02 Aralık 2014 benimgibi.com “Fotoğraf çekme anda yaşa!” başlıklı yazım. 

Fotoğraf çekme anda yaşa!

Selfie odaklı yaşamak ne kadar doğru? Fotoğraf çekmek son yıllarda hiç olmadığı kadar popüler. Hele akıllı telefonlarımızla her anı kaydediyor, paylaşıyor ve aklımızca ölümsüzleştiriyoruz. Gerçekten hayatımızdaki en değerli anları korumak ve ölümsüzleştirmek için fotoğraf çekmek mi gerekiyor? 
Hayat hızla geçiyor. Hepimiz anı biriktirmek ve daha sonra o anılara bakarak ne güzel zamanlardı demek istiyoruz. Hatta son zamanlarda fotoğraf için olmadık hallere giriyoruz. Gerçekten hayatımızdaki en değerli anları korumak ve ölümsüzleştirmek için fotoğraf çekmek mi gerekiyor?Kafama takılan deli sorular olunca ilk yaptığım dünyada neler oluyor. Araştırıyorum bakıyorum neler paylaşılmış. Şanslıyım ki kızım Melis üniversite 2’de psikoloji öğrencisi. Çok zaman da onun bana anlattıkları beni aydınlatıyor. Konuyu paylaşan bir psikolog buluyoruz.Fairfield Üniversitesi’nde görevli psikolog Linda Henkel’in yaptığı araştırmalara göre bir anı kayıt altına alarak korumaya çalışmak, o anı ölümsüzleştirmek yerine aslında kaybetmemize yol açtığını ortaya çıkartmış. Zihinsel enerjimiz hem bir anı tam ve kesintisiz olarak yaşamak, hem de kamera kullanmak için yeterli değilmiş.

Anılar ve fotoğraflar arasındaki ilişkiyi araştıran Henkel, üniversite öğrencilerini Güzel Sanatlar Müzesi’ne götürmüş. Öğrencilerden rastgele seçtikleri 15 eserin fotoğrafını çekmesini, 15 eseri ise incelemesini istemiş. Ertesi gün eserlerin bazı ayrıntıları konusunda hafıza testine tabi tutulan öğrencilerin fotoğrafını çektikleri eserleri hatırlamada daha fazla güçlük çektiği görülmüşHenkel, nesneleri ya da olayları hatırlama işinin “fotoğraflayanın beyni yerine”, fotoğraf makinesi ya da akıllı telefona bırakılması nedeniyle hafızanın rolünü oynayamayabileceğini ortaya çıkarmış. Araştırmanın sonuçları merak ederseniz “Psychological Science” dergisinde yayımlanmış.Kaydetme çabamız gerçekten inanılmaz. “Selfie /Özçekim” fotoğraf” çılgınlığı had safhada. Henkel’e göre özellikle selfie fotoğraflar gerçek bir ‘anı yok edici’.

Selfie Bakanı olarak konuyla ilgili böyle bir açıklama yapmam sizi şaşırtmasın. İnanın selfie çekmek çok keyifliyken o kadar çok selfie odaklı yaşamak hayata konsantre olmayı zorlaştırıyor.

Düşünün selfie çekmek için kamera kontrolü, yüz ifadesi, bakışınız, duruşunuz için harcadığınız enerji ve zamanı. O an içinde olduğunuz anı ne kadar yaşayabiliyorsunuz ?Selfie Bakanınız olarak sizlere “o an fotoğraf çekmek yerine o anı yaşayın.” diyorum. İlle de o anın fotoğrafı olsun diyorsanız bırakın sizin için başkaları çeksin. Çocuklarınız , anılarınız değişirken bir cam arkasından yaşamayı bırakın.

Son günlerde YSM olarak bu moddayım. Etrafımdaki kişiler bilirler. Anne kimliğimle kızlarımla katıldığım doğum günü, gösteri vb. buluşmalarda akıllı telefonum dışında fotoğraf çekmem. O da bir iki kareyi geçmez.Herkes “ben fotoğraf çektiğim zaman o anın içinde olamıyorum. Bu sebeple çocuklarımlayken sadece anneyim ve fotoğraf çekmiyorum. “ dediğimi bilir.Siz de bir düşünün miniğinizin yuva ya da oyun grubunda ilk gösterisi var. Akıllı telefonunuzu ya da kameranızı çıkarıyor, kaydetmeye başlıyor ve zamanınızın çoğunu ekrana bakarak iyi bir çekim yapıp yapmadığınızı kontrol etmekle geçiriyorsunuz.

Şimdi bu mu güzel yoksa miniğinizi izlemek, alkışlamak ve o anın içinde olmak mı?

Fotoğraf çekmek için o ana odaklanabileceğimiz kısacık zamandan feragat etmeyin. Sadece yaşayın.

Fotoğraf çekme anda yaşa!