Blogumu uzun zamandır okuyanlardansanız benim Bozcaada aşığı olduğumu bilirsiniz. Bozcaada sonrası eve döndüğümüzde evde günde en az üç kez bahsi geçer. Geçen yıl olduğu gibi yine yaz tatili için Bozcaada’dayız.

Bozcaada’ da her sene mekanlar değişiyor ya da yeni yerler açılıyor. Bazı yerlerde hiç değişmiyor. Ada’yı yaşamak bambaşka. Hep söylerim Bozcaada’yı ya çok seversiniz ya da hiç sevmezsiniz. Bu sebeple buraya gelirken okuduğunuz ya da sosyal medyadan izlediğiniz ne varsa unutun. Yaşayarak keşfedin ve sizi en ‘Mutlu ‘ eden yerlerde olmayı tercih edin.

6 yaşımdan bu yana buraya geldiğimi ve hayatımın belirli dönemlerinde uzun süreli kalmalarım olduğunu düşünürseniz benim Ada’yla ilgili hislerim çok başka 😊 Burada sadece en sevdiğim yerleri tarafsızca ve hiç kimsenin etkisi altında kalmadan yazdığımı belirtmek isterim. Yani ‘kahvaltı ısmarlarım beni de yazar sitesinde sosyal medya da paylaşır durumu yok.’ Arkadaşlarım var onlara zaten param geçmez zaten dostluk satın alınabilir mi?

‘kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olmalı” der Cemal Süreya. Bana göre de var hem de çok var. Bir de Bozcaada’daysanız daha çok var. İster üzüm, ekmek, ezine peyniri eşlik etsin kahvaltınıza ister muazzam sofralar. Burada herkes için alternatif var. ‘Bozcaada çok pahalı ‘ diyorlar. Evet pahalı, İstanbul’da serpme kahvaltı denilen kahvaltı fiyatlarının üzerinde bazı yerler ama hem ruhunuz hem de mideniz doyuyor. Ada rüzgarı tatlı tatlı eserken hissettiğiniz sadece mutluluk.

Size bizim en sevdiğimiz yerleri yazacağım sadece. Kahvaltısını tatmadığım, çayını içmediğim yerleri sormayın bana. Onları yazmıyorsam gitmemişim demektir. Ha bu arada ister otelde kalın ister pansiyonda ister bağ evinde ister çiftlikte her yerde kahvaltı oda fiyatının içinde. Ama bazı yerler var ki mutlaka ama mutlaka..

Mür Evi 1 Ağustos 2016

Mür Evi 1 Ağustos 2016

Bozcaada Kahvaltısı denince;

Patiska Bozcaada Bağ Evi: Sevgili Oya aslında bir büyücü. Hem bağ evine çocuklu aileleri kabul ediyor hem de bağın bahçesinden herkesin sebze meyve üzüm toplamasına izin veriyor. Bu da yetmiyor gibi evimizde ki gibi her sabah şahane kahvaltılar hazırlıyor. Öyle kuvvetli bir büyücü ki bizi kahvaltılarıyla büyülüyor. Tüllerin uçuşmasına kahkahalar eşlik ediyor.  Geçen kış özlediğimiz kahvaltısını İstanbul’a da taşıdı.  Sevgili Oya sana ne yazsam az . Hep büyüle bizi ve enerjinle sımsıkı sar . Seni seviyorum.

Kaikias Otel: Otelin açıldığı günü bilen biri olarak (2001) Bozcaada’ya nasıl güzel ruh kattığını anlatamam. İşine ve birbirine aşık Handan ve İsmail  Beydili’ne bir kez dahi olsa konuk olun. Kahvaltı bahane burada kendinizi bambaşka hissedeceksiniz.

Çiçek Pastanesi: Bozcaada’da içinde ‘Çiçek’ geçen her yere gözü kapalı gidin. Pastanesi, fırını ve dondurmacısıyla şimdi de Kafa Kafe’siyle Ada’nın en sevdiğim yerleri. Tahir Bey, Şermin Hanım, Gökçen ve bu yaz tanıştığım Cemil kıymetlilerim. Geçen yıl Ada’dan ayrılırken ( bizim her yıl veda klasiğimiz) yine Çiçek Pastanesi’nde kahvaltı ediyorduk , Şermin Hanım’ın bize koyduğu yolluklar hüngür hüngür ağlamama sebep olmuştu. Anlayın nasıl güzel bir yer olduğunu.

