#blogfırtınası Gün 5. Bir rüyanızı veya kabusunuzu hikaye şeklinde yazın.

“Rüyan iyiyse sevdiklerine,  değilse suya anlat” derdi büyüklerim. Rüyalarımı paylaşmayı uzun yıllar önce bıraktım . Çoklukla rüya görmek istemeyen kısımdayım. Ama rüya görmesem desede insan bir de bakıyor ki acayip bir rüyada..

Konu rüyalar olunca da ne yazmışım etmişim diye yine defterime baktım. Ben de her şeyin bir defteri var neredeyse. Fotoğraf notlarımı yazdığım defter, hayallerimin defteri, günlükler, çok uzun yıllardır atamadığım ajandalar ve diğerleri. Sanırım çok anı biriktiriyorum. Düşünün ki yıllar önce katıldığım seminerlerin bile notlarını saklıyorum.

Rüya defterimin ilk sayfası

Rüya defterimin ilk sayfası

Rüyalarımı yazdığım bir rüya defterim de vardı ev ödevim şeklinde. 2008 yılında gittiğim Hint Astroloğu Şebnur Kuran Balcı ” Her rüya mesaj taşır  bunu anlayabilene demişti. Yine bir hipnoterapi deneyimi sonrasında rüyalarımdan bahsettiğim de ” Rüya defterin olsun. gece uyandığında bile anımsadığun kadar yaz, yüzleş rüyalarınla” demişti terapist. İşaret ya da değil ama gördüğüm rüyaların gerçekleşir olması çokca korkutur beni. Bazen hayırlıdır ama bazen de kabus ötesi. Uyanmak isterim de uyanamam bir türlü… Şimdi rüyaların psikanalizde yorumlanması vb konularını da yazmak Freud ve Jung’dan da bahsetmek lazım ama bu yazı yeri değil sanırım. 

Bir rüya gördüm sabah niyetine… Yemyeşil çimenler üzerinde gökten uzanan bir salıncakta çıplak ayaklarımla sallanıyordum. Etraf sessiz , ben seslenmek istesem de sesim çıkmıyor. Küçük bir ev var gerilerde.. Bahçesinde Melis, Maya Su ve Mira..Gelin birlikte sallanalım demek istiyorum ama sesim çıkmıyor. Onlar  kendi halinde bahçedeki kedilerle köpekle koşturuyorlar. Bir an da yağmur yağmaya başlıyor. Yüzüme düşen yağmur damlalarını hissediyorum. Çocuklara doğru koşuyor ve eve girin demeye çalışıyorum ama sesim çıkmıyor yine… Evin içine giriyoruz ve şimşekler çakıyor. Kızlar hala gülüyor oynuyor . Karanlık çökerken yağmur diniyor nefes alalım derken kapı çalıyor. Kim o derken kapıya doğru yöneliyorum ve tam açacakken bir sesss “anne çişim bitti ” yataktan hızla kalkıyorum . Mira tuvalette. Sabahın 05.50’si.. Gün bizim için başlamış…

Hayırlara vesile olsun…

YSM-Rüyacı