Tam 10 sene önce tanıştık Özlemle. O zaman Acıbadem de ilk günlerim . İşim gereği Darphane-i Amirane’de düzenlenen turizm fuarına katılmıştım. Özlem’de Safranbolu’nun en güzel konaklarını ve turizmi anlatan kocaman standlarıyla tam yanı başımda yer alıyordu. Benim şekerim düştü esprisiyle sürekli lokum yiyorduk. Yine Bozcaada Belediye Başkanlığının standı da şaraplarıyla bize eşlik ediyordu. Hem iş hem keyif halimiz vardı. Bu fuarın en güzel yanı işte Özlem ile başlayan dostluğumuz. O günden bu yana hiç ayrılmadık. araya zaman girdi, ayrılıklar girdi ama biz hiç kopmadık. Her ikimiz de bulduğumuz fırsatlarda bir araya geldik. Tabiki  Şebnem, Seval, Tuğrul ve bir çok kişi ile de inanılmaz anılar yaşadık. Gittiğimde Şebnem işi gereği gelemedi otele ama Seval’in hoş tesadüfle Safranbolu’da olması anılarımızı tazeledi…

Yıllar geçti bir çok kişi Özlem’in konağına gitti konakladı inanılmaz anılarla döndü. Ama ben hayat şartlarım ve son beş sende iki çocuk sahibi olmanın da etkisiyle bir türlü gidememiştim. Ta ki bu sene 19 Mayıs’ta şeytanın bacağını kırıncaya kadar. Şükür gittik, hem de ne gidiş. Maya Su, Mira, Mutlu Dr ve ben… 5 saatlik yolu biz oyalana oyalana 7 saat de gittik.

Safranbolu başlı başına anlatılması gereken bir yer. Siz de googledan çok bilgiye ulaşabilirsiniz. Ama ben yaşadığım anıları yazmak istedim. Size Özlem’in harika konağı ile de ilgili kısa bilgiyi yazının sonunda paylaşacağım.

Gökçüoğlu Konağı; 1896 yılında Gökçüoğlu Mustafa Bey tarafından yaptırılmış. Mustafa Beyin kerestecilikle uğraşması nedeniyle konağın inşaatında birinci sınıf malzeme kullanmış. Ahşabın el işçiliğiyle adeta bir dantel gibi işlendiği Konakta tavanlar, kapılar, dolaplar ilk günkü gibi orijinal hallerini koruyor. Benim iki yaramaz bu ahşap konakta yapmadığını bırakmadı.

Osmanlı-Türk mimarisinin Safranbolu da ki yaşam tarzıyla bütünleştiği, Safranbolu’nun bana göre aslına en uygun örnek bir konak olan Gökçüoğlu konağına mutlaka uğrayın . Uğramakla kalmayın konaklayın bu büyülü atmosferde kendinizi inanılmaz hissedeceksiniz.

Konak sadece 8 odadan ulaşıyor. Her odanın ismi gibi dekorasyonu da farklı. Biz Badem oda da kaldık. Tüm fotoğraflara facebookdan ulaşabilirsiniz.

Biraz araştırdığımda ve Özlemi sıkıştırdığım da 1995 yılında Yıldız Teknik Üniversitesi ile Helsinki ve Tampere Teknoloji üniversitelerinin yaptığı çalışma Gökçüoğlu evi:  A House in Bağlar, The  Summer  Town Of Safranbolu, Turkey; Anatomi Of Building adıyla Finlandiya’da İngilizce 252 sayfa olarak yayınlandığını öğreniyorum.  Hiç yıkılmadan restorasyonu hassasiyetle yapılmış bu konağın tarihi öneminin büyük olduğunu da öğrenmek harika. Özlem de benim gibi aslan burcu ve bu tür başarıları paylaşmayı çok sevmez. Mütevazidir evsahipliğiyle anılmak ister daha çok. Ki biz kaldığımız iki gün boyunca tüm ailenin muıhteşem enerjisiyle harika dakikalar geçirdik. Bu konuda olur da bir gün yolunuz düşerse ne demek istediğimi anlayacaksınız.

Özlem&Cihan

Özlem ve sevgili eşi Cihan’ın enerjisi konağın her yerinde hissediliyor. Ankara’da yaşamalarına rağmen Cihan iki aydır hiç evine gitmemişti Özlem’de arada işlere koşup konağa döner durumda. Özlem ve Cihan’ın eli her yere değmiş. Bizim gibi arkadaşları çoluk çombalağa karıştığı için çocuklu aileler için ne gerekiyorsa konakta hazırlanmış. Hiç bir şey götürmenize gerek yok. Aksine fazlası var. Konağın içinde oyun parkı var. Biz oturup kahvemizi yudumlarken Maya Su ve Mira sonuna kadar tadını çıkardı. Mira ilk kez açık havada muhteşem cibinlikli bir yatakta uyudu sayelerinde.

