Sorananne, harika bir yazı yazarak bizlerle paylaşmış. Yazıyı okuyunca ben de sizlerle paylaşmak için kendisinden izin aldım. Yazıyı okuyun mutlaka. Sorunanneye teşekkürler…

“dikkat: delirme ve haykırma yazısıdır

kuzum bu ayın sonunda 22. ayını bitirecek. neredeyse 2 yaşında olacak.

ama benim mücadelem hiç bitmedi.

kendime kızıyorum da. neden daha önce yazmaya başlamamışım diye. içimdekileri hep iyi yerinden alıp susmuşum diye. bu mücadelede harcadığım enerjimi işime verseydim yemin ederim şimdiye holding olmuştum.

dün onca itirazıma rağmen 30 cm x 1 cm uzunluğunda çikolatayı bizimki götürdü. üzerine 2-3 de mini çikolata. ben yapmayın etmeyin diyene kadar olay bitti.

sonuç: bu sabah kabarmış bir vücut. hastane koşuşturmacası. eve dönüş. zaten boğaz iltihaplı. antibiyotik alıyordu.

of ki of yani.

geldik uyuyor şimdi. ama ben sinirden kızardım. düşündüm yakın ve uzak tüm geçmişi.

sonra dedim ki:

keşke şu aşağıdaki listeyi her evin duvarına asabilsem:

soranannenin sitesinden alınmıştır

büyüklere notlar:

* çok yemek iyi değildir.

* her çocuk uykuyu sevmez.

* her çocuk illa süt içecek diye bişey yok.

* her çocuk “atlet bluz kazak yelek mont kulaklıklı şapka yünlü külotlu çorap pantalon” giyip dışarı çıkmaz.

* çocuk, her söyleneni anlar. yanında dikkatli konuşmak gerekir.

* çocuğun konuşmuyor olması, anlamadığını göstermez.

* çok yağ iyi değildir. salam sucuk sosis vs yi sindiremez.

* satılıyor diye her sebze alınmaz. “mevsiminde” diye bir kelime var. duydunuz mu?

* falancanın çocuğu 15 aylıkken bezini atmış olabilir. umrumda değil.

* bir çocuk evde de “külotlu çorap ve eşofman takımı” giyerse dışarı da ne giyer?

* iki kolunu iyice gerinerek yukarı kaldırınca ortaya çıkan “2 kemik” yüzünden “vah vah bu çocuğa hiç bakamıyorsun, aç” denmez.

* bir anne, bunları yemesin deyince yedirilmez. gizlice yedirilen cipsler “ona fayda değil zarardır”.

* “öğlen 2 den sonra uyuyunca gece 11-12 den önce uyumuyor” denen anneye biraz inanılır.

* çocuk anneye naz yapar. anneden ilgi bekler. sizinle 20-30 dk da uyuması, bir “uyku kriteri” değildir. önemli olan gece evde olanlardır.

* illa herkes 2,3,4 çocuk sahibi olacak diye bir şey yok.

* yazın evde çorap ve terlikle gezilmez.

* herkes her istediğini söyleyip “bizim yaşımıza gelince sen de anlayacaksın, torunun tadı ayrı” bahanesine sığınılmaz.

* doktordan gelince “teşhisi beğenmeyip” “bu doktorda hiç bir şey bilmiyor” denmez.

* herkesin “kendi çocuğuyla ilgili” hayalleri vardır. “başkasının çocuğu” için hayal kurulmaz.

* “bizim çocuğumuz” veya “biz çocuğumuza” ile başlayan cümleler sizi ilgilendirir. bu “benim çocuğum”.

daha yüzlerce satır yazabilirim.

ama son madde:

“bir çocuğu en iyi annesi tanır”. ona saygı duyun.

Çiğdem

Soran Anne