Tövbe ettim bir daha Çilek’den içeri adımımı atmayacağım. Çilek dediğim Çilek Mobilya bu arada. Ama marka malum Çilek olarak anılıyor.  Çok çok uzun zamandır bu kadar sinirlerimin zıpladığını bilmiyorum. Aslında olay çok basit … Mira’nın odası için almayı planladığım ve 10 aydır alamadığım bir halı var. Hem ilk aylar toz vb uzak dursun hem de zaten 6 ay bizim yanımızda yatacak odasında olmayacak sonrada alırız durumu vardı. Ayrıca daha önce Maya SU için tercih ettiğim IVI halı da Mira için uygun halı yoktu. Bu sebeple alternatif bulmaya ve çoğunluğun önerisi ile Çilek almaya karar vermiştim. Neyse işte artık Mira sürekli halı üzerinde oynama modunda ve ben salon yerine odasına alıştırayım halısını alayım da orada oynatayım diyerek uygun olan ilk fırsat da bize en yakın Çileğe koştum. Malum Göktürkteyiz ve buraya teslimat vb desem kaç gün sonra olur diye hemen gidip almak istedim. Keşke online alışveriş yapsaymışım keşke başıma gelenleri okurken gülmek ve eğlenmek serbest. Ağlanacak halimize güleriz ne de olsa. Abartıyorsun YSM diyebilirsiniz ama ben kimsenin yaşadıklarımı hak ettiğini düşünmüyorum hiç kimse…

Profilo AVM’de Çilek bir asma katta yer alıyor. Şaşalı , ışıl ışıl bir dükkan dikkat çekmemesi mümkün değil. Zaten herkes de Çileği sever meyva olarak da ben bayılırım. İşte Çileğe gittim, internetten beğendiğim halı var mı diye sordum, satış görevlisi ilgilendi gösterdi, emin olamadım bir de bilgisayardan bakalım dedim iphone o sırada takıldı açamadım onun bilgisayarı açmadı vb neyse… Halıyı aldım , nakit ödeme yaptım(bunu Çilek yetkilileri için belirtiyorum biraz sonra fatura numaramı da yazacağım) Ha bir de telefon, TC kimlik numarası vb hepsini aldılar onu da belirteyim ilginçtir Fatura no: 24.03.2011, 250979 . İşim olduğu için halıyı paketlemeleri için biraz sonra döneceğimi ve faturayı o zaman alacağımı söyledim. Ki gerçekten öyle oldu dönüşte aldım ama ne alış 🙂

My İphone

bu fotoğraf da o mağazanın ödülleri ama benim alanımda ödül yok ben en iyi taşıma alırdım kesin 🙂

Gittim geldim , alışveriş hali ellerimde başka poşetler. Halıyı kenarda rafya kağıdı bildiginiz parlak rafya ile dört beş noktasından bağlandığını gördüm. Satış görevlisine :

Paketlenmiş hali bu mu, fermuarlı koruyucu kılıf vb yok mu?

diye sordum İçimden bir ses yardımcı kimse yok mu acaba  diye sordu sonra. Sonra  o ses gerçek YSM sesi olarak  görevliye arabama kadar birinin bana yardım edip edemeyeceğini sordu. Şimdi burada diyebilirsiniz ki bu onların suçu değil hayır bana göre vermesi gereken bir hizmet. Bu hizmeti vermeyeceksen halı satma ya da elden teslim etme… Aldığım cevap muhteşemdi.

“Bugün diğer arkadaşımız izinli size yardım edemeyiz.”

Peki, ben bu halıyı nasıl taşıyacağım? Benim yapımda bir kadın koca halıyı kucaklayarak götürecek hali yok ya…

Haklısınız ama kimse yok. Zaten herkes kendi  taşıyor. Daha önce böyle bir talepte bulunan olmadı.

Nasıl yani? Bir tek ben mi akıllıyım şimdi. Bunun doğru olmadığını, en azından bir kişinin destek vermesi gerektiğini söyledim ama karşımda benden zayıf bir görevli hem de mağaza da yazık ki tek başına! Yerini bırakacak kimse yok… Halıyı çeke çeke götüreyim desem halıyı koyacakları kılıf yok daha doğrusu böyle bir kılıfları yok. Vallahi en kenar mahallede satılan halılarda bile kılıfa koyup veriyorlar gördüm ben kaç yerde bizim Göktürk te bile var!…

Neyse gol 1 kılıf yok, gol iki kağıt çilek torbalarının dışında halının kirlenmemesi için sarmaya çalıştığımız poşet yok, gol üç halıyı araca vb taşıyacak yardım edebilecek kimse yok! Yanmışım ben!

Zihni sinir fikirlerin için çalıştır YSM kafanı haydi..

Görevli “Maalesef size ancak kağıt torba verebilirim. Başka torbamız yok”

Ama yırtılır çekerken halıyı. Eşimin ofisine bıraksanız yarın. Bana eziyet etmeseniz.

Görevli “YSM Hanım 2 nisandan önce teslim edemeyiz.”

