Davut Topcan savaşcı. Kanser ile savaşıyor. 2007  yılından bu yana kanser ile yaşıyor. Yeniyor, tekrarlıyor pes etmiyor ve yine yenecek. Daha önce iki kez alt etti. Bu kez haberini blogu sayesinde aldım. Okuduğum andan itibaren aradım ulaşamadım merağım iyice arttı. Dün ameliyat da olduğu için odasını bulamamış santral görevlisi sanırım. Bugün onu ziyaret ettim ve içim rahatladı. Her zaman her anın da yanında olamıyorum İstanbul, hamilelik ve diğerleri. Onu yormadan, konuşturmadan, gözleriyle konuşmasını istedim. Ama o her zaman her şeye rağmen sımsıkı tutunarak yaşadığı için Mira’yı ziyarete geleceğim dedi hastaneden çıkayım. Yine çok iyi olacak yine Türkiyeyi dolaşacak dans edecek ve kitabını bitirecek. ve bunları atlatacak. Davut iyi ki diyorum sadece iyi ki… Lütfen Davutun sitesini ziyaret edin, http://www.davuttopcan.com (artık sitesi yok )

Sitesinden ve onun satırlarıyla :

“……Önemli olan güzel bir hayat yaşadım diyebilmek, diyebiliyor muyum? EVET! sonuna kadar…

İyi ki, racing motosikletimle 300 km hız yapmışım, sonunda kaza yapıp bütün kemiklerimi kırmış olsam da,

İyi ki, küçükken kuran kursu yerine camiden kaçıp havuza yüzmeye gitmişim, babamdan dayak yemiş olsam da,

İyi ki, küçükken dayımdan kasalı motosikletini bi tur diye alıp, tamirhanede kasasını çıkartıp gün boyu gezmişim, dayımdan fırçalar yemiş olsam da,

İyi ki, yanımdaki kıza gelip hareket yaptılar diye üç tane yabancı turiste tek başıma kafa göz dalıp hayatımın dayağını yemişim, ellerimde kırılan bardakların dikişleri kalmış olsa da,

İyi ki, racing motosikletimi ilk kez tek tekere kaldırmayı üzerimde sadece şort ve parmak arası terlikler varken yapmışım,

İyi ki, Türkiye’yi tek başıma turlamışım,

İyi ki, 2005 yılında daha fazla maaş veren şirketler varken içlerinden Axa Sigorta’yı seçmişim,

İyi ki, lise yıllarımı farklı bir şehirde ablamla birlikte geçirmişim,

İyi ki, her ne kadar bu şehr-i istanbul bana acılar vermiş olsa da iyi ki üniversite biter bitmez istanbul’a gelip yerleşmişim….

Bu “iyi ki”ler bitmez, kısaca yaptığım hiç bir şeyden pişman değilim, her saniyesi dolu bir hayatın ardından;

Hoşçakalın…””

YSM’İn notu: Davut’u 05 Kasım 2010’da kaybettik. Anılarımızda yaşıyor. Her zaman saygıyla anıyorum ve onun için yürüyor, koşuyor, çay içiyor ve “yaşa gitsin diyorum” Çünkü Davut’a ne zaman bir konu hakkında soru sorsam “yaşa gitsin” sderdi. Yaşayın hayat çok kısa.