Geçtiğimiz hafta kan sayımı ve farklı testler için Mira’yı ; Mutlu Dr’un çalıştığı hastaneye götürdük. Bu tercihimin sebebi Mira’da kan alınırken dayanamam. Daha önce Biruni’de yaptırdık minikti babası da zaman ayırabilmişti. Ama şimdi ayıramadı ve biz ona gittik. Ben de demir eksikliği anemisi var . Uzun yıllardan beri de bu böyle kan sayımım hiç bir zaman normal değerleri görmedi. Böyle yaşamaya alıştım. İşte Mira’da da kansızlık (anemi) çıktı. Şimdi demir ilacı kullanmaya başladı. Size Mira ile ilgili yazmayacağım. Eşimin çalışma arkadaşı sevgili Burcu’yu elinde demir ilacı ile görünce aaa sende de mi kansızlık  dedim. O da benim gibi hafta da iki kez serum ile demir alıyormuş.  Hamilelikte yaşadıklarım gözümün önünden geçince bunu yazayım istedim.

Siz işin tıbbi kısmını okumak isterseniz Mutlu Dr’un sitesine göz atabilirsiniz. Burada yazdıklarım tamamen benim hikayem.

Hamileliğin en başında klasik testler yapılır ve kan testinde bir YSM klasiği olarak demir eksikliğine bağlı kansızlık had safhadadır. İlk üç ay vitamin ve demir ilacı vb kullanarak toparlanır diye düşünülür . Değil mi? Normal şartlarda… Ama üç hamileliğinde de 20-22 hafta kusmuş aşırı gebelik kusması olan ben (bunu da ayrıca yazacağım) ne demir ilacı ne de vitamin kullandım ben tüm hamileliğim boyunca. Otur sıfır durumundayım. Hal böyle olduğu için kusma için bir yandan serum verilirken, demir ilacı da bu yönteme dahil edildi.

Demir ilaçları (her türlüsü denendi) ben de ciddi yan etki yaratıyor. Kan değerleri de sınırın altında olunca kan vermek gerekiyor. En son hamileliğim de kan verelim dediler hayır olmaz diyerek karşı çıktım. Bir de alerjik reaksiyon oluşacak gözüm yemedi. Zaten beyaz gömlek sendromu denen her şey hamilelikte ve doğumda başıma gelmiş. (Mira’nın hamileliğinde bir hamilenin geçirebileceği bir çok extra durumu yaşadım. Kanama, gebelik kusmaları, gebelik şekeri, erken doğum tehdidi, kansızlık e daha ne olsun töbe töbe.. ) Ama bu durumlar ben de asla kenara çekileyim yatayım ay çok hastayım vb modu yaratmadı. 34. haftaya kadar çekime devam ettim, kızlarla hareketli bir yaşamım vardı. Doğuma gitmeden bir gece önce bile ayaktaydım ben. Malum Maya Su ‘da küçük…

Doğuma kansızlığımı idare eder durumuma getirmek için hamileliğim boyunca ben hafta da iki kez demir ilacı içeren bir ilacı  damar yolu ile aldım. İlk başlarda hastaneye gidiyordum, sonra evde taktırmaya başladım. Çünkü hastane ortamında serum vb bana iyi gelmiyor. Doğurmak ve doğum çekimi dışında hastanede olmayı hiç sevmem ben.

Doğuma 14 gün kala YSM

Onca ilaca rağmen benim kan değeri maalesef normale dahi yaklaşmadı. Sezeryan bol kan kaybedilen bir ameliyat. Ama Allah annelere güç veriyor diyorum ya doğum sonrası (ki Mira’nın doğumu da ayrı hikaye) onca kanamaya rağmen ilahi güçle emziriyor insan kendini hiç düşünmüyor. Halsizlik, bitkinlik etc işin cabası. Ama bebek dünyaya değer.

Sizlere bunları yazdım, niye yazdım?  Ne olursa olsun kendinizi bırakmayın. Hayata nereden bakarsanız hayat size oradan gülümser. Ben yaşadıklarımı stres yapsaydım kabus gibi bir hamilelik geçirdiğimi söylerdim. İmkanım ve rahmim uygun olsa yaşadıklarımı yine yaşayacağımı bilsem yine hamile kalıırm ve yine tadını çıkarırım.

Hayat gerçekten güzel hele dünyaya muhteşem bir prenses (ben prens hiç doğuramadım) getirmek ayrı güzel.

Herkesin çok sağlıklı ve keyifli bir hamilelik geçirmesi dileğiyle..

YSM-Kansız..