Blog yazmak, blogger olmak. Günümüzde “blogger” kadar sık duyduğumuz başka kelime var mı bilmiyorum. Sosyal medyanın yoğun kullanımı ve değişen iletişim kanalları ile birlikte blogger olarak mesleğini icra eden kişiler her geçen gün artıyor. Hatta bir çok kişi kurumsal hayatından sıkılıp bir blog açıp dünyayı gezmeye, yemek içerikleri yazmaya, moda blogu açmaya ya da hem çocuğumu büyütürüm hem de annelik deneyimlerimi paylaşırım diyerek anne blogger olarak hayatına devam ediyor. Bir çok kişi de bunu profesyonel bir şekilde iş olarak yapıyor.

Kişisel olarak 11 yıldır blog yazıyorum. Blog yazmaya fotoğraf blogu olarak başlayıp kişisel (lifestyle) olarak devam ediyorum. Bana göre blog yazmak mühim mesele. Blogger olarak da konuyla ilgili fikrimi sıklıkla paylaşırım. Düzenli içerik üretmek ve blog yazmak mühim iştir. Yazmış olmak için yazmak ya da kopyala yapıştır içerikler paylaşmak bana göre değil. Bir yazı için (keza bu yazı da dahil) en az 1,5 saat zaman harcıyorum. Yazılarım da kullandığım fotoğrafları kendim çekiyorum. İçerik ve diğer konularda paylaşımlarım da daima kendi deneyimlerim olmasına özen gösteriyorum. Kendime göre iç disiplinim var ve blogum benim için değerli. Blogger olarakta zaman zaman konuşmacı olarak kongre ve konferanslarda yer alıyorum.

 29 Aralık 2016 tarihinde İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesinde Blog Yazarları Çalıştayının ikincisi yapıldı. Türkiye’de ortak blog kültürünün yerleşmesi ve yeni nesilde blog yazarlığı bilincinin oluşturulması amacıyla ‘İnterneti bloglar kurtaracak’ temasıyla gerçekleştirilen çalıştayda Atıf Ünaldı (atifunaldi.com.tr), Daron Yöndem (daron.yondem.com), Evren Soyuçok (evrengunlugu.net), Funda Güleç Yalçın (fundalina.com) ve bendeniz yer aldım. Bu çalıştay da konuşmacı olmak blog yazmak kadar muazzam bi deneyimdi. Çalıştayın her yıl akademik bir çatı altında daha çok katılımla düzenlenmesi de işin diğer güzel yanı.

 20’den fazla blog yazarının katkısıyla ortaya çıkan Türkçe içerikli blogların sorunlarına dair 23 maddenin ele alındığı Blog Yazarları Çalıştayı 2016’dan çıkan sonuç bildirisini sizinle paylaşmak isterim. Konuyla ilgili daha fazla detayı buradan da okuyabilirsiniz. 

 Blog Yazarları Çalıştayı 2016 Sonuç Bildirisi

  •  2000’li yılların başındaki blog ve blog yazarlığı tanımı bugün gelinen noktada hızla başka bir yöne evrilmekte; sadece dijital bir günlükten çok daha fazlasını da kapsayan bir gelişigüzel gazeteciliğe doğru hızla yol almaktadır.
  • Blog yazarları, köşe ve kitap yazarlığı gibi farklı alanlarda da içerik üretmeye başlamalıdır.
  • Basın toplantıları ve davetleri blog yazarlarına yönelik ayrıca şekillendirilmelidir.
  • Bloglar, takipçi veya ziyaretçi sayısı gibi sayısal verilere göre değerlendirilmemeli özgün ve kaliteli içeriğe dikkat edilmelidir.
  • İnternet kullanıcılarının yeni okuma alışkanlıkları göz önünde bulundurularak bloglar içeriklerini buna göre yeniden şekillendirmeli
  • Google’ın ve SEO’nun kurallarına uyarak içerik üretilmeli
  • Uzman olunan konularda ve yeterliliğe sahip alanlarda blog içerikleri üretilmeli
  • Blog yazmaya başlarken ilk amaç ünlü olmak veya gelir elde etmek olmamalı
  • Bloglarda sosyal medyanın sunduğu bütün imkanlar değerlendirilerek içerikler üretilmeli
  • Bloglar amatör yapılarından sıyrılarak hızla profesyonelleşmeli ve bir gelir modeline sahip olmalı
  • Özellikle genç nesilde blog kültürü ile blogun hem dijital arşiv hem de dijital bir miras olduğu bilinci yerleştirilmeli; gençler sosyal ağlarda değil kendi bloglarında içerik üretimine özendirilmeli
  • Blog Yazarları Çalıştayı 2016’dan çıkan Türkiye’de Blog (turkiyede.blog) projesi, Türkiye’deki blog tarihinin derlenmesi, ortak blog kültürünün oluşturulması ve yeni bloglara yol gösteren bir yapıya sahip olması için desteklenmeli, geliştirilmeli.

 Değerli katkıları için Atıf ÜNALDI, Daron YÖNDEM, Evren SOYUÇOK, Funda GÜLEÇ YALÇIN’a çok teşekkür ederim 🙂

YSM

16 Ocak 2017 Milliyet Yaşam Yazım.