Geçtiğimiz gün sizlerle hamilelikte kansızlıktan bahsetmiştim. Dün bir de ne göreyim bana demirin fazlalığı ile ilgili bir bülten göndermişler. Ve demişler ki kan tahlili yaptırmadan demir takviyesi kullanmayın! Benim için no problem ben zaten fazlasını hiç göremedim hayatımda hiç bir zaman normal sınıra çıkmadı böyle yaşayıp gidiyorum.

Ama yazıyı sizinle paylaşmak istedim. Her zaman olduğu gibi sağlık bu kendi kafamıza göre ilaç kullanmak olmaz. Buyrun okuyun bakın “Demir” başımıza neler açıyormuş.

MNTlab arşivinden

Demirin fazla olması vücutta paslanma benzeri oksitlenme yaparak; damar sertliğine, tüm vücut hücrelerinin erken yaşlanmasına ve yağlanmasına yol açıyor. Karaciğer, pankreas ve eklemlerde ağır tahribatlara hatta demir zehirlenmesine bile neden olabiliyor.

Genetik ya da çevresel nedenlerle, vücuttaki demir miktarı artabilir. MNTLAB Laboratuvar Hizmetleri Danışmanı Biyokimya Uzmanı Doç. Dr. Nezih Hekim, demir artışının en büyük nedenlerinden birinin hemokromatoz denilen doğumsal bir hastalık olduğunu belirtiyor. Bu hastalıkta bağırsaklardan demir emilimi artıyor ve zamanla organlarda aşırı demir birikimine neden oluyor. Hastalığa anne ve babadan geçen arızalı herediter hemokromatoz (HH) olarak adlandırılan, demir tutulumu sağlayan HFE geninin neden olduğu biliniyor.

Ancak, vücutta demir birikimi her zaman genetik kusurlara bağlı olmayabiliyor. Bazen düzenli alınan kan transfüzyonu, bazen Akdeniz anemisi (Talasemi), bazen de alkol tüketimi ile gelişen kronik karaciğer hastalıklarına bağlı olarak vücuttaki demir miktarında artış görülebiliyor.

Demir haplarının aşırı kullanımı da demir zehirlenmesine yol açıyor. Az görülse de gebeliği sırasında içerisinde demir bulunan vitamin haplarını kullanan annelerin bebeklerinde de demire bağlı zehirlenmeler ortaya çıkabiliyor.

Hemokromatoz nedeni ile demir düzeyleri yüksek olan kişiler, bazen yaşamları boyunca hastalığının farkına varmıyor. Bazen de hastalık; eklem, karın ağrısı, sürekli yorgunluk ve halsizlikle kendini gösteriyor. Alkol alanlarda hastalığa bağlı şikayetler artarken, kadınlarda adet kanaması ile kan kaybına bağlı olarak hastalığın şiddetinde bir azalma söz konusu. Fazla demir halsizlik, iştahsızlık, kilo kaybı, baş ağrısı, mide bulantısı gibi problemlere; karaciğer sirozu ve kalp kasında fonksiyon bozukluğuna yol açabiliyor.

Demir miktarının arttığı hangi laboratuvar testleri ile anlaşılır?

Kanda demir miktarı, total demir bağlama kapasitesi (TIBC), doymamış demir bağlama kapasitesi (UIBC) ve ferritin testleri ile ölçümlenir. Bu 4 test ile sadece hemokromatoz değil, demire bağlı diğer hastalıkların da tespit edilmesi mümkün. Açıklanamayan demir yüksekliği ile birlikte aşağıdaki hastalık veya şikayetlerden herhangi biri varsa genetik testler de istenebilir:

  • Kronik yorgunluk, halsizlik, karın ağrısı (özellikle sağ üst kadran), ishal
  • Eklemlerde iltihap (Artirit), kanser
  • Geç başlayan diyabet, karaciğer büyümesi, siroz
  • İktidarsızlık, libido kaybı, testis küçülmesi ve kısırlık
  • Kadınlarda amenore ve diğer adet bozuklukları
  • Hafızanın zayıflaması, depresyon
  • Kalp kası bozukluğu, düzensiz kalp atımı, kalp yetmezliği 
  • Vücut kıllarında azalma 
  • Hipotiroidizm
  • Denize gidilmediği halde derinin bronzlaşması
  • Sıkça grip ve nezle olma”
Teşekkürler Protein Ajans
YSM