Mira’nın doğum günüydü 19 Mayıs ve biz bu sene farklılık istemiştik iyi ki de istemişiz. Marmelat Cafe’de muhteşem bir pastayla süpriz yaptılar bize. Marmelat Cafe ise ününü Safranbolu dışına çoktan taşımış durumda. Bir çok ünlü kişiyi ağırlamış burada. Özlem organik ürünlere merak saldığı için inanılmaz reçellere imza atmış. hele bir sabah kahvaltısı yaşadık ki dillere destan.

Şimdi Özlem arkadaşım olduğu için objektif olamadığımı düşünebilirsiniz yazdıklarımla. Ama bizim dostluğumuz da eksiklikler daha önemlidir. Biz birbirimize yanlış gelen her şeyi söyleriz Özlemle… Bu sebeple aklınıza torpilli yazmış gelmesin. Çünkü ben yazamadıklarım için utanıyorum Özlemden. Kaldığımız 24 saati öyle bir oya gibi işlemişti ki.. Yörük Köyünü de gördük, golf arabasıyla tüm Safranbolunu gezdik, rehber sayesinde bilgiler aldık. Alışveriş yaptık tarihi çarşıda.. Akşam muazzam bir akşam yemeği hazırladılar konakta. Ki isterseniz başka yere gidelim dediler . Ama nerede bizim minnaklar o bahçe de ben o konakta o kadar huzurluydum ki.. İnstagram ve twitter da yazdığım sadece burası cennet olmalı kelimeleriydi.

Yaşadığım bu cennet konağı olur da bir gün yaşamak isterseniz işte iletişim bilgileri. Kalmanız vb gerekmez gidin Özlem ve Cihan’a selam söyleyin benden köpüklü bir kahve için muhteşem bahçede…

http://www.gokcuoglukonagi.com/

Facebook

Twitter

Fotoğraflar için tık tık 

YSM-Dost

SAFRAN SARISI KENTİN TARİHİ KONAĞI  

Safranbolu’da Türk turizmine  kazandırılmış tarihi bir değer olan Gökçüoğlu Konağı, Osmanlı-Türk mimarisini yarınlara taşıması açısından önemli bir misyon üstleniyor, Safranbolu’nun bilinen en eski konaklarından olan Gökçüoğlu Konağı bir yandan aslına uygun restorasyonuyla geleneksel Türk evinin tüm mimari özelliklerini taşırken diğer yandan Türk misafirperverliğinin sıcak ve samimi atmosferini, deneyimli : güler yüzlü personeli ile konuklarına yaşatıyor…

Safranbolu Bağları‘nın özdeşi

Geçmişin arındırılmış zamanlarını, zamanın süzgecinden süzüp bugünlere taşımış olan Gökçüoğlu Konağı; Karabük Safranbolu’nun Bağlar, Deiırmenbaşı mevkiinde bulunuyor. Konak,   1896 yılında Gökçüoğlu Mustafa Bey tarafından yaptırılmış. Mustafa Beyin kerestecilikle uğraşması nedeniyle konağın inşaatında birinci sınıf malzeme kullanmış. Ahşabın el işçiliğiyle adeta bir dantel gibi işlendiği Konakta tavanlar, kapılar, dolaplar ilk günkü gibi orijinal hallerini koruyor.

Ahşap Bir Saray

Gökçüoğlu Konağı, 2000 yılında Astaş Turizm Ltd. Şti tarafından satın alınarak sekiz odalı kaloriferli, banyolu bir butik otel ve restoran olarak aslına uygun restore edilmiş. Restorasyon sırasında yüksek duvarlarla çevrili ve her türlü meyve ağaçlarının yer aldığı bahçe ek donatılarla mutfak, yemek salonu ve idari bölüm halinde düzenlenmiş. Özgün konumuna uygun kaliteli restorasyonu, en son teknolojiyle desteklenmiş yangın söndürme sistemleri, kendine özgü servis ve hizmet anlayışıyla tam bir Safranbolu klasiği olan konak’ta; Selamlık ve Harem bölümlerine iki ayrı merdivenle çıkılıyor, erkek misafirlere ikramlar döner dolap kullanılarak yapılıyor. Üç katlı kare planlı, orta sofalı ve her katı 200 m2 bir alana kurulmuş konağın orta katında 2 köşe oda ve arasında yüksek sofa yer alıyor. Bu bölüm konağın selamlık kısmını oluşturuyor. Karşısındaki bölüm ise Harem olarak kullanılıyor. Sokak yönünde biri orta, diğeri hayat duvarına dayalı ahşap payandalarla kare çıkmalı sofalar ve yine bahçeli iki cephede simetrik çıkmalarla çevreleyen diğer sofalar, konağın sağlam bir mimarlık bilgisiyle yapıldığını kanıtlar nitelikte. 

Safranbolu’daki konaklamanızı unutulmaz kılmak ve kendinizi evinizde hissettirmeyi hedefleyen Gökçüoğlu Konağı, 4 mevsimde ayrı güzellikler sunarak sizleri konuk etmeyi bekliyor…