Blogum karmakarışıkmış fotoğrafçı blogu muymuş yoksa benim hallerim miymiş? Cevap veriyorum hepsi.. Hem fotoğrafçıyım, hem anneyim, hem kadınım, hem hayata dair söyleyeceklerim var. Burası benim kendimi rahat hissettiğim yer. Bu yüzden kusura bakmayın nasıl gazeteler de köşe yazarları varsa içlerinden geçeni yazıyorlarsa burası da benim köşem. İster fotoğraf, ister annelik hallerim, ister sağlık, ister anı , ister alışveriş aklıma ne eserse yazıyorum. Spesifik blog açsam tek alanda yazardım ama ben beni yansıtmasını istiyorum. Eski pazarlamacı alışkanlıklarımla “tek bir alana yönelin kendi niş alanınızı keşfedin odaklanın yazın”  vb hikayelerini demode olarak kenara koyuyorum. Evet isteyen bloggerlar sadece yemek tarifleri, kurabiye, anne, fotoğraf, alışveriş, moda blogu açsın benim bloğum böyle her telden çalıyor .  Kadınım ben her günüm birbirinden ayrı hormonlarımın seviyesine göre ruh halim değişiyor yazılarım da… İşte aklıma geleni içimdekini yazmayı seviyorum ben . Tek moto mot blog yapamayacağım üzgünüm bu blog da bunlar yok.

Dün Cine5’de program da konuşurken kendimle ilgili ne çok anı yazmadığımı yazmak isteyip te atladığımı fark ettim. Böyleyimdir ben karşımda ki ile konuşurken çoğalmaya başlarım o an dudaklarım konuşur ama beynim bunu yapmalısın hatırla diye not düşer bir yana.. İşte dün hamilelik, doğum fotoğrafçılığı konuşurken aklıma geldi yaşadıklarım ve yazmak istedim. Bir güne sığmayacak hepsi ama nereden başlasam kar…

Hamilelikte şeker hastalığı ile başlamak istedim. Yaşıyorum çünkü kanama, bulantı vb daha sonra yazacağım yaşadım ama sağlıksız riskli bir hamilelik mi benimkisi bazılarına göre öyle bana göre değil. İşin uzmanı yorum yapmıyor ne de olsa eşiyim başka dr lar risklisin diyor ama hayat da ne risksiz ki. Ben hiç birine fazla takılmıyor hayata dolu dolu devam ediyorum. Yıllardır bu böyle hayatı ıskalamaktan oldum olası nefret ederim ve yapmam gereken ne varsa ve neyi yapmak istiyorsam yapmaya çalışırım kendimi fazla yormadan. Hayatı erteleme lüksü yok bana göre kimsenin. Hep hissettiklerimi söyledim düşündüklerimi yaşadım . Yaşamaya da devam… Lafı gene uzattım ama ne yapayım bazen çok sözüm oluyor kendimle…

Malum an itibarı ile 28 hafta,2 günlük hamileyim. Şafak 60 gibi gözüküyor. Daha önce hamileliklerim de 36 ve 37 hafta 2 gün de doğurduğum için yine biz benzer tarihler de bekliyoruz. Şimdilik Mira makat duruşunda 🙂 Her hamilelikte yapılması gereken testler takipler var merak edenler http://www.drHuseyinmutlu.com da ilgili pek çok yazıyı okuyabilirsiniz. İşte  bir tanesi de bu http://drhuseyinmutlu.com/?p=418