Rengigül Konuk Evi: Özcan Hanım Bozcaada’nın ilk  sanat galerisinin sahibi. Melis yıllarca galerinin bahçesinde ( şu an Art-Kitchen olarak hizmet veren yer) bir çok ressamdan resim dersleri almıştı. O zamanlar öğlen  sıcağında Zühtü Feray, Yiğit Başak vb Ada’nın çocuklarına ücretsiz ders verirdi. Ne Mutlu ki bir çok ressam ile o yıllarda da tanıştık. Sözü kısa tutayım Özcan Hanım misafirlerine konuk evi hizmeti sunmaya başlamasıyla birlikte kahvaltıları dilden dile konuşulmaya başlanıyor. Benim orada anılarım sevdiğim insanların nikah törenlerine, tatlı sohbet masalarına dayanıyor, geçen yıl kahvaltı edemedim ama bu yıl tabiki edeceğim. Özcan Hanım’ı her zaman mesafeli bulduğumu da yazmadan geçemeyeceğim 😀

Mür Evi: Ada Kızı Mür yani Mür’ün evi, Mür Evi. Mür Evi misafirleri yani konaklayanlar dışında kahvaltı vermiyor olsa da sırf kahvaltısı için konaklar insan. Mür Evi’nin kahvaltı sofrasına oturuyorsanız onun harikalar dünyasının içindesiniz demektir. Enerjisiyle, özeniyle, efsane limon reçeliyle ( tarifi gizli) rengarenk sofrasıyla Bozcaada’da gizli lezzetlerden. Kendisini ikna etmeye çalışıyorum eğer edebilirsem yakın gelecekte (2017) çok başka sofralar kurulacak Mür Evi’nde.. En morundan seviyorum kendisini 🙂

Kardinal Bağ evi: İnstagramdan takip ettiğim çat kapı kahve içmek için gittiğimiz, sonrasında harika evsahipliği ve sofrasıyla bizi mest eden eşsiz bir yer daha. Açıkçası Ada’da biz sizde kahvaltı etmek istiyoruz diye kapısını çaldığımız ve hayır mesajı aldığımız bir yer dışında yer yok. O yerinde adımı yazmamın gereği yok. Kardinal’de yediğimiz kahvaltıda ki tatlının  tadı hala damağımda. Adını dahi bilmiyorum ama efsaneydi 😊

Lalezar Kahvaltı Salonu: Siz pişi ( Gödek, lokma) sever misiniz bilmiyorum ama Bozcaada’da sırf pişi almak için gittiğim tek mekan. Küçücük yerlerinde kahvaltı da veriyorlar ve çok kişiye sordum herkes pek memnun. Ben yediğimiz pişilere kefilim.

Biz Bize Cafe: Kalenin hemen dibindeki yerleri keşfetmeden dönerseniz ve iskeleden denize girmeden dönerseniz Ada’lı sayılmazsınız. Yaren Kafe, Rıhtım Kafe ve Biz Bize herkesi çok güzel ağırlar. Lakin Biz Bize’nin bir de güzel kahvaltısı var ki anlatamam. Çocuklar içinde ayrı ücret alıyorlar . Bunu da belirteyim ki sonra şaşırmayın.

Yukarıda yazdıklarıma eklenecek çok mekan vardır, Mesela Asude Ada’nın methini biliyorum ama orada kahvaltı etmediğim için deneyimimi yazamadım ama akşam yemeğinde eşsiz yemeklerini yedim 😀 Zaten bu yazının devamında akşam nerede yiyelim yazısı geliyor.

Ada’dan bildirmeye devam edeceğim. Yolunuz düşerse el sallayın, bağ bozumuna kadar buradayım.

YSM

YSM’in notu: Bozcaada paylaşımlarımı İnstagram da #ysmatbozcaada etiketiyle takip edebilirsiniz.