Sağlıklı yaşam, sağlıklı beslenme, sağlıklı spor, sağlıklı iletişim. Sağlıkla büyüyoruz 🙂 İşin içine sağlık girince hepimiz aslan kesiliyoruz. Buna bir de sağlıklı anne olmayı ekleyelim. Bu yazıyı okurken de içinizden ne kadar sağlıklı düşünceler geçebilecek hissediyorum. Karşınızda 14 yıl sağlık sektöründe çalışmış ve sağlıklı ile sağlıksız arasında farkı kendince yapabilen bir kadın var. Bir de üstüne üstlük 2006-2009 yılları arasında “MAYISDA” firması ile sağlık sektöründe ilk kez pazarlama ve iletişim ajansı olan bir kadın yani ben. Bu sebeple konu sağlık olduğu zaman dengelerin nasıl renk değiştirdiğini çok iyi bilirim. Hele bir de işin bıçak sırtı denilen kısmı vardır ki o en zorudur. Öyle herkes çıkıp gönül rahatlığıyla bıçak sırtı konularda yazmaz, yazamaz, yazmak istemez ya da yazıyor gibi yapamaz. Ben yazıyorum. Yazacağım da ! Herkesin en mükemmeliği ve anneliği kendine. Ben mükemmel olduğumu hiç düşünmedim. Çuvalladığım çok yer var. Ama bu benim hayatım, benim tercihlerim ve benim anneliğim.  Bu konuda da bana annem dahil kimse karışamaz.Bu sebeple de kimsenin, hiç bir annenin anneliğine laf etmem, haddime düşmez. Tüm dünyada herkes birbirinden farklıyken ben kim oluyorum da karşımda ki kişi hakkında eleştiri hakkına sahibim. 

Her annenin hayatında olmazsa olmaz ya da asla dediği kurallar vardır. Bazı anneler mayalanmış olmayan yoğurt, evde yapılmayan ekmek, salça, paketlenmiş mısır patlağı, doğal olmayan reçel, çikolata, bazı anneler lolipop, bazı anneler paketli gıda, bazıları dondurma, bazıları sosis, salam, tavuk bazıları da cips yedirmez. Bu herkesin hayata bakış açısıyla değişir. 

Alerjik bünyeye sahip olan üç kızımda da yaşadığım deneyimler farklıdır. Maya Su ‘da yaşadığım süt , çilek ve yumurta alerjisi ve hayatımızda ki değişim her an aklımdadır. Mira’da da bu alerjiler olacak diye nasıl korktuğum. Çocuğunuz alerjik ise şartları siz en mümkün haliyle sağlamaya çalışıyorsunuz. Bunun yanı sıra sosyal yaşam dediğimiz ve siz evinizde hiç tüketmeseniz dahi  bu kurallar bir gün ya parktaki teyze tarafından ya da gittiği doğum gününde ya da okulda ki yeni yıl partisinde diğer arkadaşının evden getirdiği allı-pullu paketlerdeki atıştırmalıklarla , sizin içirmediğiniz asitli içecekler kendisine ikram diye sunulabilir. Çocuğunuz belirli bir yaş olgunluğuna ulaşmış ise bunu yemeyeceğini bilir bazen de meraktan yiyebilir ya da yemez. Ama küçükse ve hele ki konuyla ilgili hiç bir fikri yoksa hiç şansınız olmaz.

Her şeyin doğalı güzel hepimiz bunu biliyoruz. Lakin dünya da genetiği değiştirilmemiş tohum var mı? Hormonu olmayan -organik- adı altında satılan ürünlerin kaçta kaçı organik? İş bu bakış açısıyla devam ederseniz dipsiz kuyu, kör karanlık. Yani baştan bir sıfır. Her anne gibi ben de çocuğum için en iyisini istiyorum. Ama izole yaşamıyorum. Benim bakış açımda da sağlıklı çocuk yetiştirmek kadar kendiyle barışık, mutlu, yani hayatla barışık çocuk yetiştirmek yatıyor. 

Bundan iki gün önce PepsiCo Türkiye Kurumsal İletişim Müdürü Didem Şinik ve PepsiCo Yiyecek Çocuk ve Tatlı Kategorisi Pazarlama Müdürü Gizem Turan’ın ev sahipliğinde Ayşe Arman’ın da büyülü sohbetiyle Ortaköy Banyan’da gerçekleşen bir davete katıldım. Etkinlikle birlikte de PepsiCo Türkiye’nin vizyonunu, Cheetos markasının faaliyetlerini ve çocuklar için yarattıkları projeleri dinleme imkanı buldum. Aşağıda da o güne ait bana kalanları paylaşacağım. Zaten bu yazıda gittim, gördüm, ben ikna oldum hadi hep birlikte saldıralım cheetos yiyelim yazısı değil. Okuyanlardan tek ricam önyargınızı kenara bırakmanız.  

PepsiCo Türkiye arşivinden

PepsiCo Türkiye arşivinden

Sabah kahvaltısıyla birlikte uzun zamandır görmediğim arkadaşlarımı görmek çok keyifliydi. 2010 yılında kişisel sergimin haberiyle CNNTürk’te katıldığım program ekibinde yer alan Zeynep Yüksel’i görmek tam bir süprizdi. Kendisi de PepsiCo ekibine katılmış. Epey zamandır da oradaymış hayat işte ne zaman nerede ne şekilde yeniden karşılaşacağımızı bilmiyoruz. 🙂 Didem Hanım, kahvaltıyla birlikte bize PepsiCo’yu anlatan bir video sonrası PepsiCo’nun uyguladığı “Fayda Gözeten Performans Taahhütleri ” (merak eden olursa mail olarak paylaşabilirim)ni paylaştı. Açıkçası şaşırdığımı söylemek isterim. Tüketici olmadığım için ürünlerinde 1994 yılından bu yana trans yağ kullanmadıklarını o gün öğrendim. Yine ürünlerde gıda güvenliği şartlarına uygun olarak tuz, şeker ve doymuş yağ oranlarını azaltmışlar.Toplum sağlığını korumak adına Dünya Sağlık Örgütü (WHO), ve diğer paydaşlarıyla işbirliği halindelermiş.  

