Dijital Dünya’nın hepimiz içindeyiz. Teknoloji heyecan verici gelişmeleriyle bize benzersiz deneyimler ve fırsatlar sunuyor. Elimizden bırakmadığımız cep telefonumuzla dünya avuçlarımızın içinde. 

Bilgi Kirliliğinin Önüne Geçmeliyiz

Teknoloji, artık bir telefon görüşmesinden çok ötede. Birkaç dokunuşla iletişim kurabiliyor, istediğimiz tüm bilgiye ulaşabiliyoruz. Elektronik bankacılık, başkalarıyla sosyalleşmek, alışveriş, sonsuz bilgi kaynağı sağlama derken iş yapma ve öğrenme biçimimizi geliştirdi. Teknoloji, bize rahat ve hızlı bir iletişim sağlarken kendimizi ve çocuklarımızı uçsuz bucaksız bilgi kaynağından korumamız gerektiğini artık biliyoruz.

Güvenli ve kaliteli içeriğe erişimi arttırmak gerekiyor

Bugünün çocukları ve gençliği teknolojik çağda büyüyor. UNICEF’in 2018 yılında yaptığı açıklamaya göre her gün 175 binden fazla sayıda çocuk internet ile tanışıyor. Bu da her yarım saniyede yeni bir çocuk anlamına geliyor. Çocuklar video oyunlarından, youtube izlemeye, çeşitli medya biçimleriyle sosyalleşiyor. Tüm dünyada her 3 internet kullanıcısından biri çocuk olarak karşımıza çıkıyor. Çocukları dijital dünyanın tehlikelerinden korumak, çevrimiçi etkinliklerinin bıraktığı izleri güvence altına almak, güvenli ve kaliteli çevrimiçi içeriğe erişimlerini artırmak için alınan önlemler yetersiz kalıyor.

PEKİ AİLELER NE YAPABİLİR?

Dijital aile, dijital çocuk ilişkisinde; çocuğunuzun yapmasını istemediğiniz davranışları siz yapmayın derim. Çocukların aile ile bir arada olduğu anlarda elinden telefonu düşmeyen bir baba, anneden yardım isteyen çocuğun “bir dk” diyerek telefonuna bakmaya devam eden bir anne haline gelirseniz vay halinize! En büyük örnek sizsiniz bu sebeple sizin dijital dünya ile ilişkiniz çocuğunuzun da dijital dünya ile ilişkisini belirleyecek.,

KONTROL VE BİLİNÇLENDİRME OLDUKÇA ÖNEMLİ 

En değerli varlığınız çocuklarınızı nasıl tanımadığınız kişilere emanet edemezseniz biraz oyalansın, internete baksın diye eline tablet, akıllı telefonları vererek internette serbest bırakamazsınız. Teknoloji kullanımının sınırlarını çocuğunuzla konuşarak belirleyin. Çocuğunuza sınırlamalarınızın nedenlerini mutlaka anlatın.

ÇOCUKLARIN GERÇEK HAYATTA SOSYALLEŞMESİNİ SAĞLAYIN

Çocuklarımıza sosyal medya kullanmanın dışında sosyalleşmeyi öğretmeliyiz.

Dijital dünyada yüz yüze etkileşimde bulunmak yerine daha fazla zaman harcayan çocuklar, arkadaşları tarafından daha az kabul görüyor ve daha az özgüven geliştiriyorlar.

Çocuklar ne kadar teknoloji ile haşır neşir olurlarsa o kadar az aktif olurlar. Çocukların sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için her gün en az 30 dakikalık sıkı fiziksel aktiviteye ihtiyaçları vardır.

TEKNOLOJİ ÇOCUKLARIN BİLİŞSEL, DUYGUSAL, FİZİKSEL VE SOSYAL OLARAK NASIL GELŞTİĞİ İLE DENGELENMELİDİR

Teknoloji çocukların bilişsel, duygusal, fiziksel ve sosyal olarak nasıl geliştiği ile dengelenmelidir. Teknoloji bilgi alışverişinde bulunmak ve iletişim kurmak için faydalı olduğunu kanıtlamıştır, ancak çocuklarımızın başkalarına karşı empatik hissetmesini de engellemiştir. Çocuklarımızın günlük olarak kullanmasına izin verdiğimiz teknolojinin arasında bir denge olması gerekiyor.

AİLENİN DOĞRU YÖNÜ GÖSTERMESİ ÇOK ÖNEMLİ

Çocuklar, gizlilik, siber güvenlik, siber zorbalıkla baş etme, dijital empati, ekran zaman yönetimi, dijital kimlik ve dijital ayak izi gibi terimleri sosyal medyadan değil ailesinden öğrenmeli. Amacınız çocukları dijital dünyadan uzak tutmak değil nasıl güvenli bir erişim sağlayabilirim olmalı. Aileler ve çocuklar dijitale uyumlu bir yaşam sürer hale geldiği zaman teknoloji daha masum olabilir. 

YÜKSEK TEKNOLOJİ DERGİSİ 8.SAYISINDA YER ALIR