Canım Elçin bugün bloguma misafir oluyor. Geçtiğimiz hafta kahve içtik röportaj için plan yaptık. Çok yönlü, çok farklı ışıl ışıl bir kadın O. Bugün biz annelere minik ama çok etkili yazısıyla sesleniyor. Canım elçin çok teşekkür ederim. Bundan sonraki satırlar Elçine ait hep beraber okuyalım.

YSM-Arkadaş 🙂

Eğitimin Öncüsüyüm- Yarınların Umuduyum 

Siz sevgili anne-babalara benim de zaman zaman okuduğum ve ders aldığım, birçok şeyi öğrendiğim SHELİA ELLİSON, BARBARA ANN BARNETT ‘in kitabından almış olduğum bir konuyla seslenmek istiyorum. Bu kitap’ın içeriğin de önemli olan ve herkesin ders alması, hepimizin bir şeyler öğrenmesi gereken 365 adet önerinin bulunmasıdır. Tüm bu öneriler ile hem siz anne-babalar hem de biz eğitimciler birçok şeyi öğreneceğiz ve çocuklarımızı daha sağlıklı yetiştirmeye adım atmamıza hedef bulacağız.

Terbiye duyarlı bir şekilde başkalarının duygularına farkında olmaktır. Bu farkındalığa sahipseniz hangi çatalı kullanırsanız kullanın iyi terbiye görmüşsünüz demektir.

       “Çocuğumu terbiye ediyorum” demek var. “Çocuğumu terbiye ediyorum” demek var…

Terbiye söz konusu olduğun da bunu tanımlamak ve öğretmek ebeveyne kalmış bir durum olmalıdır. Aslında bu terim evvel zamanlardan gelen bir sözcük olsa da, buna “davranış kazandırmak” denmesini daha doğru buluyorum sanırım

Çocuklar;  sizleri, hal ve hareketlerinizi, konuşmalarınızı, davranışlarınızı, hitaplarınızı kısaca her şeyinizi belli bir yaşa kadar kopya edecektir. Aslında rol model belleyeceklerdir. Bu bağlam da siz ebeveynler çocuğunuzun sahip olmasını istediğiniz on davranışın listesini yaparak işe başlayabilirsiniz.

Birlikte her hafta bunlardan bir tanesini seçerek üzerin de birkaç hafta çalışın. Eğer etraflarında ki yetişkinlerden gülümseme ve onay görürlerse, çocuklar vermek istediğiniz davranışları oldukça çabuk öğreneceklerdir. Örneğin; onlara hayatta kazandırmamız gereken kalıplaşmış sözler vardır.

“ Lütfen” “Teşekkür ederim”  “ Merhaba”  gibi…  Tüm bu alışkanlıkların kazandırılması için çocuklarınızla eğlenceli bir oyun oynayabilirsiniz. Size sunacağım örnek bir oyunla bunu pekiştirmek istiyorum.

Seçimlerinizle biriniz lider olsun. Lider her komuttan önce “ Lütfen” her komuttan sonra da “teşekkür ederim” desin. Vereceğimiz komutlar elbette basit olmalıdır. Eğer lider “Lütfen” demeden komut verir ve oyuncu bu komutu yerine getirirse oyundan çıkar. Lider de her komut yerine getirildikten sonra “Teşekkür ederim” demezse oyundan çıkar. Bu durum da oyundan çıkmış olanlardan biri lider olur. Verilecek küçük bir hediye ile de onurlandırılır.  Ne kadar çok bu oyunu oynarsınız, bu alışkanlık da o kadar yerleşir.

YAPMA DEMEYİN

Çocuğunuzu iyi terbiye etmek adına vereceğiniz kazanımları neden doğru söz ve davranışlarla iletmeyesiniz?

 Her kazandırılacak davranış onların iç dünyasını uçurmalı ve hatta belleğine kazınmalıdır.

“Söz gümüşse, sukut altındır”. Demiş eskiler  Ne de güzel demişler. Ya da “tatlı dil yılanı bile deliğinden çıkarır “ demiş atalarımız  ne de güzel demişler.

 İşte bu bağlam da neden seçtiğimiz cümlenin boyunu düşünerek konuşmayalım? Ne demiştik… Biz anne-babalar çocuklarımıza rol model olacaksak her şeyimizle çizgimizi korumalı ve adım atmalıyız.

“Dirseklerini masaya koyma” “Telefonda böyle konuşma” “Çatalı düzgün tut” türünden olumsuz yorumlar yapmak yerine daha olumlu, ılımlı ve yönlendirici cümleler seçilmelidir. Aksi takdir de çocuğunuz direk savunmaya geçeceği için işe yaramayacaktır. “ YAPMA” kelimesinin –me –mad ekini çocuk belleğine alacak ve size olumsuz dönüşler yapacaktır.  Olumlu cümleler kullanarak çocuklarımızı olumlu davranışlara yönlendirebiliriz.

“Telefon da şu an da olduğu gibi daha güçlü ve berrak bir sesle cevap vermeni seviyorum”

“Çatalını böyle tutarsan daha güzel görünüyor”

 “Lütfen benimle konuşurken bana bakar mısın? Gibi

İçinizden  “ YAPMA”  demek geldiğin de derin bir nefes almanızı ve her atacağınız adım da onların dünyasına anlam katacağınızı unutmamanızı diliyor; çocuklarımızın daha sağlıklı yetişmeleri adına bu eski alışkanlıklarınızdan vazgeçmenizi temenni ediyorum.

Yüzünüzden tebessüm, gönlünüzden sevgi eksik olmasın…

Mutlu ve Umut Dolu Günlere 🙂

Elçin IŞIDAN

Facebook: tweety.elcin
Twitter: IdanElin
İnstagram: elcin_isidan
ElçinIşıdan

Fotoğraf Elçin’in arşivinden

 Kimdir Elçin Işıdan?

Spiker-Sunucu Eğitimci-Okul Müdürü Diksiyon ve Etkili Konuşma Egitimcisi 🙂 1981 İstanbul doğumlu Elçin, duygusal, enerji dolu, aktiviteci, çocuk delisi, kendine göre hatta velilerine göre de (!) iyi bir eğitimci…Küçük yaşlardan beri hayali hep anne olmaktı. Küçükken evcilik oyunlarında kendisi için çok değerli olan annesinin eşyalarını kullanır, zaman zaman da kendisini “minik anne” moduna sokardı. Zaman geçtikçe eğitimini okul öncesi çocuklarına adadı ve mesleğinin 15. yılını doldurmanın şerefi ile halen 3-6 yaş arası çocuklarla ilgilenmenin, eğitimin öncüsü olmanın keyfini çıkarıyor. İstanbul Bahçeşehir’de özel bir anaokulun yöneticisi.  Aynı zamanda yerel gazete ve dergilerde bir çok anne-babaya, hatta eğitimcilere bilgiler sunmaya, paylaşımlar yapmaya devam ediyor.