Gizem Hanım işin çocuk kısmında olunca ondan “Cheetos İstanbul’un En Hızlısı “ projesini dinledik‘İstanbul’un En Hızlısı’ projesine destek vererek çocukları spora teşvik ederek, atletizm alanında çocuklara yönelik en geniş kapsamlı spor etkinliğine imza atmışlar. Söz konusu “Cheetos” a gelince hemen sorduk. İçeriğinde neler var? Yüzde 100 mısır irmiğinden, koruyucu katkısı içermeden üretildiğini öğrendik. Bitkisel yağ kullanılarak, kızartılmadan, fırınlanarak hazırlanıyormuş. Kullanılan mısırlar Türkiye’de üretiliyormuş. Mısırın GDO’suz olduğunun altı çizildi. Bunun için analiz sertifikası ve deklarasyon ile belgeli olmayan kaynaklardan mısır alımı yapmıyorlarmış. Ama dünyada GDO’suz mısır var mı ben bilmiyorum. 

Cheetosu kenara bırakarak 10. yılını geride bırakan GAP-Cheetos Çocuk Gelişim Merkezleri’nden bahsettiler. Zaten işin bu kısmı yani sosyal sorumluluk kısmı benim için çok önemli. 11 adet GAP-Cheetos Çocuk Gelişim Merkeziyle 2003 yılından bu yana 28.500’den fazla çocuğa sosyal, kültürel, sportif ve eğitimsel alanda destek vermişler.   

Tüm merkezlerde öğrenciler, Türkçe, Matematik, İngilizce Bilgisayar, Sosyal Bilgiler, Etüt ve SBS çalışmaları gibi derslerden faydalanıyormuş. Bunun yanı sıra satranç, resim, müzik (bağlama keman, ritm, gitar kursları), şiir okuma, tiyatro-drama, fotoğrafçılık, modern danslar, folklor, el sanatları, ebru, makrame, giyim teknolojisi, izcilik, PDR, masa tenisi, futbol, voleybol, basketbol, badminton, tekvando, rehberlik hizmeti ve sağlık eğitimleri dersleri veriliyormuş.

Bence  GAP-Cheetos Çocuk Gelişim Merkezleri’nin çocukların hayatında eğitim ve aktif yaşama verdiği önem ve sürdürülebilir bir sosyal sorumluluk projesi olması değerlidir. 

aysearmanyesimmutlu

Ayşe Arman ve kızı Alya’nın Cheetos Eğlence Üssü projesini Ayşe Arman’dan dinlemek ağır konulardan sonra çok keyifliydi. Zaten Ayşe Arman’ın olduğu bir ortamda enerji, keyif olmaması ne mümkün. Bir de Ayşe Arman bizlere özel hazırladığı sorular ile bizi terletmesi işin en keyifli, en renkli yanıydı.

Eğlence üssü projesinde “En Eğlenceli Fikirler” yarışmasına katılan çocuklar, akıl dolu eğlenceli afacanlık fikirlerini www.cheetos.com.tr  internet sitesinden paylaşıyorlar. Ön elemeden geçen hikayeler usta çizerlerin elinde bir çizgi hikayeye dönüşüyor ve bu hikayeler arasından Ayşe Arman ve kızı Alya tarafından her haftanın birincileri belirleniyor. En eğlenceli hikayeler her hafta Ipad Mini kazandırıyor. 

selfieyesimmutlupepsico

PepsiCo Türkiye Arşivinden

Bizim afacanlığımız ise hatıra fotoğrafı çekimi esnasında ortaya çıkıyor. Sevgili Ayşe Arman ile bir araya gelipte Selfie Bakanı olarak #selfie çekmemek olmaz. Hep birlikte afacan çocuklar gibi #selfie çekiyoruz. Ayşe Arman’ın selfiesi o kadar beğeniliyor ki instagram da like üzerine like alıyor. Kadın güzel, başarılı, anne, muzip, afacan, hayat dolu…Bize de birlikte gülümsemek düşer.Ayrıca annesine “madem anne bloggerlar ile buluşuyorsun onlara kitabını götürsene ” diyen Alya’ya teşekkürler 🙂

alya_sevgilim_ve_ben

PepsiCo tarafından sorulan ” Siz çocuklarınıza cheetos yediriyor musunuz? sorusunun cevabı ” Mutlu ailesinde cheetos ya da başka isim adı altında bu atıştırmalık 3 yeni yıl dışında belki bir kez yenmiştir. ‘ Size mükemmel olmadığımı söylemiştim değil mi?

Davranışlarda ki doğallıkta en az doğal beslenme kadar önemli 🙂

YSM

Not: Yazıda bahsi geçen tüm konular PepsiCo tarafından verilen bilgiler doğrultusunda kişisel bakış açımı yansıtır. Bu yazıda bahsi geçen konular dışında sorularınız ve detaylı bilgiye sahip olmadığım konularda tüm bilgiler için PepsiCo Türkiye ile iletişime geçiniz.