Yahu ben o tarihe kadar bekleyecek olsam orada işim ne neden gelip hemen alayım alırım paşa paşa online sen rahat ben rahat. Ama yok şeytan işi bu ben üzüleceğim ve çok çok zaman sonra sinirlerim bozulacakya. İnanın doğumdan bu yana ilk kez bu kadar sinirlendim. Sonra Mirayı ve emzireceğimi vb düşünerek nefes alıp gülerek mağazadan çıkmaya çalıştım.Çünkü her iki elimde de poşetler. Önce 8A da olan arabama gittim ki bu Çilek mağazasından 6 kat aşağıda demek…  O sırada bana gelen bir telefon eller dolu ama açtım.

YSM Hanım pazartesi teslim edebiliriz eşinizin ofisine. Mecidiyeköydeydi değil mi?

Yahu bana acil lazım yoksa ben niye uğraşayım. Teşekkürler gelip alıyorum ben zaten size poşetleri arabaya koyup geleceğimi söylemiştim.

Sonra döndüm halımı almak için. Halıyı çeke çeke mağazadan çıkarttım. 6 katlık macera başladı. Çıkarken hatıra fotoğrafı çektirdim sinirden gülerek YSM pozuyla tabi.. Başladı bizim kat kat halı ile maceramız. Alışveriş merkezi İstanbul Shopping Fest nedeniyle epey kalabalık. Oh olsun herkese bana bakan, acıyarak soran herkese Çilekten halı aldım ama bu şekilde taşınıyor. Çilekten halı alırsanız böyle olur diye söylenerek arabama kadar zorlaya zorlaya gittim. Ama gitmek ne kelime tam 15 dk sürdü halı ile aşkımız. Engelli eğimleri halıyı sürüklemem için çok yardımcı oldu Remzi kitapevinin önünden yukarı çıkarken sürüklememe iki kişi yardım etti . Sonra güvenlik alanından yine engelli alanından sürükleyerek asansöre kavuşabildim otoparka inebilmek için. Güvenlik yardım etmedi zaten etmesini beklemiyordum. Her dinlenme anında iphone ile fotoğraf çektim ki başımın ağrısı geçsin. Çünkü fotoğraf çekmek beni hep rahatlatır.

Şu an bu yazıyı yazarken sırtım, boynum tutulmuş durumda. Her iki kolumun eklemleri sızlıyor abartmıyorum gerçekten böyle. Çünkü boynumda problem var bu sebeple his kaybım var . Normalde 5 kg fazla kaldırmam yasak ama hiç önemsemem  ama sanırım bugün epey zorlamışım sağ elim zorlanıyor 🙂 Her işin başı sağlık diyerek bitireceğim. Şu an sakinim ama Göktürk ‘de Ceviz vardır ev ürünleri satan bir yer. Çok severim orayı. Beni görünce bana çay, su vb ikram etmek istediler. Sanırım 30 dk yol bana yetmemiş sakinleşmek için beni hiç öyle görmedikleri için olsa gerek. Tabi ben hikayemi onlara da anlattım o anda. Söylediler ki Çilek sahipleri bizim köyde otururmuş. Vallahi dedim otursa da olur oturmasa da ben zaten bloğumda yazıp, sosyal medya da paylaşacağım başıma gelenleri. Bu bloğu her gün tekil olarak 400-450 kişi okuyor. Twitter da, facebook ve friendfeed de paylaşacağım az sonra…Az önce yazıyı yazmadan önce baktım ya da ben bulamadım . Hiç bir sosyal ağda hesapları yok ama benden sonra olur kesin. Benim gibi çaresiz bloggerlara belki ses verirler. Ha ne mi yapacağım bir de bu linki http://www.cilek.com/web/56-152-1-1/cilek_-_tr/iletisim/iletisim_bilgileri/e-posta_rehberi yer alan tum adreslere az sonra mailliyorum.

Onlarda okusun ve biraz eğlensinler. Belki bu arada da halılara kılıf yapmayı, satış sonrası desteği vermeyi sitelerinde bahsettikleri gibi, http://www.cilek.com/web/11-35-1-1/cilek_-_tr/hizmetler/hizmetler/satis_sonrasi_hizmetler bölümüne eklerler.

Ben sadece talep ediyorum müşteri olarak yapıp ya da yapmamak onların meselesi. Ama ben çok zorlandım o halı ile. Önerim onlara halıyı mağazadan alıp benim gibi çeke çeke arabaya kadar ama 8A park alanı olacak götürmeyi denemeleri. Vallahi yapsınlar ben de backstage fotoğraflarım seve seve hem de ücret almadan 🙂

Fotoğraflar sırası ile ard arda çekildi. YSM pozunu ziyaretçilerden biri çekti o da hikayeyi dinledi, güldü. Turistler ise sadece ohh my god diyebildi 🙂 Hepsini toplu ekliyorum siz bakın ve karar verin benim CİLEK HALLERİME 🙂

İlk şok anı my iphone

Poşete girdik my iphone

YSM pozu vermeden olmaz

Güvenlikten geçtik

Ha gayret az kaldı

Yaşasın arabaya çok az kaldı

Mutlu son eve gidiyoruz

YSM Çilekli_Halılı 🙂