Gittiğim gün, yüzümde görmeye alışık olduğun gülümsemem olmayacak. Bırakıp gittiğim gün var ya işte, çok sevdiğin ipek tenime dokunamayacaksın. Arkamda seni , sevgini bıraktığımı düşünmeden karanlık geceye dalacağım.

Sen bensizliğe dayanamazken, ben sana kıyacağım. Yitik duygularım ile yol alırken pişmanlığın kamburunu hissetmeyeceğim. Sen geçmişi sorgulayıp ” Nerede yanlış yaptım?” düşüncesi ile kahrolurken; kanımda yalnızlığın verdiği sarhoşluk dolaşacak. Öyle sarhoş olacağım ki uyandığımda gittiğimi unutmuş tanıdık eşyaları arayacağım. Her sabah gördüğüm güzellikleri karşımda bulamayınca anlayacağım, anlayacağım ki…

Gözlerime gölgeler düşecek. Bir kaç damla gözyaşı olacak gözlerimde. Ağlamayacağım; hüzünlü geçmişimi sen de bıraktım ben. Göşyaşlarım sen de kalsın. O gözler ki aşk için gözyaşı dökerken, bugün sensizliğe ağlamayacak.

Gittiğim gün; sevdiğim tüm fotoğrafları yakacağım. Geçirilmiş anları yok edeceğim birer birer. Arkamda acıları bırakacağım. Geçmişi düşleyerek istediğim anıları getireceğim aklıma. Acıları anlardan çıkarıp sana saklaman için göndereceğim kanadı kırık bir kuşun kanadında.

Seni günden güne tüketirken, tesellim yalnızlık olacak. Ne kadar arasan da karşına çıkmayacağım. Lanetler okusanda ruhuma duymayacağım. Bambaşka aşklar hayal edecek, özlemini çekeceğim. Paylaşıldıkça çoğalan, çoğaldıkça bırakılmayan aşklar…

Gittiğim gün, yalanlarını unutacağım. Kandırılışlarımı, aldanışlarımı, saflığımı, duygularımı sana bırakacağım. Onlar ile teselli bulmanı isteyeceğim. Çünkü aldandım, çünkü kandırıldım, çünkü sevdim çünkü … Çünkü bu ben değilim …

14/02/2002 23,25