Epeydir bu yazıyı yazmak için bekledim. Sebebiyse hızlıca yazılmış ve haksız bir yazı olmaması gerektiğiydi. Epeydir kendimi hızlı kararlar almamak ve hızlı yazılar yazmamak konusunda eğitiyorum. Yazıp silmek kolay diyebilirsiniz ama beklerken o konuya ait daha da güzel örnekler ortaya çıkıyor. İki örnek var ki dudağımı uçuklatan ve eyvahlar olsun dediğim. Şimdi markaların ve Pr ajanslarının “bloggerlar; blogger buluşmalarını altın gününe çevirdi” demesini çok iyi anlıyorum.

Burada yazacağım iki deneyim de bizzat tarafıma mail ile ulaştı ve bendenizden evde yapılan hesapta “blogger çay etkinliği”ne fotoğraf sponsoru olmam istendi. Yanlış okumuyorsunuz, biri pazar diğeri hafta içi olan iki blogger çay etkinliği! Ve maalesef bu talihsiz toplantıların her ikisi de daha önce dört kez yapılmış. Bazı markalarda ev ortamında gerçekleşen bu buluşmalara destek vermiş. Markalar istediği kişiye istediği desteği verir. Kimseyi eleştirmek amaçlı yazmıyorum bu yazıyı. Lakin herkesin hayatta bir duruşu ve  bakışı vardır. Siz kendinizi  bilirsiniz. 

Kurumsal hayatı dibine kadar yaşamış bir kadın olarak son yıllarda da fotoğrafçı , blogger , anne kimliğimle çok güzel çalışmalara projelere imza attım. İyi kötü blogger dünyasında da “Anne blogger” kavramı dahi yokken 2011 yılında bunu da el birliğiyle ortaya çıkarttık. Şimdi kendi halimde bloguma devam etsem de etrafımda “blogger” kimliği takınarak olmadık işlere kafa takan ya da evindeki çay partisini adı dahi duyulmamış üç beş blogu bir araya toplayarak blogger buluşması yapıyorum diyenlere maalesef diyecek laf bulamıyorum.

Bir de bu çay partilerinin katılım şartlarını okusanız dudağınız uçuklar. Size sadece bir kaç örnek vereyim siz gerisini hayal edin. Aşağıda da yazan kişilerin söylemlerinin iyileştirilmiş halini paylaşıyorum. “Herkes blogger olabilir kalemi ve yazı dili de iyi olacak diye bir şey yokmuş”  onu da mailde aldığım cevapla öğrendim!

Kurallar:

  • Yer sayısı kısıtlı maile hemen cevap vereceksiniz yoksa katılımınız kabul edilmeyecektir!
  • Program akışına kesinlikle uyulacak program dışında konuşulmayacaktır
  • Belirtilen saatte gelmeyenleri  kabul edemeyeceğim.
  • Tüm gün davet sahibinin bazı ürünleri satılacak herkesin en az bir ürün alması şarttır
  • Toplantı esnasında evde sigara içemezsiniz.
  • Ev döşemeleri ahşap ve bu sebeple topuklu ayakkabıları kabul edemem. Topuksuz altı boyalı olmayan kaymayan ayakkabılar silinerek giyilebilir. terlik giyilebilir.
  • Sponsor firmaların tek istediği, bol fotoğraf ve blog yazıları.  Bu yazılarda firmanın reklamının güzelce yapılmış olması gerekir.
  • Tüm katılımcılar çok fotoğraf çeksin ve paylaşsın
  • Bloggerların blog yazılarını , blogger olmayanların da facebook sayfalarında blog yazılarını paylaşmaları şarttır.
  • Diyerek uzayıp giden bir liste…

Okurken eyvahlar olsun dediğim yazıklar olsun dediğim an. Ben artık kendime ne desem bilemiyorum. O günden bu yana da bu tarz maillere ve gelen tekliflere oturup bir güzel cevap yazıyorum.

2011 yılında yola çıkarken etrafımda birbirinden naif ve inanılmaz başarılara imza atmış anneler vardı. Hepsi şimdi bir değil bir kaç blog sahibi ve güzel işler farklı projeler yapıyorlar. Lakin adlarını dahi duymadığım, hayatımızda teğet dahi geçmediğim insanların bu mailleri benim dudağımı uçuklatıyor.

Evet Yeşim Mutlu olarak güzel fotoğraf çekerim. Hatta blogger günlerinde kendimize arşiv olsun diye çektiğimiz çoktur. Hatta bir çok fotoğrafçı arkadaşım da gelerek keyif için çekmiş paylaşmıştır. Ama ne sponsorluk istemiş ne de kimseyi blogger buluşması yaptık yazı yazın dememişizdir. Zaten o günlerde blogger buluşmalarını keşfeden markalarda kimin kim olduğunu çok iyi bilir. 

Sanırım artık blogger olmakta değişti. Evde çocuk büyütürken bir blog açıp iki yazı yazayım arada da sosyalleşeyim ha olmadı bir de çay partisi yaparım. Al sana süper blogger. Neden olmasın? Olur mu olur değil oluyor. Ben inceledim baktım, katılan kişiler sadece çekiliş paylaşmak ya da böyle etkinliklere katılmak için blog açmış. Gün sosyalleşme günü.

Diyeceğim şu ki “Blogger var, blogger var” Siz hangi blogger ile birlikte olduğunuza dikkat edin.

YSM