Her yıl biterken bir iç hesaplama ya da dış hesaplaşma başlar gider. Ya da bir köşe yazısında , dergi de okur insan. Yeni yıla yeni umutlar eski yıla hoş vedalar gibi klişe başlıklarla yerini alır çok zaman.

“Hayatın Anlamı”  üzerine yazılır çizilir. Belki de her yeni yılda olduğu gibi yeni yılda yapılacaklar listesi hazırlanır. Kendi kendimize notlardır bir nevi..Anlam yükleriz geleceğe… Oysa gelecek zaten gelecek…

My iphone

40 yaşındayım. Ve hayatımın farkına varmayı 28 yaşımda yaşadım. Kendim olduğum, kendi  istediğim gibi yaşamak istediğim hayatı seçtim. O günden bu yana  kendi içsel güçlerimin, iç potansiyelimin gelişmesine, ortaya çıkmasına, kısaca içsel doğumuma gayret ettim. Bu bendim ve ben gibi yaşamaya başladım. Şimdi YSM taş gibi ağır bir yazı oldu bu demeyin. Bana göre kendi gerçek kişiliğini bulması için insanın bunları yaşaması gerekiyor. Şimdi söylemek isterim ki içimde var olan potansiyeli bilip uygulamaya geçmesem keşkelerle ve pişmanlıklarla yaşayacaktım buna eminim.. Ama ben bunu seçmedim ve tabir doğru ise yoldan çıktım. İyi ki de çıktım.

Hayatımı ikinci kez yaşıyorum şimdi. Geçmişteki yaşanmışlıklar bugünün en güzel rehberi. Günü anlamlı kılan ve yaşatan tecrübeler. Hayat her an mucizelere tanık ve bunu yaşamak muhteşem.

Siz de yapabileceğiniz her iyiliği, yapabileceğiniz her yerde, her zaman düşünmeden yapın. Hayatın anlamı sizde…“Kim mutlu edebilir seni, sen hazır değilsen?” der Nietzsche 

Her zaman her anın bir anlamı oluyor Anlamlarınızın mutluluk ve huzur içermesi dileğiyle..

YSM