Dün kaldığım yerden notları paylaşmaya  aynen devam. Dr Harvey Karp’ın etkisine  CAVEMAN ile başlıyoruz. Dr Harvey Karp 8 aylık-5 yaş arasında çocukların %50’sinin bir kaç saniye içinde sakinleşebileceğini ve bunun sinirli çocuklarda da etkili olduğunu söylüyor. Bebeklerde olduğu  bu yaş grubunda da bazı tekniklerle bunu başarabileceğimizi anlatıyor. Peki bu teknikler neler?

Toddler=CAVEMAN

8 ay-5 yaş arasında ki çocuklar mağara insanı gibidirler.Bu yüzden onlardan çok fazla beklentiniz olmamalı. Onlar mağara insanı gibi ilkeldir. Onun o yaşta oyuncaklarını paylaşmasını, arkadaşına vurmamasını beklemeyin. 1 yaşında yüzünüze tükürür gülersiniz  oysa onlar 1 yaşında daha iyisini bilmiyorlar onlar CAVEMAN.

Öfke nöbeti yaşadığında sakin olursanız bu işi daha da kötüye sürükleyebilir. Kendinizi de daha iyi hissetmezsiniz. Düşünün çok sinirlisiniz ve birisi size sakin bir ses tonu ile yatıştırmaya kalksa siniriniz yatışacağına daha da coşmaz mı?  Çocuklar öfkeliyse kelimelerinizi yüksel sesle söylemelisiniz. Çocuklar öfke nöbeti geçirdiğin de sakin ve uzun kelimelerden hiç bir şey anlamıyorlar.

Gün içinde çalışan anneyseniz işiniz kolay ama sürekli beraberseniz işiniz zor. O yaşta onları durdurmak zordu. Ya aşırı uyarılırlar ya da az uyarı alırlar. Çocukları televizyon, video oyunları vb aşırı uyarır. Eve hapsedici olur. Oysa bu çocuklar köpeğin arkasından koşmak, tavukları kovalamak,toprakla oynamak, rüzgarı hissetmek çamura dokunmak istiyor. Çocuğunuz hiperraktif ise tüm gün evde tutmayın. Bırakın tüm günü dışarıda geçirsin eve gelsin yemeğini yesin uyusun. Tüm gün evde geçirirse yandınız. Evi kırar döker, Çocukların apartman yaşamı zor.

Çocukların beyni henüz gelişmemiştir. Beyin iki bölümden oluşur. Sağ beyin duyuları sağlar yani kelimesiz iletişim kurar. Sol beyin iletişimi sağlar. Çocuklarda sol beyin gelişmemiştir fakat sağ beyinleri mükemmel çalışır.  Öfke krizlerinde sol beyin devre dışı kalarak tamamen sağ beyin çalışır. Bu durumda çocuklar sizin sözlerinizi değil hareket ve davranışlarınızı algılar.  Mesela iki çocuk topu paylaşamadı anne uzun uzun anlatıyor ama çocuk devam eder. Siz çok konuşursanız o anlamadığınızı düşünür ve devame der. Fazla mantık, uzun cümleler, sakin davranış  hatadır. Mantıklı ve sakin davranmakla hata yapıyoruz. Sol beyinleri çalışmadığı anda basit ve kısa cümlelerle konuşun. Hareket edin mutlaka onlar mağara adamı unutmayın.

Çocuklar mağara adamı olduğuna göre siz olmayın.

Öfke nöbeti yaşayan çocuklarda iki temel konu vardır.

1- Fast food kuralı: Dikkat çekmeye açlık duymak . Çocuklar sinirliyken/üzgünken konuşmanın akışı farklı olmalıdır. Saygı duyup anlamaya çalışın.

Sakin stressiz konuşmalarda eşit sıralarla konuşuruz. merhaba, merhaba; nasılsın  iyiyim bunu bebeklerde de yaparız. Bebeğim,  aguuu; nasılmış bebeğim,aguuuu :)Biz buna proto konuşma ilk konuşma diyoruz. İletişim kurmayı öğreniyor bebekler.

Kızgınken biraz duygusallık lazım. Siz çocukları anlamazsanız yalnız kalıyorlar.

2-Özel bir lisan kullanın(Toddler Ese) Çocuk dilini kullanın. Kızgın olduklarında profesör gibi konuşmayın. Bu yüzden kısa cümleler kurun, kelimeleri tekrarlayın, ve ayna gibi onun halinin 1/3 ünü çocuklara geri yansıtın. Aynı tekrarlayan sözler her zaman işe yarayacak diye bir şey yok. Çocuklar öfkeliyken kör ve sağır oluyorlar. Bu durumda sağ beyin ile iletişim kurmaya çalışın. Asla bağırmayın,duyguları yansıtın, unutmayıns özlerin anlamı yok. Hayır diyor ellerini kullanıyorsa sizde aynı şekil de hayır deyin. Bunları anlatırken Dr Karp o kadar güzel beden dilini kullanıyor ki karşımda öfke nöbeti geçiren bir çocuk ve onu sakinleştirmeye çalışan bir anne görüyorum 🙂 Muhteşemsin Dr Karp 🙂

Çocuğunuz ile konuşurken belirli bir duygusallığa ulaşın. Ciddi tavır takındınız işe yaradı mı hayır. Öfke anında onun dili ile bebek diliyle konuşmak size toplu yerler de utanç verici gelebilir. Ama çocuğunuz mutluyken yapıyorsunuz. Siz onun ile onun dilinde konuşunca yani sağ beyine hitap ettikçe onun duygularını geri yansıttıkça çocuğunuz daha mutlu olacak.

