olması. Malum, avukat müvekkilinin haklarını savunur yani müvekkilinin tarafını tutar; oysa ki arabulucu her bir tarafa eşit mesafededir ve mutlak bir tarafsızlık hali ile uyuşmazlığın çözümlenmesine destek olur.

Günümüzde toplumda boşanmalar arttı söyleminde bulunup haber yapılıyor. Gerçekten boşanmalar çok mu arttı? Tahammülsüz hale mi geldik?

Boşanmaların artması bir gerçek. Artık eskisi gibi fedakarlık yapılmıyor, en ufak bir uyuşmazlıkta eşlerin ilk aklına gelen çözüm boşanma olabiliyor.

Günümüzde sosyal medya çok kişinin başını ağrıtıyor. Sosyal medyanın içinde sürekli sorunlar yaşayan bir kadın olduğum için başım her sıkıştığında “İmdat Ayşe” diye sana yazıyorum. Türkiye’de bundan 10 sene önce “Bilişim ve Sosyal Medya Hukuku” için kimseye danışamamıştım. Şimdi durum nasıl?

2000 yılında ekonomi hukuk alanında yüksek lisans programına devam ederken bilişim hukuku dersimiz vardı ve o derste tamamen yoruma dayalı olarak konular işliyorduk; çünkü henüz doğrudan konuya ilişkin mevzuat yoktu. Artık mevzuat var. Bununla beraber bilişim teknolojilerinin gelişme hızı, sosyal medya adını verdiğimiz platformların sürekli güncellenen yapısı düşünüldüğünde işimiz çok da kolay değil. Özellikle en çok kullanılan sosyal medya platformlarının yurt dışı merkezli olması ve buralardan delil anlamında bilgi ve belge toplamakta yaşanan zorluklar kişilerin daha cesur ihlaller yapmasına olanak tanıyor. Haksız fiil ya da suç niteliğindeki bazı eylemler çoğu zaman yeterli ispat vasıtası bulunamadığı için karşılıksız kalabiliyor.

Her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan bir saldırıya uğradığımızda yani sosyal medya yoluyla işlenen bir suça maruz kaldığımızda -tabi ki avukata danışmamız gerek- en acil olarak ne yapmalıyız?

Bence ilk iş saniyelik bir işlem olarak ekran fotosu almak ve hemen ardından ilgili sosyalmedya platformunun şikayet prosedürünü başlatmak. Sosyal medya aracılığıyla işlenen bir suç ya da haksız fiil mevcut şikayet mekanizmaları ile çözümlenemezse Cumhuriyet Savcılığına şikayet dilekçesi verilmesi ya/ ya da tazminat davası açılması kaçınılmaz hale gelebiliyor. Bu nedenle delillerin kaybolmasına karşı önlem olarak e-tespit yaptırmak çok önemli.https://e-hizmet.tnb.org.tr/tespit/public/hakkinda.xhtml?faces-redirect=true linkinden e-tespit hakkında detaylı bilgi alınabilir ve e-tespit yaptırılabilir.

Sosyal medya kullanıyor musun? Okuyucular seni nerelerden takip edebilir?

Kaçınılmaz bir şekilde benim de sosyal medya profillerim var. LinkedIn, Instagram, Twitter ve Facebook en sık kullandığım mecralar.

Sürekli üreten, yenilikleri hayata geçiren bir kadın olarak “Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri Derneği, Arabulucululuk Gönüllüleri Derneği, İzmir Arabulucular Derneği ve Aile Hukuku Derneği” üyesisin. Hepsine nasıl yetişiyorsun?

Üyesi olduğum bu dernekler ve kurucu başkanlığını yaptığım Aile Arabuluculuğu Derneği ortak amaçları ve faaliyetleri olan dernekler; dolayısıyla bu derneklere yetişmem çok kolay. Bunlara ilaveten uzun yıllardır Sevgi Mağazası Derneğinin denetim kurulu başkanlığını, Anne Meclisi Derneği’nin de başkan yardımcılığını yürütüyorum. Bir anne olarak Okul Aile Birliği’nden de geri kalmıyorum.

Sende doktor eşisin, aynı yaşta kızlarımız var. Bazen ev, iş, çocuk, özel hayat derken “yeterrrr” diye çığlık atasım geliyor. Sende durum nasıl? Ailen ve işin arasındaki dengeyi nasıl kurdun?

Açıkçası burada eşin yaklaşımı çok önemli. Ben çok şanslı bir kadınım ve her alanda beni destekleyen bir eşim var. Bu vesileyle ona buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.

Harika bir arkadaş, anne ve avukat olarak bu röportajı okuyanlara özellikle neyi aktarmak istersin?

Hepimizin biliyoruz ki ömür dediğimiz zaman dilimi belirsiz ve yüz yıl bile sürse çok kısa. Bu kısa zamanı sadece kendimiz ile yarışarak geçirmek hem kendimize hem ailemize hem yakın çevremize hem de topluma en büyük katkı. Yaşamdan aldıklarımızın karşılığını verebilmek için çevreye duyarlı, çalışkan, neşeli bireylerin çoğalmasını diliyor ve sonsuz olasılıklarla dolu varoluşa şükran duyuyorum.

 

12 Ekim 2018 haberlercom ve yenikadin.com da eşzamanlı röportaj yayınımdır.

Ayşe Dilek Ergüler Kimdir?

1962 yılında Ankara’da doğdu. 1985 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 1999 yılında Marka Vekili, 2003 yılında Patent Vekili, 2007 yılında Profesyonel Mediatör ve 2013 yılında Arabulucu oldu.

2003 yılında İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi “Ekonomi Hukuku Yüksek Lisans Sertifika Programı” nı tamamladı.

2006 yılında Doğuş Üniversitesi SEM “Çağdaş İnsan Kaynakları Yönetimi Sertifika Programı” nı tamamladı.

2006 yılında İstanbul Ticaret Üniversitesi SEM “Uygulamalı Aile Hukuku Eğitim Programı” nı tamamladı.

2007 yılında Profesyonel Mediatörlük eğitimini tamamlayarak Talya Mediasyon Merkezini kurdu.

2008 yılında Türkiye Sistem Dizimleri Enstitüsü “Sistem ve Aile Dizimleri Eğitim Programını” , 2014 te “Sistem ve Aile Dizimleri İleri Eğitim Programı” tamamladı.

2011 yılında İstanbul Ticaret Üniversitesi’de “Uygulamalı Psikoloji Yüksek Lisans Programı” nı “Uygulama Örnekleri Çerçevesinde Boşanma Davalarında Alternatif Bir Çözüm Olarak Mediasyon” konulu bitirme projesi ile tamamladı.

2012 yılında İstanbul Kemerburgaz Üniversitesi ve Aile Hukuku Derneği’nin “Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi ve Tasfiyesi Sertifika Programı”nı tamamladı.

2012 yılında WIPO Academy “Advanced Course on Arbitration and Mediation Procedure Under The Wipo Rules” sertifika programını tamamladı.

1986 yılından bu yana kendisine ait Akyüz Hukuk Bürosunda başta Aile Hukuku olmak üzere Borçlar Hukuku, Ticaret Hukuku, Rekabet Hukuku, Fikir ve Sanat Eserleri, Marka ve Patent Hakları ve Alternatif Uyuşmazlık Çözümleri konularında serbest avukatlık yapmış olup, Adalet Bakanlığı Güncel Arabulucular Listesine kayıtlı arabulucu ve Arabuluculuk Eğitmenidir.