Neyse işte 4 hafta önce ben de yani 24 haftalıkken şeker yükleme testi yaptırdım. Maya Su’da da yapıldı. Ne meret olduğunu biliyorum. 50 gr glikoz iç bir saat bekle glikoz(şeker) dediysem öyle matrak bir şey değil içine limon sıkınca iyi oluyor aklınızda olsun. Neyse Maya Su da bir de üç saatlik yaptık ama yaş 35 olunca bir şey çıkmadı yırttım. Geldik 38 yaşına zaten 35 yaş sonrası doğurursan şenlik pek bol. Amniyosentez de var 🙂 Onu da oldum başka yazıya artık.. İşte glikoz testi için eşimin çalıştığı hastaneye gittim. Hem ortam tanıdık hem de orada çalışan ekipten Hande hamile (şimdi doğum iznin de) hem de Yıldız Hemşire, Güzin , Burcu ile sohbet ediyoruz. Koca zaten orta da yok iki sn yüzünü görürsek ne mutlu bize 🙂 İçtim glikozu uslu uslu bekliyorum. O su gibi geçen zaman glikoz içince geçmiyor benim tansiyon hep düşük son 15 dk zar zor geçiyor. Arkasından yuppi kan alınıyor ve kahvaltı ediyorum. Bir hamile açlığıa hiç dayanamıyor (kusma halleri hariç) Hazır hastanedeyken benim kronik demir eksikliği anemim var (başka yazıya ) aralıklı demir veriliyor serum ile hadi onu da aradan çıkarayım. Serum takılıyor 1,5 saat de öyle geçecek. Şeker sonucum 2 saat için de çıkacak. Mutlu, mesut Hollandalı (nedense çok sık kullanırım bu lafı) şeklin de yatıyorum. Elim de iphone, twitter, gazete  derken zaman geçirmeye çalışıyorum. Alerjik reaksiyon olmasın diye verilen ilaç sersemletiyor ama uyutmuyor oysa ne çok isterdim bebekler gibi uyumak ama nerede benim gözler bir kelebek… Yan oda da tüp bebek için yumurta toplatan ya da embriyo transferi yapılan ailelerin sesleri …

Heyecanla beklenen sonuç geliyor. Ben diyorum süper çıkacak stres yok bu testi de geçeceğim. Söyleyin diyorum söylemiyorlar Dr.Murat Bey baksın söylesin diyorlar alıyorum sonucu elime… Bekle geçersin  max 140 olması gereken test gelmiş 204 bir an kalıyorum betim benzim atıyor. Sonra sesim titriyor ve eyvah diyorum bebeğim neden? Sonra derin nefes alıyorum ve yaşamam gerekiyormuş bunu. Zaten sen değil miydin aman çok kilo almayayım dikkat edeyim sonra o kilolar kalıyor. Al işte sana zorunlu diyet. Yaşımdan ötürü ( eyvah eyvah filminden kopya) çıkıyor tek sebep. Diğer sebepler yok. Hemen iphone ve siteye giriyorum okumak için çünkü koca ve doktorum hastalar ile ilgileniyor beklemek zorundayım. Benim gibi  okumak isteyenler için linki kopyalıyorum şimdi tek tek yazmak yerine kendi söyleyeceklerimi yazacağım Op.Dr.Hüseyin Mutlu (kocam olur kendileri 😛 ) yazdığı hamilelikte şeker hastalığı.

Sonra geliyor mutlu koca nasıl çıktı şekerin diyor iyiymiş biraz yüksek diyorum e tamam diyet yaparsın diyor. Murat da Ok diyor. Haydi eve yolda kafam da düşünce. Sorularımı sormuşum ama yine de bebeğime bir şey olur mu, iri doğar mı etc. İç sesleri susturmaya çalışıp eve dönüyorum. Annneeee diye kapı da karşılayan Maya Su’ya sarılıyorum gözlerim dolu dolu. Sonra diyorum ki bu geçecek. İki hafta sonra yeniden şeker ve 95 normal sınır da. Bu cuma yine gideceğim her cuma 15 gün de bir şeker testi yaptırıyorum 2 saatlik toklukla.

Buradan söylemek istiyorum ki kadınız işte. Her an farklı haller yaşayabiliyoruz. Ama hayata nereden bakarsanız hayat oradan devam ediyor. Ben dolu dolu , mutlu tarafından bakıyorum. Hiç bir sorunu sorun haline getirmeden kabullenerek ve merkezim de kalarak. Yaşamam ve öğrenmem gereken çok deneyim var biliyorum.

YSM -fotoğrafçı-anne-kadın

Ps: Fotoğraflar için canım arkadaşım Özcan Şahintürk’e teşekkürler…