Çocuklar çok mutlu olduğu zaman harikasın, çok iyisin aferin başardın vb diyoruz. Bunu onlara yansıtıyoruz. Kızdıklarında sakin olmayın, yanlış mesaj vermeyin.Öfkesi geçince dikkatini dağıtın. Sorun çözüldükten sonra sıkıca sarılın. Kızgınlık anında bile saygılı olun. Kucağınıza alıp sakinleştirin. Hala sakinleşmiyorsa 10 sn sırtınızı dönün aynı şeyleri söyleyin. 10 snlik periyotlar halinde görmezden gelin. Uzak durduğunuzda başka bir şey ile uğraşıyormuş gibi davranın. Ağlamanın işe yaramadığını gösterin duygularını kontrol etmesi lazım.

Çocuğunuzu övün ve dedikodu yapın. O sizi duymuyorsa oyuncakları  ile konuşun. Oyuncaklarını topladığın da çocuğunuza oyuncaklarını ne güzel topladın söyledikten sonra oyuncaklarına “biliyor musun ayı kardeş Maya oyuncaklarını çok güzel topladı” Bunu çcocuğun duymasını sağlayın. Onun aklında bugün oyuncaklarımı topladığım için ne güzel sözler duyuyorum kalacak.

Çocuğunuza aptalı oynayın, kazanmasına izin verin. Onları daha akıllı hissettirmeniz kendilerini daha güçlü hissetmesini sağlıyor.

Çocuklara sabrı öğretebilirsiniz.  Beklemeyi öğrenebilmeleri için istediklerini neredeyse verin.  Buna “patience stretching” yani sabır süresini  uzatma diyebiliriz. Siz telefonda konuşurken sizin dikkatinizi çekmek istedi. Telefondaki arkadaşınızdan 1 dakika müsaade isteyin. Sonra çocuğunuza dönüp “evet canım  nedir göstereceğin” deyin. Sonra çocuğunuza 1 dakika canım diyerek müsaade isteyin, telefonu uygun bir şekilde kapatın hemen çocuk beklerken sonra çocuğunuz ile ilgilenin. Böylece telefonu kapatma sürenizi beklemiş olacak ve ilginizi çekmiş olacak. Bir kurabiye örneği vardı ama orasını atlamışım. Bu arada lütfen diğer bloglara göz atın benim atladıklarımı onlar tamamlamış kesinlikle ve hepsine teşekkürler güzel paylaşımları için:

Ayça Oğuş

Özgeden Notlar

Blogcu Anne Röportaj

Blogcu Anne Notlar

Ve sonra Harvey Karp’ın süresi dolduğu için soru cevap kısmına geçildi. Anneler Dr Karp’ı soru yağmuruna tuttular. Birbirinden faydalı soru cevap kısmı oldu. Beni bu kısım da etkileyen ve gözyaşlarıma engel olamadığım iki an vardı. Bir anne 5,5 aylıkken kanama geçirmişti ve bebeğinin anne karnında ölüm korkusu yaşayıp yaşamadığını sordu Dr Karp’a. Dr Harvey Karp ise bununla ilgili bir bilgi bulunmadığını söyledi. O an 3,5 aylıkken geçirdiğim kanama ve o an tekrar düştü içime ve o anneye dokunarak rahat ol ben de benzer bir deneyim yaşadım şimdi 2 aylık harika bir bebeğim var demek istedim ama yapamadım çok uzaktı olmadı çıkışta aradım bulamadım. Asıl en vurucu soru ve bardaktan boşanırcasına ağlamama sebep olan serebral palsi hastası çocuğu olan bir annenin sözleri oldu. Salon buz kesti derin bir sessizlik oldu . Annenin “burada diğer annelerin sorduğu soruları dinledim de… Hepsi o kadar basit dertler ki…” deyince içim de bir şeylerin akıp gittiğini hissettim. Mira doğduğun da yaşadığımız 15 gün süren stres aklıma geldi ve şükrettim. Hakikaten şükretmek için çok sebebimiz var ve o annenin yaşadığının yanında sorular devede kulak misaliydi…

Ve son söz: “Mutlu çocuklar için her çocuğunuza özel zaman ayırın. İki çocuksa bir diğeri olmadan diğeri ile vakit geçirin böylece ilişkileri çok rahat düzenlersiniz.”

Güle güle Dr Harvey Karp, deneyimlerinden bir kişi bile fayda görse kelebek etkisi yaratır. Yoluna su dökmek isteridm. Yine gel, gel ki enerjini, yüreğini ve deneyimlerini yaşayalım.

YSM- Mutlu bebeklerin annesi